Ruhsal ve Bedensel Spazmlar Korunma Mekanizması mı, Alarm mı?
“Spazm aslında bedenin kendini koruma mekanizması. Kaslar kendini kasıyor ki o bölgede daha fazla hasar oluşmasın. Ağrı da aslında şifanın başladığını söylüyor sana. Herhangi bir kırıkta bile mesela beden hemen orayı onarmaya başlar. Şimdi sen dün belindeki o bölgeyi zorladın ve sistem kendini toparlamak için kapattı. Tıpkı elektrik sigortasının atması gibi. Biz şimdi oradaki kasılmayı açarız, ama sen gerekenleri yapmazsan gene gelirsin karşıma… Senede bir düzenli belini incitip gelenler var. Bizim olayımız gel incit düzeltelim değil, bir daha olmaması için yön vermek. Kaslarının şu bölgesinin daha güçlenmesi gerekiyor ki bir daha olmasın…” Fizyoterapistim üzerimde çalışırken bir yandan da o kadar güzel anlatıyordu ki…
Derken içimden, bedende anlattıkları aynen ruhumuz için de geçerli değil mi? Kimi zaman ruhsal spazmlar yaşamıyor muyuz? Söyleniyoruz ama belki de daha fazla zarar almaktan korumak için sistem kilitliyor kendini düşüncesi geçti. Demek ki güçlendirilmesi gereken konular varsa ruh da alarm veriyor diye de ekledi içeriden bir başka ses.
Sonra bir başkası da dedi ki tamam güzel de ruh ruh ruh nereye kadar, beden sinyal veriyor. Biraz daha fazla hareket et, spor yap, beden rahatlarsa zihnin de daha kolay akar. O zaman anlamlar da yerine daha hızlı oturur. O yüzden şimdi hareket vakti, ama önce şu bel bir şifalansın dedi.
Tamam oldu o zaman dedim. 🙂
Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur da sağlam kafa ve vücuda da ruh nasıl güzel etki eder. Birisinin eksikliği dengeyi bozabiliyor. Ruh ve kafaya yükleniyoruz da bedeni biraz ihmal mi ediyoruz acep? 🙂





