Yazar: Melis Çınar


GünlüK

Kokumu Aramak 

Çok uzun zamandır elime kalem almadım. Ta ki bu öykü bir kitabın sayfalarında karşıma çıkana kadar; ‘bir zamanlar kendi kokusuyla kokan bir gül yetiştirmek istemiş bir ulu sultan. Toprağa esansından seprmiş ve hayat iksiriyle sulamış ki hiç solmasın. Bir süre sonra açan güller iki tomurcuk…

ilişKiler

Kadınlığın Mahkumluğu 

Ergenlik çağına girer girmez kadın ve erkekler, birbirlerine tamamen farklı bakmaya başlarlar. Tanrı’nın bizlere verdiği en büyük ceza ergenus olmak aslında; utanç, gelişim, anlayamama, kavrayamama hepsi en sıkıntılı zamanda bir arada. Kadınlar bu dönemi (sebebi tamamen toplumsal baskı olsa da) daha sorunsuz ve daha yavaş…

GünlüK

Son’suz Masalım 

Prensesler, beyaz atlı prensler, kötü cadılar, cinler, büyüler, şekerden evler ve her zaman yakut kalpler… Bu kadar prenses içinde bir tek o, çocukluğumdan bu yana tek kahramanım oldu. Pamuk prenses… Çünkü o; Annesinin kızıydı hep, annesinin istediği gibi, Siyah saçları ve kahverengi gözleri vardı diğer…

GünlüK

Çizgi ve Ateş 

‘Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?’ diye sormuştu Nazım Hikmet, şimdi bakıyorsa cennetteki penceresinden bilmemem ki ne yazıyordur beyazlar üzerine siyah harfleriyle… Sevgi çok pahalı artık hatta lüks belki de, hem de öyle bir lüks ki zengin de yok fakirde de….

GünlüK

Çıplak Ayaklar 

Günlerdir dönüp duruyorum evin içinde. İçimde bir sıkıntı bir boşluk… Bir şey eksik diyorum bir şey eksik. Üstümde bir alınganlık, bir huysuzluk. Peşime sinek takılsa bu sinek beni takip ediyor diye başlıyorum ağlamaya. Aynaya bakıp duruyorum, bir şey mi olmuş bana da ruhum bedenimden kaçmak…

kritiK

Kan Var Tüm Kelimelerin Altında 

Gazeteleri açmak hatta çoğu zaman haberleri izlemek istemiyorum. Öyle bir ülkede, öyle bir dönemde yaşıyoruz ki; TDK’nun deyim ve atasözlerinde yaptığı değişiklikler bile kadınlara yönelik ayrımcı sözler. Tartışılan yasalar tecavüzlere, cinsel istismar suçlarına yönelik yasalar, neden öldüğü ya da neden olduğu bilinmez bir duruma karşı…

ruhsallıK

Eros’a Mektup 

Sevgili Eros nasılsın? Annen nasıl? Seni görmeyeli yıllar oldu hatta sanırım hiç görmedim ben seni… Sevgili Eros, özel olarak konuşmak istediğim bir konu var seninle. Senin oklarında bir imalat hatası var sanırım ya da son kullanma tarihi geçmiş.  Nerden mi anladım? Çünkü artık etki etmiyor…

ruhsallıK

Tanrı ve Ben 

Tanrı, çoğu zaman küçük bir çocuktu bana bakarken ve ben hep yukarı doğru baktım onunla konuşurken… Kendimi hep bir filmin içinde hissettim kendimi bildim bileli. Bazen başrol, bazen yan rol, bazen figüran ama hep filmin içinde. Masallara inanmam bundan belki hala ve hala umuduma sahip…

ilişKiler

Havvakızları ve Ademoğulları 

Dünya üzerinde tarafları değişmeyen, konuları her insanda aynı sadece zamanı ya da isimleri farklı olan, acısı, kargaşası, aşkı bitmeyen tek dava kadın ve erkek savaşı. Hint mitolojisine göre; Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı, rüzgarın kararsızlığını, tavşanın ürkekliğini buna ekledi,…

GünlüK

Simurg’un Kanatları 

İnsan fizyolojisinin anlaşılmaz birçok yanı var ama bence en anlaşılmaz tarafı kendimizi sürekli yeniliye bilmemiz. Her sorundan, acıdan, tecrübeden sonra içimizdeki garip sızı, can yakan kalp ağrısı geçer geçmez eski halimizden daha güçlü, bir parçamızı kaybetmiş ama yerine yeni parçalar ekleyerek yolumuza devam ediyoruz. Sanırım…

ilişKiler

Sanal Dünya’nın Pinokyoları 

Yaşarken ne yaşadığını fark etmezmiş insan belki bundandır bu kadar çabuk tüketilen hayatlar. Sadece hayatı değil elimize geçen her şeyi sonuna kadar sömüren bir yığın halini alıyoruz çoktandır. Duygularımız yok gibi ama çok paylaşımcıyız. Özelimiz yok ‘yiğidin malı meydandır’ düşüncesi sözümüzde değil ama kesinlikle özümüzde….

Yaşam

Mutluluğun Resmi 

Kim söylemişti bilmiyorum… ‘Üzüntülerimiz mutlu günlerimizin değerini anlamak içindir…’ İnanası gelmiyor insanın. Üzüldüğümüzde hep aynı şeyi şeyleri düşünürüz çünkü ‘bundan daha kötüsü olamaz’mış gibi, ‘bir daha asla eskisi gibi mutlu olamayacak’mışız gibi, hatta sanki ‘hiç mutlu olmamış’ gibi… Yalnızlaşmanın, uzaklaşmanın, konuşmamanın yaygınlaştığı şehirlerin; yalnız, uzak,…

kritiK

Tarihin Ortanca Çocukları 

‘BİZ TARİHİN ORTANCA ÇOCUKLARIYIZ NE BÜYÜK BUHRANI GÖRDÜK NE DE SAVAŞI… BİZİMSAVAŞIMIZ HAYATLARIMIZ EN BÜYÜK BUHRANLARIMIZ KENDİMİZ…’ Kaybolduğu düşünülen bir nesil.. 80 sonrası bir iç yıkımın ölü çocukları… Canları yanmasın diye düşünmekten uzak, fikirsiz, suskun, hayatın akışının içinde dünyanın dışında. Bir ülkenin yarattığı ama sahiplenmediği…

Send this to a friend