Pek becerikli, hamarat ve gururluymuş. Yazı yazar, makas tutar, çekiç sallarmış. Süt sağar, kova taşırmış. Kartopu oynar, çocuk sever, saç okşarmış. Düğünlerde parmaklarını şıklatır ritm tutarmış. Yeni tanıştığı elleri sıkarken güven verir, uzaklara gideceklere güle güle dermiş. Kalbi kırık omuzlara dokunmaktan, ihtiyacı olanlara para vemekten sakınmazmış. Mağrur bir elmiş Te. Kendi kendine yettiği için güvenirmiş kendine, gurur duyar, büyük olduğunu hissedermiş…

Bir de pek samimi olmadığı biri varmış hayatında Te’nin. To adında bir sol el. Arada sırada Te’nin işlerine burnunu sokarmış. Yardımcı da olurmuş hani, ama bi işi bi başına adam gibi yapamazmış. Beceriksizmiş biraz…

Sonra bir gün, nasıl olduğunu bile Anlayamadan, yere doğru düşerken bulmuş kendini Te. Hemen öne doğru uzanmış düşüşü yavaşlatmak için. Etkili de olmuş ama bu arada yerdeki bir taş avcunun içini derince kesmiş. Hemen kalkıp toparlanıvermiş ama. “İyi, çok bi şey olmadı… Neyse ki güçlüyüm de
çabuk iyileşirim” demiş…

İşte o gün To gelmiş yanına, “Bak çok derin kesilmişsin, dur da yerdım edeyim, temizleyeyim” demiş. Ama Te İstememiş: “Gerek yok, ben kendim temizleyebilirim!”. Sonra To tekrar gelmiş: “Hala kanıyosun! Bi bez sarayım
avcuna”. “İstemez” demiş Te, “Ben kendim sararım bezi… Hem geçer
birazdan”…

Ertesi gün, kanaması durmuş ama canı çok yanıyormuş Te’nin. “Mikrop kapmış olabilir, iyice bi temizleyip merhem süreyim avcuna… Hem masaj da yaparım”, demiş To. Ama Te yine itiraz etmiş: “Hayır, iyiyim ben. Hem ihtiyacım olursa kendim sürerim merhem!”…

Bir ay geçmiş, ama Te’nin avcu iyileşmemiş. Artık güzel yazı yazamıyor, çekici sağlamca kavrayamıyormuş. Çocuklar Te’den uzak duruyor, ona ürkerek bakıyolarmış. Kartopu bile oynayamıyormuş çünkü soğuk batıyormuş avcuna iğne gibi. Dostu olan elleri eskisi gibi güvenle sıkamıyormuş… Günün
çoğunda duruyormuş öylece Te, küskün, kararmış, hasta, kendini işe yaramaz
hissederek… “O eski büyüklüğüm kalmadı”, diyormuş… Bir hafta daha devam etmiş bu böyle, ve sonra kapatmış gözlerini Te…

Yardıma ihtiyacın olduğunda isteyecek kadar büyük olduğun için sağol…

Murat Öz