İngilizce’de “Emerge” kelimesine bayılıyorum. “Yokluktan ortaya çıkmak” gibi bir manası var. Spiritüel belgesellerde de kullanıcılar, ellerini önce parmaklarını birleştirerek, sonrada o parmaklarını patlamalı bir hareketle açarak “Emerge” demeye bayılırlar. Melodisi de süperdir bu kelimenin ve tam da şu anda yaşadığımız durumu ifade ediyor…

Aynı zamanda Osho Zen Tarot’ta “Nothingness” kartı vardır. Simsiyah bir karttır ve o anda yaşanılan bir durumu anlatır. Biz de bunu şu anda yaşıyoruz. Bir karanlığın içindeyiz ve nereye doğru gideceğimizi bilemiyoruz. Önümüze sürekli yüzleşmemiz gerekenler, geçmişin hayaletleri, bugüne kadar kaçtıklarımız çıkıp duruyor o karanlıkta. Bugüne kadar kaçabileceğimiz yerleri hep bulduk ama şu anda bulamıyoruz. Korkmamızın faydasız olduğunu da biliyoruz artık içten içe. Herşey ama herşey değişiyor, ayaklarımızın altındaki toprak sarsılıyor ve çevremize sardığımız surlar, güvenlikli sandığımız evlerimiz, yapılarımız, hayatlarımız… birer birer yıkılıyor ve kafamızı çevirdiğimiz her yer karanlık…

İşte bu tam da “emerge” durumu. Zaten Osho Tarot’taki bu kart da “Hazır olun mucizevi şeyler ortaya çıkabilir” mesajını verir size. Karanlık yokluktur, yokluk hepliğin öncülüdür. Tüm evren yokluktan varlık olarak “emerge” olmuştur; ortaya çıkmıştır, doğmuştur.

Şu anda müthiş fırsatları barındıran bir zaman. Evet, belki birşeyler ağırlaştı ve ağır ağır ilerliyor gibi, ama bu aynı zamanda bizi yerine çöktüren ve ilerlememize engel olan ağırlıklarımızla, düğümlerimizle, blokajlarımızla yüzleşip, onları görmemiz kucaklamamız ve ayağa hafiflemiş kalkmamız için muhteşem bir fırsat. Bugüne kadar hep erteliyorduk bunu binbir türlü mazaretin arkasına sığınarak, şimdi saklandığımız ne varsa gidiyor hayatımızdan… İşimiz mi yoğundu, işimizden ayrıldık; eşimizle mi sıkıntımız vardı, eşimizden ayrıldık; sağlığımıza mı dikkat edecektik, sağlığımız gitti. Bahanemiz her neyse artık yok.

Ve her yer karanlık olsa bile, öncelikle gözlerimizin karanlığa alışması gerekiyor ki “emerge” olacak olanı da kaçırmayalım sımsıkı yumup da o gözleri iyice karanlıkta bırakmayalım. Gözlerimizi açtığımızda da görmemiz gereken ne varsa karşımıza çıkacak, evet! Çıksınlar da zaten. Esasında bu karanlığı yaratan da onlar aslında. Güneşin önüne çekilmiş karanlık perdeler gibiler ve biz onlarla karşılaşıp, onlara sarıldıkça ve onların bizim parçalarımız olduğunu gördükçe, perdeler eriyecekler ve her eriyişle de birlikte karanlık daha hafifleyecek…

Karanlığın ardından da hiç aklımızın alamayacağı mucizeler bizleri bekliyor olacak, “Hiçlik” kartını ben böyle yorumlarım işte Zen Tarot’a bakarken…

Bu zamanları kutlayın, kutsayın, tadını çıkartın ve yapmanız gereken tamamlanışı gerçekleştirin.

Ve bakın sonrasında neler “emerge” olacak… 🙂

Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş

18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...