“İnsan İnsan derler idi,
İnsan nedir şimdi bildim…”
Bir yanımız ululuğa bakar, bir yanımız dibe… Hangi tarafa bakarsak onu canlandırırız…
Zannederiz ki insan, hep açgözlü hep yıkıcı hep kötü… Bir yan var evet böyle, ama nasıl bakarsan işte öyle…
Ama bir yan da var ki büyüyen, geliştiren, canlandıran, hayat ile uyumlu, yaratıcı, aşk dolu… Yaradanı Yaradılandan bilen…
Bir yanımız ululuğa bakar bir yanımız dibe…
Bildiğimizi zannederiz insanı da… Kendimizi bile sağdan soldan duyduklarımızdan, öyle olduğumuza inandırıldığımız kaynaklardan, bilmeyenden öğrenmeye çalışırız. Hakikatte ne olduğumuzu bilip anlatandan da sakınırız… Zordur insanın kendi ululuğu ile kucaklaşması… O kadar inanmışız ki diplerde olduğumuza…
Sonra bir an Hakkı bilmeden, ben her şeyi hakediyorum havalarına gireriz. Bu seferde tüm Dünya’yı hizmetimize sunulmuş zannederiz. Parçası olduğumuzun sahibiyiz deriz. Yarınlar yokmuşçasına harcarız. Bu da dibin başka bir yüzüdür de bilmeyiz…
Sonra gün gelir, tükettiğimiz de bizi tüketir. Yorulur pes eder, anlamamışım der kendimizi daha ulu olana teslim ederiz… Edemezsek de zaten yok olur gideriz…
Bir yüzümüz dönebilir ululuğa ve o ululuk hatırlatır bizdeki bizi bize… Ya da gözümüz bakar dibe, o dipte kaybolur gideriz nicesince…
Tek bir seçimde ve o seçimde ikrardadır sır…
Belki şimdi senin için yeni bir seçim veya zaten seçtiğini hatırlama zamanıdır…

