Yazar: Emine Gücek


tarihteKi

Bin Tanrı Ülkesi Anadolu 

Güneşle birlikte ışığın da yükseldiği; acısını bilgelikle, yüreğini aşkın her türlüsüyle harmanlamış vakur duruşlu Ana’nın topraklarında giydim beden elbisemi. Anadolu benim için bazen çocukluğumda dinlediğim ve ruhumu uzun süre acıma hissiyle esir eden, yarı insan, yarı yılan olan Şahmeran’ın hikâyesi; bazen de ılık, nemli bir…

mistiK

Nazar Etme N’olur! 

Gözlerimiz gözlerinde asılı kaldığında, gözlerinin esiri olmuşuzdur maşukun. Gönlümüzde saklı olan gözbebeğimizi, kem gözlerden koruruz. Gözlerinin içine bakarız, gözümüzün nuru olanın. Gözden ıraktır belki ama istesek de gönlümüzden uzaklaştıramayız. Göz görmeyince gönül katlanmıştır ne de olsa diyerek neleri göze almışız, nelere göz yummuşuzdur bir çift…

ana sayfa, mistiK

Sirius: Tanrıça İsis’in Gizemli Yıldızı 

İnce bir hüznün ruhunuzdaki karanlığı aydınlattığı yıldızlı bir yaz gecesi kumsalındasınız. Fonda hipnotik bir dalga sesi. Ay buluta saklanmış, gökyüzünde size göz kırpan yıldızlar. Evet, yıldızlardan bahsediyorum, neler hissettirir size? Çocukluğunuzda saymaya çalıştığınız, avuçlarınızla yakalamayı deneyip beceremediğiniz sonrasında gülümsediğiniz bir ân’ı mı? Ya da annenizin…

mistiK

Al Karısı ve Lilith: Şeytanın Kadınları mı? 

Yaradılışın iki temel prensibinden biri olan dişil enerji formunun birincil temsilcisi kadın, tarihsel süreç içinde farklı kültür ve uygarlıklarda çeşitli roller üstlendi; farklı semboller ve adlarla anıldı. Bireysel duyuş ve düşünüş farklılıkları nedeniyle de ‘anne’, ‘dişi’ ve ‘kadın’ kavramları birbirinden ayrıymış gibi algılanarak hepsine farklı…

Send this to a friend