Arkadaş çevremde en çok konuşulan filmlerden biri Avatar idi. Her giden bayılıyor, ağlayarak çıkıyordu. Hatta herkes ağlayanları takdir ediyordu. Bir ara korktum da bu filmde ağlamayan erkeğe kız falan vermeyecekler diye.

Sonunda beklenen büyük gün geldi ve o “kutsal” filmi seyretme olanağı buldum.

Belki çok beklenti vardı belki de yaşlandıkça huysuzlaşmanın verdiği bir duygusal karmaşa ama Avatar benim izlediğim en kötü filmlerden biri idi.

Öncelikle pagan temalı bir film yapılmaya çalışılmış. Oradan buradan toplanan fikirlerle bir şey oluşturulmuş ama hiç bir şey yerine oturmuyor. Ya bir sıradan macera filmi yapılmış aralara pagan öğeler eklenmiş ya da çok güzel bir pagan filmi çekilirken ticari başarı adına çok şey yitirilmiş. Belli ki filmin sıkı bir danışmanı var ama söylenenler sanki görselliğe feda edilmiş.

İlk başta bakarsak, filmin kahramanını bacaklarının sakat olması çok anlamlı. Toprak ile ilişkileri düzenlenen bu motif Oidipous ya da Balıkçı Kral efsanelerinde de karşımıza çıkar. Bu bağlamda kahraman da, o “albay” gibi askerken bir anda toprağı keşfediyor ve son bir inisiyasyondan sonra yeni bir bedende bacaklarına kavuşuyor.

Son günlerde Türk Kürt tartışmasına kadar giden ağaç motifi ise Axis Mundi olarak bütün kültürlerde karşımıza çıkar. Türk ya da Kürt kültürünün kökeni pagan olduğundan bu tip motiflere bütün kültürlerde rastlamak olasıdır (ki Mezopotamya kökenli efsanelerde zaten vardır). Öte yandan “kötü kapitalist” adamların kötülüğü ile iyi paganların iyiliği fazlası ile izleyicinin gözüne sokulmuş; herhalde yönetmen bu görüntü karmaşası içinde bunun anlaşılamayacağını düşünmüş. Filmin bir güzel yanı da bir “erginlenme” töreninin anlatıyor olması ama bu da görselliğe kurban gitmiş.

Bütün bunları topladığımızda çok daha iyi işlenebilecek bir temanın ticari kaygılarla yok edildiğini görüyoruz. Gereksiz Holywood klişelerini kullanmak adına bu tür motiflerin yok olması çok acı. Filmin sonunda ise iyine “beyaz adam”ın kurtarması, klasik kovboy kızılderili filmlerini anımsatmıyor değil. Öte yandan paganizme giriş için, biraz düşünen insanların beğenisini de kazanabilecek bir film. Hiç yoktan iyi dercesine…

Sonuç olarak, Global kapitalizmin bugün geldiği noktada insanların doğadan ve kendi doğalarından uzak kalması ve bunun yarattığı mutsuzluk ve ruhsal bunalımlar pagan kültürüne yeniden ilgi duyulmasını o eski saflığın yeniden aranmasını getiriyor. Film endüstrisi de bunu çok güzel kullanıyor. Ancak bunun için çok daha fazla sembol kullanan “kadim bilgi”ye daha yakın ve cidden artık aklımızı başımıza getirecek filmlere ihtiyaç var. Klasik Amerikan iyi-kötü tarafları ile bunun olmayacağını Avatar bir kere daha göstermiş oldu.

Erhan Altunay