Bu kış o kadar çok portakal yedik ki… Mersin, narenciye memleketi tabii… Bir de dizi izlerken, hele ki sevdiğin de yanında… Doyamadık…
Birkaç gün önce pazarda geziyorum. Tezgahlar birbirinden güzel meyvelerle dolu. Bir amcanın tezgahında kocaman portakallar gördüm. Bir tarafım Haziranda geldik ne portakalı dese de diğer tarafım o güzel anılara gitti. “Ne güzel açarsınız bir dizi portakal yiye yiye izlersiniz, tıpkı eskisi gibi…” O anda amcadan portakalı değil, anıları satın aldım…
Eve geldim. İlk portakalı soydum, kof. İkincisi… Kof… Hepsi kof çıktı. Amcanın “Sulu sulu”, zihnimin “anılı anılı” diyerek aldığım portakallar kof çıktı.
Çünkü portakalın vakti geçmişti. Şimdi çilek zamanıydı ve çilek ile yeni anlar yaratmanın da zamanı…
Her şey anında güzel… Meyve de anı da… 🙂

