Sevgili üstadım Meryem Suna bir çalışmamız esnasında şunu söylemişti: “Ruhlar iki farklı biçimde evrilirler. Tekil gelişim ve de eşli gelişim. Tekil gelişimde o eşi her yerde ve her şeyde görürsün. Eşli de ise bir eş üzerinden deneyimlersin ve gelişirsin.”
Şöyle geçmişe dönüp bakıyorum da, gençlik yıllarımdan beri hep bir eş arayışı içinde oldum. Çok da güzel deneyimlerim oldu, fakat aslında ben tekil yoldan ilerlemişim. İlişkilerim esnasında bile aslında hep tekildim. Bendeydim, biz olamadım. Bizliği tanımıyordum bile. Hatta kimilerinin hep yakın, ayrılmaz bir kankası olur ya. En iyi arkadaştır o ve hep birliktedirler. Benim güzel dostlarım oldu ama öyle ayrılmaz bir kankam da olmadı. Hep tek çocuktum.
Bunu dile getirmek istedim çünkü benim gibi deneyimlerinizin olduğunu biliyorum. Neden bir türlü bir eş ile olmayı başaramıyorum, neden yürütemiyorum veya hayatıma neden bir eş geldiğinde bile ona tam açamıyorum kendimi diyenleriniz veya kendini hep yalnız hissedenleriniz var. Belki de ruhunuz sadece tekil gelişimi arzuluyordu. Fakat bilinçsizce eşlere çekildik durduk. Ve bunun farkına varmak bile bir rahatlama yarattı içimde. Bunu paylaşmak istedim.
Elbette şu sorular akla geliyor: Peki bu ömür boyu tek kalacağım anlamına mı geliyor? Veya eşim var ama evet tekil hissediyorum kendimi, bu ayrılmam anlamına mı geliyor? gibi. Hissiyatım buraya bilinç getirdiğimizde bile dönüşümün gerçekleştiği yönünde. “Evet ya, ben bu deneyimi bugüne kadar aslında tekil yaşamak istedim, ama farkında bile değildim. Bu yüzden aslında birilerini çektim durdum hayatıma da, yürütemedim.” kabulü bir rahatlama getiriyor. Buradan belki eşli gelişime açılabiliriz. Veya halen içeride tekilliğe kabul verip de bir ilişkiye açılabiliriz. Bunları sevgili Meryem Suna’ya soracağım inşallah çok yakında “Sonsuz Muhabbetler”de…
Ama önden sizleri haberdar etmek istedim bu halden… 🙂