Bazı videolar ve şarkılar var o kadar çok seviyorum ki ara ara açıp izliyorum ve paylaşıyorum… Aşkı birlikteliği uyumu sıcaklığı o kadar güzel anlatıyorlar ki…
Bir noktadan sonra artık diyor ki için “bu yolda tek başına git git nereye kadar, paylaşsak artık.” Ama tek başınalığın konforuna alışmış zihin diyor ki “Paylaşıyorsun ya dostlarınla…” Tamam da gece yatağa tek başına giriyorsun. Hem paylaşabileceğin nice özel anların alanların var.
“Tüm aşklar ilahi aşka köprüdür” derler Elbette ki… Fakat bir köprü tek yönlü değildir ki… Gidişi varsa dönüşü de vardır… Göklerde algıladığımız da her yerde değil midir aslında. O vakit neden Her Yerde Olan’ı bir sevgilinin elini tutuşta, koluna girişte, göz göze bakışında yaşamayalım ki… Onunla birlikte elele yürümeyelim ki…
Vardı da biz mi bulamadık da bahane… Bunca alemi Yaradan elbette nicesjni yaratmıştır gani gani de kişi çeşitli sebeplerle onlarla eşleşmiyor bir şekilde… Ya da hayatının geri kalanında ben kimseyle olmayacağım kararı vermiştir de bu da bir seçimdir elbette ve vardır hürmetimiz bu seçime de…
Ama yüreğinde varsa söyle dans etme arzusu ve artık hazırsan böyle bir partnere, aç kendini… İhtiyaç duyduğunu söyle ve hatta itiraf et kendine. Güçlüyüm Güçlüyüm diye diye olimpik atlete döndük. Hadi onların amacı, rolü, hizmeti var. Biz ne yapacağız bunca güçle gülle mi atacağız, halter mi kaldıracağız… 🙂
Bırakalım artık inadımızı da açılalım aşka… Bizim de böyle dans videolarımız olsun da paylaşalım doyasıya… 🙂
Ey sevgili! Ete kemiğe bürün de gel, sana dokunmak istiyorum, seni koklamak istiyorum, seninle gece yarısı gördüğüm rüyayı o anda canlı canlı paylaşmak istiyorum, senin sıcacık gülüşünde erimek istiyorum, birbirimize en yakından şahitlik edelim istiyorum… İstiyorum diyorum ama biliyorum ki bunlar istek değil, ihtiyacım var. Evet kabul etmekte zorlanıyorum çünkü tek başınalık bana güçlü hissettirdi, benim kimseye ihtiyacım yok inancıyla soyutladım kendimi iyice… Niye gelmiyor o sevgili diye dostlarıma yakınmaktan haz alıyorum… Sevgili bunu kendime bile itiraf etmekten çekiniyorum ama benim sana ihtiyacım var…
Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş

18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...