Yazar: Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş


"Ben Senin Sonsuzluk Rehberinim" Çıktı!
Kitaplık

“Ben Senin Sonsuzluk Rehberinim” Çıktı! 

Soruların yanıtlarını bulmakla kalmayacaksın, tahmin edebileceğinden çok daha fazlası gelecek hayatına… Hepimiz bir şeylerden korkuyoruz? Kaybetmekten, bir şeyleri kaçırmaktan? Anlamsız bir hayat sürmekten… Yanılmaktan… Yalnızlıktan, parasız kalmaktan, sevilmemekten, bazen sevmekten. Kimseye derdini açamamaktan. Bütün sorularınla başbaşa işin içinden çıkamamaktan… Peki ya korkmasaydık? Peki ya soracağımız…

Yaşam mı, Ölüm mü?
ruhsallıK

Yaşam mı, Ölüm mü? 

Ekim ayı içinde  Fethiye’deydim. Bir gece sevgili Meryem Suna ile muhabbet ederken o birden, “Hasan’cım. Kayaköy’deki mezarlıkta 700 yıllık bir çınar ağacı var. Bu geceyarısı o ağaca gidip meditasyon yapmak istiyorum. Bana eşlik etmek ister misin?” diye sordu. ” Meryem sen bana geceyarısı bir mezarlığa gidip…

Reşat Güner ile Bilincin Ötesine Yolculuk
ruhsallıK

Reşat Güner ile Bilincin Ötesine Yolculuk 

Hasan Sonsuz Çeliktaş: Sevgili Reşat, bu söyleşimizi bilinç ve ötesi üzerine gerçekleştirmek istedim. Çünkü bir sistemden çıkmaya ve özgürleşmeye niyetimiz varsa, öncelikle onun nasıl işlediğini keşfetmemiz gerekiyor ki bize neler yaptığını bulabilelim ve çıkışa ulaşabilelim. Bu noktada, zihin nasıl işliyor ile başlayalım? Örneğin, hepimizin ağzında:…

Yemek Meselesi
anne-baba-çocuK

Yemek Meselesi 

Türk anaları için çocuklarının yemek yiyip yememesi namus meselesidir. Çünkü Türk anası çocuğuna sevgisini yedirerek ifade eder. Sarılmak, sözle ifade etmek gibi sevgi ifadesi yolları pek bilinmez bizim ülkede. Ama sevgi bu, ifade bulmalı; bizim ülkemizde de bas gidi bas yedirmekle sağlanır bu ifade. Özellikle…

Ben Bir İnsanım!
ruhsallıK

Ben Bir İnsanım! 

Bu gezegende 5 duyu organıyla seçilebilen en zeki türüm. Et de yerim, ot da, hatta çok aç kalırsam ve gözüm dönerse kendi türümü bile yiyebilme potansiyelim vardır benim… Müthiş yaratıcıyım, aynı zamanda müthiş yıkıcıyım da… Yaparım da yıkarım da… Öyle bir türüm ki ben, Evrenin…

Dişil Enerjinin Doğal Salınımı
ilişKiler

Dişil Enerjinin Doğal Salınımı 

Ben kadınlarla tanıştığımdan beri onların gelgitli ruh hallerini bir türlü anlayamadım. Bilakis bir süre sonra şikayet edip yakınmaya hatta dalga geçmeye başladım bu durumdan. Tıpkı anlamadığı her şeyle dalga geçerek onu güçsüzleştirmeye çalışıp böylece kendini güçlü hissetmeyi sürdürmeye çalışan her orta boy erkeğin yaptığı gibi……

Çapasız Tekneler Misali...
ruhsallıK

Çapasız Tekneler Misali… 

Bir kıyıya sığınmış tekneler gibiyiz insanlık olarak, ama teknelerin hiçbirinde çapa yok. Ortada öylece duruyoruz günün rüzgarsız, denizin dalgasız olacağını umarak. Günler geceler boyunca dua ediyoruz ki yarına dalga çıkmasın, fırtına olmasın diye… Bir hafta günlük güneşlik hava, çarşaf gibi deniz olunca mutlu oluyoruz hemen….

