Bazı günler vardır hayatımızda, o gün günler sürmüş gibidir.
Bazı günler de vardır; ucuca günleri eklersiniz, haftaları, ayları sıralarsınız da bir gün etmez…
İşte o, günler sürmüş tek günün hâli bir başkadır.
Sanki üst bir dünyada yaşıyormuşsunuz gibi bir bilinç hâlidir bu.
Her gün, ayrı bir yaşam gibi akar.
Gece yatağa girdiğinizde kendinize sorarsınız:
“Biz bugün nelere şahit olduk böyle…”
Hem tatmin, hem hayret.
Nice seyahat esnasında da duymuşuzdur bu sözleri:
“Daha ikinci gün mü? Sanki haftalardır buradayız…”
Geçenlerde önüme düşen bir paylaşım bunu iyice netleştirdi:
“Çocukken bir yaz tatili bize sonsuz gibi gelirdi; yetişkin olunca ise yıllar göz açıp kapayıncaya geçiyor.
Sebebi zaman algımız ve beynimizdir.
Çocukken her şey yenidir, beyin her anı detaylı kaydeder, zaman uzar. Yaş ilerledikçe rutin artar, yeni deneyimler azalır.
Beyin anları sıkıştırır, zaman hızlanır.”
Kısacası,
“Daha dün pazartesiydi, ne çabuk cuma oldu!” diyorsak, çoktan rutine teslim olmuşuz demektir.
Peki, çözüm ne?
Yeni.
Yeni deneyimlere açılmak…
Yeni yerler görmek…
Yeni bir şehre taşınmak…
Yeni bir bilinç hâline ilerlemek…
Mesela yeni bir ülkeye gittiğinizde,
bir günün içine o kadar çok keşif ve deneyim sığar ki,
o gün size günler gibi gelir.
Rutin kırılmıştır, beyin sürekli kayıttadır.
Ve işte o bilinç hâli…
Sürekli yeniye, keşfe, deneyime açık olmak…
Belki de Cennet’i Dünya’da yaşamanın anahtarıdır.
Ne dersiniz? 🙂

