Ana yaşamyaşamdaKigünlüKBir Kapı, Bir Muhabbet ve Özlenen O Bağ…

Bir Kapı, Bir Muhabbet ve Özlenen O Bağ…

Ürgüp’te küçük bir kapıdan girip 515 kişilik dev salona çıktım. Sıcacık sohbetiyle İbrahim ve Ürgüp Sineması, sinema keyfini yeniden hatırlatıyor.

Yazar: Hasan Sonsuz

Yeni taşındığımız Ürgüp sokaklarında geçenlerde gezerken “Yahu şurada küçük tatlış bir sinema olsa keşke” diye geçirdim içimden. Bugün çarşıda birden kendimi afişli bir kapının önünde buldum: Ürgüp Sineması yazıyordu kapıda. Aaaa! deyip hemen girdim içeriye.

O küçücük kapı kocaman bir salona açıldı. Baktım bir sürü film afişi. Hem de gayet vizyon filmleri. Şaşırmışken birden yanımda çakı gibi bir genç bitti. “Abi ben İbrahim. Sinemanın görevlisiyim. Bizi sosyal medyada takip de edebilirsin. Her hafta yeni film getiriyoruz.”

Muhabbet hoşuma gitti. Anlatmaya devam etti: “Avatar gelecek, neydi o Titanik’te oynayan çocuğun adı, onun filmi gelecek…”

Minik tatlış sinema salonu görme hayalimle salonu görmek istedim. “Tabii abi” diyerek buyur etti… Bizim o tatlış salon da 515 kişilik devasa bir salon çıktı. Bu kadar büyük salonu uzun zamandır görmemiştim.

“Varsa istediğin film haber et abi, bakarız oluyor mu diye…”

Sinemaya o kadar uzun yıllardır gitmiyorum ki İbrahim. O ruhsuz AVM sinemaları çekmiyor bünyeyi. Sinema ile tek temasın gişe görevlisi ve de belki de salonu temizleyen üniformalı görevliye sorduğun yerin…

Ama şimdi İbrahim ile tanıştık ya. Doğal, heyecanlık, canlı… Bağ var orada… Zaten özlediğimiz de bu değil mi? Bağ kurmak veya zaten hep olan o bağı hatırlamak… Her nerede, ne yapıyor olursak olalım; o bağı, o sıcaklığı hissetmek…

Sırf bu sıcaklığın hatırına Titanik’teki o çocuğun filmine bile gidilir değil mi? 🙂

Geliyoruz İbrahim… Yıllar sonra yeniden sinemaya geliyoruz… 🙂

Yazı hakkında düşünceniz nedir?

Share your reaction or leave a quick response — we’d love to hear what you think!

Yorum Yap

Benzer Yazılar