Carl Gustav Jung, gölgeyi kişisel bilinçdışı olarak tarif ediyor. Gölge, bilinçle uzlaşmayacak ilkel denetimsiz olandır, ancak gölge yoksa bütün olunmaz. Gölge yanlışların, zaafların, kör tutkuların, yargıların kişiselleştiği, kendimizde bilmek istemediklerimizin, hoşlanmadıklarımızın, yetersizliklerimizin, halledemediklerimizin saklandığı, kötücül hiziptir.

 

Gölge egonun baş edemeyip öfke duyduklarını biriktirir. Kendini tanıma talebindeki insan gölgesini tanımak, kavramak ve kabül ederek bir arada yaşamak durumundadır. Mikrokosmosda (insan) ikilik vardır, ancak ikilik bilinirse teklik OLacaktır. Biri olmadan öteki bilinmeyecektir. Gölgesinin paradoksuyla, ikilikle uzlaşabilen, dönüştürme seçeneğine sahiptir.

Bununla beraber kişilikteki gölge bireyler gibi toplumun yargılarını, baskılarını, düşmanlıklarını, ahlaksal zafiyetlerini, dış ve iç korkularını yabancılık ve öteki tehditlerini besler, çoğaltır. Tek başına zararsız ve sinik bireyler aidiyeti, “sadece tehditi yok etme” algısıyla kişiselleştirerek zalim gölgelere dönüşürler. Toplumdaki gölge de insanın gölgesi gibi ancak sevgiyle, hoşgörüyle ehlileşecektir.

Gölgenin ruhsal boyut kazanması kollektif bilinçdışına katıldığı yerdedir. Aşağı varlıkların, Cinlerin, İfritlerin, Karanlık varlıkların dolaştığı, geçmiş şimdi ve geleceğin “Anda” yaşandığı, kollektif bilinçdışı gölgeyi gizler.

Gölgenin en büyük tuzağı yeteneklerin güce dönüşmesidir. Kollektif Bilinçdışıyla bağlantıda ruhsal bütünlük, özdenetimle, farkındalıkla gölgenin bilinirliği ile engellerinden kurtulur. Tökezleyen düşen ego-gölge bastırarak canavarlaşırken, Ruhun Gölgesi ateşle yanacaktır.

Ego-Gölge bedenine, maddi aleme, yargılarına tutunmuş saplanmış, hayvani bilinçten, sürüden kopamamıştır. Ego-Gölge kişisel bilinçdışında mutsuzluk oluşturacak bilince baskı yapacaktır. Ancak Ego-Gölgenin cehennemi sadece bu mutsuzluk hali değildir, Öte alemde negatif düşünce formları ve vicdani acılarla yaşama cehennemi başlayacaktır.

“Cehenneme İniş” Öte alemde Ego-Gölgenin önce maddi tutkulardan maddi yüklerinden arınması, vicdanıyla hesaplaşması, kendi kendinin yargıcı olmasıdır. Okültizmdeki cehenneme iniş, daha yüksek bir bilinç seviyesine geçmenin, inisiyasyon deneyimine dönüşmesidir. Ruhun saflaşması Ruhsal Tekamül için ihtiyaçtır.

Ruhun Tekamülünde, Teosofiye göre karmik tortulardan, birikmiş negatif etkilerden arınma “Cehennem Ateşi” nin yüksek vibrasyonuyla mümkün olacaktır. Ateşin Işığa (Nardan Nura) hazırlaması, Azaptan yükselişe geçiştir. Arınma olmadan Ruh Tekamülünü gerçekleştiremez.

Cehennemin ateşi, şimdi burda kendini tanıyan insanın ehlileşen gölgesinde, karanlığını bilen gücünü denetleyen ruhsal bilgide Tekamüle ulaştıracaktır. Yaradanın Gölgesi bile insanın ışığıdır.