Yazar: Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş

işık İnsanlarının torunlarına…
ana sayfa, ruhsallıK

Işık İnsanlarının Torunlarına… 

TRT2’de yayınlanan ve de youtube’dan takip ettiğim “Anadolu Arkeolojisi” programında çok güzel bilgiler veriliyor. Mesela antik şehir adlarında “SS” veya “ND” var ise, bu onun Anadolu halkları tarafından kurulduğunu gösteriyormuş. Mesela TermeSSos, SagalaSSos, EpheSSos veya ArykaNDa. Bu takılar Anadolu’nun kadim halkı Luviler’in dillerinden gelmeymiş. Bu…

ana sayfa, ruhsallıK

“Ney Beden” Olmak 

Hayatımda ettiğim yegane duaydı: “Rabbim senin elinde bir ney gibi olayım. Sen üfle nefesi, yayılsın o nefes bu bedenden, seni dinleyeyim, seni dinleteyim.” Öz’e Erim yolculuğuma başladığım 1995’ten beridir farklı sözcüklerle aynı niyeti tekrarladım. Geçtiğimiz hafta da Sathmahal Gülistan’ın en yeni atölyesine katıldım. Adı da…

hayat gerçekten bu mu?
ana sayfa, Yaşam

Hayat Gerçekten Bu mu? 

Kaç gündür ayağım üzerine basarken içimi acayip bir huzursuzluk kaplıyordu. Bir gariplik vardı ama bir türlü anlamlandıramıyordum. Ayağıma bir şeyler batıyor gibiydi, ama ayağımda terlik varken bu nasıl mümkün olabilirdi ki… Bugün ağrı iyice yoğunlaştı. Ayağımın üstüne basarken huzursuzluğum doruk noktasına ulaştı. Fakat ilginç olan…

hakikat nerede!
ana sayfa, ruhsallıK

Hakikat Nerede! 

Bilge ağacın altına oturmuşsun. Kafanda binbir düşünce… Içinden ediyorsun duanı ve geliyor sana duanın yanıtı… Ama o kadar gömülmüşsün ki düşünceler perdesine; duymuyorsun, görmüyorsun, almıyorsun… Tüm duaların yanıt bulur. Bulur da sen ne kadarını alırsın ki… Dersen ki eğer, evet duymak istiyorum sesini, görmek, hissetmek,…

domatesin zaferi
ana sayfa, Yaşam

Domatesin Zaferi 

Geçenlerde TV’de çok güzel bir belgesele daha rastladım. Adı “Domatesin Zaferi”. Konusu ise haliyle domates üzerine. Aslında domatesin bu kadar özel bir bitki olduğunu hiç düşünmemiştim. 15. Yüzyılda Peru’dan getiriliyor Avrupa’ya. O da denizciler sadece sarı çiçeklerini sevdikleri için. Sonradan zehirli zannedildiği için yenmiyor. Fakat…

sığınak ve mabed
ana sayfa, Yaşam

Sığınak ve Mabed 

TV’de bir belgesele rastladım, adı “Sığınak-Alplerde Yaşam Savaşı” adı. Alp dağlarında kıştan çıkan hayvanların yaşam sürecini anlatıyor. Belgesele bayıldım ve bazı notlar aldım. Paylaşmak istiyorum. Önce bir geyik ve kurt sürüsünün hikayesi ile başladı belgesel. Genç geyik yemek ararken, kurtlar da geyiği yemek istiyorlar. Ama…

Öz'e Erim Yolculuğu
ana sayfa, ruhsallıK

Öz’e Erim Yolculuğu 

Bu satırları kimbilir kaç yüzyıllık bir Dardağan Ağacı’nın gölgesinde yazıyorum. Yaklaşık 14 gündür inzivada olduğum Sathamahal Gülistan’ımızın en özel noktalarının birisinde… ⠀ ⠀ Mersin’de tek başına geçirdiğim 2.5 aylık bir karantinanın ardından Gülistan’daki “Öz’e Erim” kampını görünce bir tarafım “nasıl olabilecek ki?” derken diğer yanım…

Doğru Habere Ulaşım İçin...
ana sayfa, Gündem

Doğru Habere Ulaşım İçin… 

Bilgi yani enformasyon, information dan geliyor. In-formation. Yani düzenli. Düzene uygun. Düzenleyen. Zıddı ise dezenformasyon. Dis-in-formation. Yani düzensiz ve düzeni bozan. Iletişim fakültelerinde ders konusudur bu. Kitleleri yönlendirmek için bilinçli hazırlanmış manipülatif haberler. Sosyal medyada karşımıza çıkan haberlerin büyük kısmı ise dezenformasyondan ibaret. Peki dezenformasyon…

michio kaku: “hükümetler, artık uzaylıların olmadığını İspatlamalılar!”
ana sayfa, mistiK

Michio Kaku: “Hükümetler, Artık Uzaylıların Olmadığını İspatlamalılar!” 

Yıllardır konferanslara kesinlikle katılmayan ünlü astrofizikçi Michio Kaku, Mart’ta İspanya’da gerçekleşen bir konferansa katılıyor birdenbire. Gaia.com sitesinde ise bu konferans esnasında kendisiyle yaptıkları 10 Mart 2020 tarihli söyleşiyi yayınlamışlar. Söyleşiyi dinlerken Michio’nun söylediklerini duyduğumda not alıp sizlerle paylaşmak istedim. Hele ki uzaylılar ile ilgili bu…

zihnimizdeki virüs
ana sayfa, Gündem, ruhsallıK

Zihnimizdeki Virüs 

Ömrümüz boyunca yüzümüzde maskelerle gezdik durduk, Birbirimizden korktuk uzak durduk, Sınırları birbirimize kapattık, bağlantıları kopardık, Sürekli öleceğiz korkusuyla panik halinde yığıntılar yaptık, Tehdit altında hissedip sürekli içimize kaçtık, Yapabileceğimiz nice harikalığı erteledik ve iptal ettik, Sıklıkla da çevremizi hiç umursamadık, Ve hatta ellerimizi temiz tutmamız…