Her şey var.
Her şey oluyor.

Ey yolcu sana bir sır vereyim. Düşündüklerin ve hissettiklerin hiç önemli değil. Çünkü sen şimdi birisin, kimliklerin var ama o veya bu kişi de olabilirdin ve hatta oldun da. O sebeple gördüğün veya duyduğun herhangi birinden kendini uzak sanma. Senin kendin sandığın şey hiç önemli değil. Gitmeye çalıştığın yere gidildi. Söylemek istediklerin söylendi. Hem de senin tarafından. Senin bir şey olmaya çalışman anlamsız, çünkü hepsi oldun zaten. Kainatta herhangi bir şey kadar biricik sen sandığın şey, aynı zamanda herhangi bir şey kadar sıradan. Yeni bir sen bulmana gerek yok.

Yapman gereken  yüreğini açmaktır yolcu. Güzel çirkin demeden önüne ne çıkarsa kucaklamaktır. Çünkü kabul etmek, karşılıksız sevmek ve hatta merhamet duymak; senin, seni kabul edene, karşılıksız sevene ve sana merhamet edene borcundur. O sebeple bırak fani ayakların yürüsün. Ama özünü, gerçeğini soluyabilmek için kimliklerini bir kenara bırak ve öyle bak. Sen bir bakışsın sadece görmeksin. Sen varlığın nefesisin. Zamanlardaki tüm başlangıçların kaderisin. Ne bir ruh ne bir beden, sen bir tecellisin.

Ey yolcu,

Bırak bir adı olsun aynada gördüğünün. Bırak hayaller kursun o ve planlar yapsın. Şu milyon yıllık Dünya sahnesinde veya başka nice sahnelerde bırak sana yazılmış bir rol olsun. Ama varlığındaki engin boşluğu, derin sessizliği bir an bile bırakma. Çünkü o senin gerçeğindir. Rollerini oyna elbet ama  onlara ait olma. Yürümeye devam et çünkü sen bir yolcusun ama yollara sakın inanma. Çünkü her şey zaten var, her şey oluyor.

Melih Utku Özcan