Bu dialoglar çok kısa süre önce, aydınlanmış varlık boyutlarının birinden olan OhaRa ve adını güvenlik sebebiyle saklamak zorunda kaldığımız bir insanın ilk kanal bağlantısı sırasında geçen konuşmalardır.

OhaRa: Şşşt… Uyan seninle bağlıntıya geçiyoruz.

– Ne? Kim? Ben? Bağlantı??

OhaRa: Evet sen, seçilmiş kişi, özel insan, aslan parçası.

– Sen kimsin? Hem nerdesin? Sesin geliyor ama görüntün yok!…

OhaRa: Ben teta kanalı, 3. banttan, aman 3. kattan yüksek bilinç, aydınlanmış varlık OhaRa…

– Scarlet Ohara?

OhaRa: Ananın OhaRa’sı… Dedirttin yani sonunda.

– Cidden kimsin sen yaa… İçses?

OhaRa: Cık

– Üst bilinç?

OhaRa: Hayır

– Alt bilinç

OhaRa: Saçmalama o konuşmaz, dürter durur.

– Mesih bilinci?

OhaRa: Onun işi var canım gelemedi yerine beni yolladı, Ya ne salak adamsın, ben seni aydınlatacam sende insanları… Sus iki dakika da söyleyeceklerime kulak ver. Kızdırma yüce kafamı.

– Peki peki anlat bakalım.

OhaRa: Sana çok yüksek katlardan sesleniyorum, bu günden itibaren kanalın katımıza bağlanmış olacak, her ihtiyaç duyulduğunda dünyanın selameti için sana bilgiler vereceğiz.

– Niye ben?

OhaRa: Neden olmayasın?

– Az önce de dedin ya hafif salaklık durumları

OhaRa: Yok ya o sinirle söylenmiş bir şeydi, aydınlandık ama hala bir tarafımız loş.

– ???

OhaRa: Biz ne diyorsak sizin iyiliğiniz için diyoruz dimi?

– Bilmem bana ilk kez diyorsunuz da ondan şaşırdım. Hem böyle pat diye gelinir mi yahu, yok mu sizin UFO’nuz vizyonunuz falan? İnsan önce birkaç işaret yollar, hazırlık yapardık dimi.

OhaRa: Hey Allahım, ne hazırlığı be adam, biz seni hazırlamaya geldik, bir nevi talih kuşu olayı, yırttın anlıyor musun?

– Şimdi benim ilahi planda bir rolüm falan da vardır

OhaRa: Bak şimdiden aydınlanıyorsun, ne güzel konuştun, ilahi plan falan, iyi iyi sevmeye başladım seni.

– Eh azıcık bizde bir şeyler biliyoruz herhalde. Birde şey var, “Marduk gelecek dertler bitecek” ve “2004’ün nesi var, 2012’nin gezegenli felaketler zinciri var”

OhaRa: Sıkı bir medya takipçisisin belli, bu da iyi, yakında tüm medya senden bahsedecek zaten.

– Hadi yaa, ama nasıl?

OhaRa: Dedik ya kıt zeka, biz seni sen insanları…

– Nasıl yani!!??

OhaRa: Aydınlık aydınlık, aydınlatacan olm yaa…

– Madem aldık bir misyon ne gerekiyorsa yaparız, ama adettir önce yazılı metinler gelseydi, sonra toplayıp kitap yapardık.

OhaRa: Yok biz onu denedik olmuyor, bir süre sonra eski yazdıklarımızla yeni yazdıklarımız tutmuyor, ayıp oluyor insanoğluna, sonra “biz bunları sizi denemek için farklı farklı yazdık” diyoruz daha da ayıp kaçıyor.

– Hmmm

OhaRa: Hem sen niye dır dır edip duruyorsun, ayağına bir fırsat geldi işte tepme, hem açtığımız bu kanallar suyla çalışmıyor herhalde, sus da bilgi verip gidelim, daha bir sürü işimiz var.

– Başlayalım o zaman.

OhaRa Kanal Bilgisi: Tarih 1 Haziran 2004, ben Teta kanalı 3. kattan yüksek bilinçli aydınlanmış varlık OhaRa, bu bedenli varlığı kullanarak sizlere dünya planetinin son gidişatıyla alakalı bilgiler vereceğiz. Bizler daha önceleri sizlerdik, siz bizden geldiniz, biz size gidiyoruz…

– Varlıkçım bir dakika, tane tane söylesene şunları, yazmaya yetişemiyorum, zaten uykudan kaldırdın kafam bir ton. Biz size, siz bize.. Kimin eli kimin cebinde anlayamadım.

