Etiket: tanrıça


ruhsallıK

İnsan ve Tanrı 

İnsanoğlu hep Tanrı’ya öykünür. Hadiste “ben kulumun zannı katındayım” diyor ya. Artık zannı ne kadarsa, havsalası ne kadarsa,Tanrı’yı kesin sınırlı görüyordur da, sınırlarını ne kadar geniş hayal ediyorsa… O’na benzemek ister. Çok tanrılı dinlerde de böyleydi, tek tanrılı dinlerde de böyle. Omnipotent, herşeye gücü yeten…

ruhsallıK

Talepkâr Tanrılar 

Bir erkeğe erkek demeniz için ne kadar yol kat etmesi gerekir? — Bob Dylan Öncesizlik ve sonrasızlık içinde Tanrı’dan başka bir şey yoktu. Hareket yoktu, ses yoktu, varlık yoktu. Olan tek şey, Tanrı’ydı. Sonsuzlukta varolan Tanrı, kendini bilme isteği duymaya başladığında, öncesizlik ve sonrasızlıkta bir…

ruhsallıK

Evrenin Dini (Bölüm 2) 

ZİHNİ YEREL VE GÜNCEL OLANDAN VE “YANLIŞ”TAN TEMİZLEMEK Tek kurallı bir din. Başka bir kural yok. Ama bu kurala her zaman ve her şartta uyabilmek çok zor. Bu nedenle, aslında uyulması gereken kural sadece bir tane olsa da, bu kuralı uygulayabilir hale gelebilmek için uzun,…

mistiK

Mısır: Bir İnisiyasyon Yolculuğu 

(Az sonra okuyacaklarınız fantastik bir kurgu da olabilir, gerçeğin ta kendisi de… Yaşanmış da olabilir, bir yazarın renkli fantazileri de… Hatta yazar, bu cümlelerle hayalgücüyle oluşturduklarını gerçekmişçesine sunmayı veya gerçekleri hayalgücüymüşçesine yansıtmayı da seçmiş olabilir. Buna karar verecek olan sizsiniz… Okuduktan sonra bu yazı hakkında…

ruhsallıK

Kadim Tanrılar’ın Uyanışı 

Sevgili Cem, geçtiğimiz günlerde benim de yaşadığım şehir olan güzelim İzmir’imize geldin. Birlikte Seferihisar’daki Teos Antik şehrine gittik. Seninle birlikte Teos Dionysos Tapınağı’nın kutsal odasına oturduk ve meditasyon yaptık. Bu esnada hem vizyon alımları oldu; hem de kalktığımızda benim başım dönüyordu ve sen bana dedin…

Gezi

Nil’in Büyülü Sularında… 

Bir yolculuğa başlamadan önce hissettiğiniz en yoğun duygu ne olur? Heyecan mı, mutluluk mu, coşku mu, yoksa bilinmezliğin getirdiği endişe mi, korku mu? Belki bunların hepsinden yapılmış bir aşuredir lezzetine kaşık banmaya hazırlandığınız. Benim ise elimde olan duygular kırgınlık ve umutsuzluktu… Evet, daha önce üç…

Fotoğraf: Bahadır Karabıyık
ruhsallıK

Tanrıça’nın Selamı 

Gün 1 İnsanın nutkunun tutulduğu, konuşamaz hale geldiği ve neredeyse secde edecek duruma geldiği anlar vardır hayatta. Nadir olurlar bunlar belki ama karşılaştığınızda da bu size evrenin önce bir Ceee çekip, sonrasında da sizin şaşkınlığınız karşısında karnını tutarak gülmesidir… İşte biz de bugün (25 Şubat…

ruhsallıK

Evrenin Dini (Bölüm 1) 

Giriş Evrenin Dini çok iddialı bir başlık… Anlatacaklarımı, anlatabileceklerimi lütfen, benim bu güne kadar öğrenebildiklerim olarak değerlendirin. Daha çoğunu, daha iyisini bilen muhakkak vardır, ve keşke onlar da paylaşsalar, ben de onlardan daha fazlasını öğrenebilsem… Evrenin dini derken, sadece dünyada geçerli olmayan, ama dünya da…

tarihteKi

Bin Tanrı Ülkesi Anadolu 

Güneşle birlikte ışığın da yükseldiği; acısını bilgelikle, yüreğini aşkın her türlüsüyle harmanlamış vakur duruşlu Ana’nın topraklarında giydim beden elbisemi. Anadolu benim için bazen çocukluğumda dinlediğim ve ruhumu uzun süre acıma hissiyle esir eden, yarı insan, yarı yılan olan Şahmeran’ın hikâyesi; bazen de ılık, nemli bir…

mistiK

Al Karısı ve Lilith: Şeytanın Kadınları mı? 

Yaradılışın iki temel prensibinden biri olan dişil enerji formunun birincil temsilcisi kadın, tarihsel süreç içinde farklı kültür ve uygarlıklarda çeşitli roller üstlendi; farklı semboller ve adlarla anıldı. Bireysel duyuş ve düşünüş farklılıkları nedeniyle de ‘anne’, ‘dişi’ ve ‘kadın’ kavramları birbirinden ayrıymış gibi algılanarak hepsine farklı…

mistiK

Kozmik Okyanus’ta Sıradan Bir Gün… 

Tüm bunlar bir çeşit çok özel küçük bir kabuğun içinde başladığında 14 milyar yıl öncesiydi. Küçük? Belki de mikroskobik demeliyim. Hatta bu kabuk bir atomun çekirdeğinin temel parçalarından olan bir protondan çok az daha büyüktü. Bu kabuğun içinde etrafı amaçsızca dolaşarak karaya dalgalı bir okyanus…

tarihteKi

Tanrıça’nın Uyanışı 

Görece hayli yakın zamanlara dek, insan uygarlığının erken evreleriyle ilgili anlayışımız, şehirleşmenin dördüncü binyıl sonlarındaki Sumer ve Mısır kent-devletleriyle başladığı görüşü üzerine kurulu, genel kabul gören bir modelle sınırlıydı. 1900’lerin başlarında birçok saygın bilim adamı, Eridu, Nippur ve Ur’un “kent” olarak adlandırılabilecek ilk insan yerleşimleri…

Send this to a friend