Yazar: Duygu Sayılgangil


Ben... Kadın...
GünlüK

Ben… Kadın… 

Hikayenin başladığı yerdeyim. Bambaşka bir dönüşüm içinde yola çıktığım oteldeyim. Üzerimde benzer giysiler… Evet şimdiki kadın andırıyor bir öncekini ama değil işte aynı kadın. Dün meraklı bir sabırsızken Bugün bir öğrenci olarak açtım kendimi karşıma çıkanlara.. Ne uykusuzluk, ne açlık, ne de sızısı vardı kalbimin….

Bir Adım Daha...
ruhsallıK

Bir Adım Daha… 

Bir ameliyat masasında yatıyordum.. Göz kapaklarım yanaklarıma doğru inmeden önce.. Kendime ait kapattığımı sandığım tüm yaralarla.. Açtığım yaraları kendi kendime onarmak için onlarca kesik atmış, onlarca ameliyat yapmıştım. Çok acımıştı yaralarım açılırken de kapanırken de.. Ama bir şey vardı ki bir türlü bitmiyordu, sanki keserek…

Korkuyorsun, Kork
ruhsallıK

Korkuyorsun, Kork 

Beni, Bildiklerimi, Seninle paylaşabileceklerimi, Varlığımı, Her şeyimi bana ait her parçayı yok sayabilirsin.. Ama bu beni Ne yok eder Ne değersizleştirir Ne de bilgisizleştirir.. Beni, Bildiklerimi, Seninle paylaşabileceklerimi, Varlığımı, Her şeyimi bana ait her parçayı övebilirsin.. Ama bu beni Ne var eder Ne dengeler Ne…

Sıradan Değilim, Olmayacağım
ruhsallıK

Sıradan Değilim, Olmayacağım 

Ben sıradan değilim Her zaman hem fikir olamayız. Biliyorum. Aynı duyguda da barınamayız. O cesarette değiliz. Bilmediğin ne biliyor musun? Sana karşı gelen fikri deli gibi istediğin.. Tutmak istediğin, yaşamak istediğin, olmasını istediğin ama asla sınırlarını kendi çizdiğin yerden çıkamayacağın.. Bilmediğin.. İşte bu yüzden yeter…

Sen
ilişKiler

Sen 

Sen bu ülkeye her geldiğinde Değişir nefesim.. Ve kısa bir mesaj alırım senden “… Müsaitsen yemek yiyelim mi?”.. Geldim şu kadar kalacağım şöyle böyle yapacağımsız.. sadece bir yemeklik bir kaç nefeslik.. sakin sessiz uzak ama sıcak bir yemekte buluşuruz. Sen gene tok gelir benden fazla…

Kendinde Kal!
ruhsallıK

Kendinde Kal! 

‘Sen; kendinden kaçıyorsun!!’ dedi dehşet bir yüz ifadesi ile.. 4-5 yıl önceydi. Atalarımın genlerinden bir haber iken soyağacımın peşine sadece kağıt üzerinde düşmüştüm. Soylarımı arıyordum ama aynada kendime bakacak yüzüm yoktu. Sevmiyordum işte, ne bedenimi, ne işimi, ne yaşamımı, ne anlamımı.. Sanki o soy ağacı…

İçinde Varsa...
ruhsallıK

İçinde Varsa… 

“ Sana, beni görmen için rehberler verdim. Sana, beni duyman için sözlerimi onlara emanet ettim. Sana, kendini gerçekleştirebill diye can verdim. Sana, bir ‘ben’ verdim. Nefisle nefes arasında bir yol verdim.. Sana, rehberinden azlık ya da çokluk değil tamlık verdim.” Dedi… İnsan insana üstün kılınmazken,…

Send this to a friend