OhaRa: Ya sen ne maydonoz bir adamsın, al bilgini, yay insanlara, otur aşağı. Senin şu an yaşadığını yaşamak isteğiyle meditasyon yapan bir sürü insan var ama biz seninleyiz.

– İyi ya işte ben de buna takılıyorum, neden ben? Çağırmadım etmedim sebebini söyleseydin bari.

OhaRa: O kadarına karışma, burada üslerimiz var, hiyerarşimiz var, biz de bir yere kadar biliyoruz, bize isim gelir biz kurarız bağlantıyı, bilgiyi de verdik mi tamamdır.

– Hazır bağlanmışken bir-iki soru sorsaydım.

OhaRa: Sor tabi, gelişimin için iyi olur

– Marduk falan deniyor, var mı cidden, öyle salına salına geçip biçecek mi bizi?

OhaRa: Bak bu dünya planetinin geleceğiyle ilgili olduğundan bu tarz bilgileri seninle şimdiden paylaşamayız, ama malum sen aydınlanma aşamasındasın ve ilerde olacak bazı şeyleri zaten göreceksin. Şimdi olur olmadık yere Marduklularla papaz olmayalım.

– Var yani

OhaRa: Öyle demedim

– Marduklular dedin, papaz dedin hatırlatırım, yok mu yani? Yoklarsa kimle papaz olacaanız?

OhaRa: Yok da demedim!!

– Ne kadar tutarlı birisin sen böyle. Ya sen böyle konuştukça ben seni bir yerden çıkaracakmışım gibi oluyor. Sizin kattan başka isimle hiç kitap falan indirdiniz mi daha önce? Şöyle kalın mı kalın bir şey??

OhaRa: Yoo onu da nerden çıkarıyorsun? Hem biz kitap indirmeyiz, yazdırırız, bizim dinsel inançlarla alakamız yoktur. Biz sadece daha önce yollanmışların eksik taraflarını bulup onları telafi ederiz.

– Hıı ettiğiniz belli, ama ne ettiğinizi hala tam anlayamadım. Hem az kaldı çıkarıyorum seni. Hiç yabancı değilsin.

OhaRa: Beni sorgulama, sadece bilgileri al, aydınla, parla, ışıl ışıl ol…

– Devam edelim o zaman

OhaRa: Küresel ısınma eşliğinde dünya planetinin girdiği enerji girdaplarının, insanın moleküler yapısı ve DNA kodlarında yaptığı bazı değişiklikler sayesinde son boyuta ve yeni düzene giriş aşamasında kapıyı aralamak için DNAlarınızı biz aydınlanmışlara açmalısınız. Bunun yöntemini son hasat dönemine girdiğimiz ilk günlerde size duyuracağız…

– Ohoooo beyim sen uçtun, “Küresel ısınma, molekül, DNA, enerji, kapı, boyut, yeni düzen, aydınlanma, hasat” bunların hepsini bir paragrafta kullanırsak işimiz zor, senin gibi parlamasak da birkaç bir şey biliyoruz, zaten bilgilerinizin tamamı, topu topu bu kelimelerle başka birkaç tanesinin daha yan yana gelmesiyle oluşturduğunuz kombinasyonlardan ibaret… En azından benim gördüklerim öyle, şimdi hepsini bir paragrafta toplarsak benim kitap 10 sayfayı bile geçmez, müsriflik yapmasak da uzun uzun yazsak, aralarda bir iki kelime koyar kitabı genişletiriz.

OhaRa: Farkında mısın “benim kitap” dedin, bak şimdiden bunu da kabullendin, itiraz etme de devam edelim, hem sen bizim için önemlisin.

– Haydaa bir bunu söylemediğin kalmıştı, nerden geliyor bu önem??

– ???

– OhaRa??

– Ohaaa?? Ohaaa?? Ordamısın?

OhaRa: Czzt bzzt, tamam geldim burdayım, bağlantı koptu da.

– Nasıl yani?

OhaRa: O kadarını sen düşünme, devam edelim.

– Yok yok etmeyelim, anladığım kadarıyla ben karanlık kalsam dünya planeti için çok daha hayırlı olacak. Hem ben uyuyacam, gecenin bu vakti ne aydınlanması yahu? Sabahı bekleseydik en azından, güneş ışığı ve senin ışığın ayrı bir kombinasyon, ayrı bir güzellik olurdu.

– Ra??

– OhaRa?

– Ohaaa Ohaaaa, gittin mi lan OHAAAAAAAA!!!????

Mehmet Aslan