OL'ağanüstü Günler...
kritiK

OL’ağanüstü Günler… 

Yaşadığımız günler öyle “olağanüstü”, öyle “olağanüstü” potansiyeller barındırıyordu ki can’ım evren daha napsın gözümüze gözümüze sokabilmek için aha da “olağanüstü hal”i karşımıza nal gibi dikti… İnanmayacaksınız ama ben eminim, öte taraftan nice ruh şu anda Dünya’da Türkiye’de olabilmek için can atıyordur. Çünkü bizim karmaşa, kaos,…

Pozitif de Bendedir, Negatif de...
ruhsallıK

Pozitif de Bendedir, Negatif de… 

Hinduizm’in üç büyük tanrısı Brahma, Vishnu ve Shiva’dır. Brahma yaratır, Vishnu korur, Shiva yıkar. Peki Balililer en büyük tapınakları Besakih’i hangisine adamışlardır? Shiva, yani yıkıma. Ayrıca Balililer, Shiva’nın yolunu takip ederler. Bali’de gezerken bir sürü aydınlık Tanrı ve kahraman sembolüyle birlikte, sayısız karanlık, şeytan formlu…

Anadolumuzun Güzel İnsanlarına...
kritiK

Anadolumuzun Güzel İnsanlarına… 

Yeniden “Bu ülkede yaşanmaz artık, gitmeliyim”, “artık bu hayattan ne bekleyeceğimi bilemiyorum” süreci başlamış. Okuyorum ve saygıyla karşılıyorum, seçiminizi de hani sormak istiyorum: Arkadaşlar nereye? 🙂 Biz bu topraklara, bu hayata sıkıyı gördüğümüzde sıvışmak için mi geldik? O her milli bayramda facebook profillerimizde saygı duyduğumuz…

kritiK

Dünyanın Bütünlüğü 

“İnsan, mensubu olduğu ulusun varlık ve mutluluğunu düşündüğüyle aynı oranda bütün dünya uluslarının huzur ve refahını da düşünmelidir. Bu bir gerekliliktir. Kendi ulusunun mutluluğunu ne kadar kıymetli buluyor ise, tüm dünya uluslarının mutluluğuna hizmette bulunmaya da elinden geldiğince gayret göstermelidir. Bütün akıllı insanlar takdir eder…

ruhsallıK

Mutfağımdaki Kuantum 

Bölüm 1 Az önce BBC’nin “Secrets of Quantum Physics” (Kuantum Fiziğin Sırları) belgeselini izliyordum. Kuantum fiziğini olabilecen en basit şekliyle anlatan enfes bir belgesel. Orada Niels Bohr ile Einstein’in realite üzerine tartışmasını anlatırken “dolaşıklık” kavramına geldi konu. İki bozuk parayı döndürün, bu ikisinin kaderi birbirine…

ruhsallıK

Gördüğüm Her Şey BENim! 

Biliyorsunuz çoğumuzu gıcık eden bir bilgi var: Gördüğün, duyduğun, okuduğun her olayın ama her olayın seninle ilgisi vardır. Sende olduğu için bu karşına çıkar. Tabii bunu duyunca “Nasıl yani? Bu kadar şerefsizliği, pisliği, cinayeti, terörü, tecavüzü, şiddeti, talanı ve nice beter şeyin benim içimde ne işi…

ruhsallıK

Peki Ya Ben Kimim? 

Birkaç gün önce bir videoya denk geldim Tibet’in ölülerini akbabalara nasıl attıkları üzerine. Evet, Tibetliler ölülerini gömmezler çünkü yeterince toprakları yoktur; yakmazlar çünkü ülkelerinde yeterince ağaç da yoktur. Bu yüzden akbabalara yedirirler. Video çok acayipti. Normalde görseniz korkacağınız koca koca akbabalar, yemeklerinin hazırlanmasını sabırla bekliyorlardı….

ilişKiler

Evlilik ve Boşanma ve Sonrası… 

Biz Türkler duygusal insanlarız. Duygusalız da aklın mantığın katılmadığı duygusallık, faydadan öte zarar getiriyor bizlere. Ani tepkiler, reaksiyonlarla esen rüzgarlara göre hareket ediyoruz, bir o yana savruluyoruz bir bu yana. Hele ki ilişkilerimizde her şey birbirine geçmiş vaziyette. Neyin ne olduğunu ayırt edemiyoruz. Arkadaşlık, akrabalık…

ruhsallıK

Hayatın Çarpım Tablosu 

İlkokulda çarpım tablosunu öğreniriz. Aslında matematiğin en sıkı konularındandır çarpım tablosu ve bizi de o yaşlarda bayağı zorlar. Hatta koca koca yaşlara gelip de halen sekiz kere yedi deyince kalıveren nice insanımız vardır. Ama eninde sonunda bunu öğreniriz ve sonra ömür boyu da kullanırız… İşte…

Send this to a friend