Görülmek istiyoruz. Aslında Görülmek de değil bu, şahit olunmak… Var olduğumuza… Bu dünyadan geçtiğimize… Elimizden geleni yaptığımıza… Belki de yapamamış olsak bile denediğimize… Ama en derininde varlığımıza…
Çünkü biliyoruz ki içten içe bizim de yapabileceğimiz, birbirimize verebileceğimiz en değerli yucelik, şahitlik… Şahit olmak… Varoluşa, birbirimize, özümüze…
O kadar arzuluyoruz ki bunu, ömür boyu hiç görülmemiş hissetsek bile yalnızca bir kere bile bunu hissettiğimizde her şey değişiyor… Ferahlıyoruz… Hatta görüldüm ya tamamdır gidebilirim deyip gidenlerimiz bile oluyor…
Belki ilk adımı biz atabiliriz… Şahit olunmak için Şahit olarak başlayabiliriz. Etrafımıza alışkanlıkla boş bakmak yerine, ona daha derinden bakıp derin bağ kuran bir bakışla iletişime geçebiliriz. Çünkü gerçek bir şahitlikle bakana Şahit olunur. Şahit oldukça da Şahit olunmuşluk artar.
Bir de bakarız ki esasında hep aradığımız ile kavuşmuşuz…
Şahit misiniz ey dostlar!… 🙂

