Tarkan Meditasyonu
17
Siz hiç Tarkan meditasyonu yaptınız mı?
Hasarıcım o nasıl oluyor? dediğinizi duyar gibiyim.
Mesela çok stresli bir gün geçirdiniz, gerginsiniz… Derken birden kafanızın içinde yılların ötesinden sözler beliriyor: “Bana yine gül diyemem, beni yine sar diyemem…” Sonra birden kendinizi Spotify’da Tarkan hesabında buluyorsunuz. Son yıllardaki “Tarkan ya niye!!!” dediğinizi albümleri hızlıca geçiyorsunuz, sonra ilk albümlere geliyorsunuz. Rastgele tıklıyorsunuz şarkıların birine… Sonra arkanıza yaslanıp dinliyorsunuz…
Bir süre sonra ardından gelecek şarkıyı ezbere bildiğinizi fark ediyorsunuz. Çünkü o vakitler kasetler vardı ve biz Tarkan’ı hep aynı sıralamayla dinlerdik…
Her bir şarkı sizi başka bir ana götürüyor 90’lardan…
O vakit çokça dinlemediğiniz şarkıları bile nasıl ezbere bildiğinizi fark ediyorsunuz… Bu arada bir yandan da sinir sisteminiz sakinleşiyor adım adım…
“İnci Tanem” başlıyor, ardından bir daha, bir daha… Hayır, Spotify’da değil zihninde… O zaman şarkı tekrarı olmadığı için sevgilisine bir kaset boyunca aynı şarkıyı çektiren abi geliyor aklına… Ne yapıyor şu anda acaba diyorsun? Belki emekli olmuştur… Peki ya sevgilisi… Sabredebildi mi acaba?
Her bir şarkı ayrı bir ana götürüyor insanı… Sonra bir de bakmışsın kuzu gibi olmuşsun… Hayır, “Kuzu Kuzu”yu açmadık elbette. O kadar da basit bağlantılar kuracak değiliz… 
Peki bu yazının amacı ne? Niye buraya kadar okuduk…
Tarkan, iyidir…
Açın eski albümlerini baştan sonra sırayla dinleyin, iyi gelir… 
Selamlar olsun bu güzel insana…

