İyi ki de Olmamış Be!
Hep iyi ki de olmuşlarımız için şükretmemiz gerektiğini düşünürüz de peki ya iyi ki de olmamış dediklerimiz için?
O çocuğa deliler gibi aşıktın. Gece gündüz hayalini kuruyordun, o da bu hayallere eşlik ediyordu. Ah harikaydı, ne güzel olacaktı… Ama olmadı.
Bir vesileyle olmadı.
O anda canın çok yandı, çok ağladın, isyan ettin belki de… acıdı işte…
Şimdi bir an durun ve geriye dönüp bakın o anlarınıza…
Sizi bilmiyorum ama o kadar çok “iyi ki de olmamış” diye şükrettiğim an, hatta dua var ki…
Zihin diyor ki: ama ya bir de olsaydı, biliyor musun neler olurdu? Belki daha güzeli olurdu. Belki daha iyisi olurdu…
O belkilerin sonu yok. Ama şu anda bulunduğun yerden razı mısın? Olduğun yerden tatmin misin?
Evet, kaçırdığın fırsatlar olabilir ve fırsat kaçması, daha doğrusu gelen nasibi reddetmek diye bir durum vardır. O şükür değil, tövbe ister. Yürekten özür ister kendinden, ki zaten o sana nasip olacaksa yeniden karşına çıkabilir. Yeter ki bu sefer sen kabul etmeye hazır ol.
Ama bahsettiğim bu değil.
Gerçekten o vakit o ilişki olsaydı mesela, bugünün olmayacaktı.
Bugün dilediğin, duasını ettiğin bir şey varsa, belki vakti değildir. Belki de bu şekilde olmaması daha hayırlıdır…
Benim gördüğüm şu: gerçekten hayrına olacaksa, olur. Ama beklediğin zamanda, beklediğin şekilde değil; hiç de aklına gelmeyen bir şekilde…
Yine düşünün bakalım, nice dilediğiniz şey, tam da ondan vazgeçtiğiniz, “olmayacak” dediğiniz anda geldi…
Belki de hayatımıza o rızayı taşıyacak olan, “iyi ki de oldu” dediklerimizle birlikte “iyi ki de olmadı” dediklerimiz olacak.
Ve bileceğiz içten içe… Şu anda da olmuyorsa, vardır oldurmayanın bir bildiği 🙂

