2002’de Hakan ve Ezgi Ankara’da tanışır, NightShot adı altında çalışmalar yapmak isterler.
2002-2005 yılları arasında değişik konser ve bar programları yaparlar. 2005te grup şu anki kadrosuna kavuşarak ismini Rakun olarak değiştirir ve bar programlarına son verir. Sonra çoğunlukla alternatif/rock tarzlarında beste çalışmaları yaparlar ve Temmuz 2006da stüdyoya girerler. Ekim 2006’da grup zorunlu olarak ismini değiştirir ve Felis adı altında devam ederler müzik yapmaya. Albümlerinin çıkacağını öğrenince gittik, stüdyolarının kapısını çaldık. Çok eğlendik, çok güldük, arada da müzik konuştuk.

 

Önce teker teker tanıyalım sizleri..

Başak Güleç, vokalist. Gitarist, Giray Ant. Hakan Ayaz, bas gitarist. Davulcu, Berkay Ertem. Ve Ezgi Ülkü, klavyede.

Şarkılarınızı kim yazıyor?

Giray: Birlikte yazıyoruz genelde.Pastel’i kim yazdı?

Giray: Pastel’i ilk Ezgi getirdi. Hep birlikte üzerine bir şeyler ekliyoruz.

Ben şarkılarınızı birer kere dinleyeyim demiştim. Pastel’i bir kere dinledim. Sonra bir kere daha. Sonra defalarca. Çok güzel bir şarkı, ellerinize sağlık. Peki albüm ne zaman çıkıyor?

Giray: Albüm, Haziran 2008’de (sonbahara da gecikebilir)..

Kaç şarkı olacak albümde?

Giray: On. Bir tane cover. Başak’ın (vokalist) babasının, Ertuğrul Güleç’in 70lerde hit olmuş bestesini cover yapacağız. Ne olduğunu söylemeyiz. Sürpriz!

Kayıtlar nefis olmuş internetteki. O dört şarkı internetteki halleriyle mi albümünüzde yer alacak?

Giray: Onlar demo hali. Tekrar hepsini baştan kaydedeceğiz.

Yola çıkarken model aldığınız birileri var mı?

Ezgi: Yok. Babam bana hazırlıktayken gitar almıştı. Grup kurmayı düşündük. Tamam dedim öyle. Gitgide bir sürü eleman değişti grupta zaten. İki yılı aştı bu kadromuz oturdu ve çalışıyoruz.

Kimleri dinlersiniz?

Giray: Şimdi ipodumu görsen Müslüm Gürses de var, Metallica da. Ama ağırlıklı olarak rock ve metal. Red Hot Chilli Peppers, Loreena Mc Kennit, Kuzey Avrupa müzikleri.

Sen Başak?

Başak: Beady Belle. Şebnem Ferah’ı çok severim. Özlem Tekin’i çok severim.

Ben vokalini benzettim ikisine de aslında.

Başak: Onları dinleyerek büyüdüm.

Vokalin çok iyi, çok güçlü. Sesine uyan şarkı seçmekte zorlandığınız oluyor mu? Hep güçlü şarkılar mı seçmeye çalışıyorsunuz?

Başak: Cover yaparken “beğenilir mi” diye düşünüyoruz.

Çevrilmiş bir filme soundtrack yapmanız istense hangi filme, hangi sahneye..?

Giray: Fight Club’ta en son binalar yıkılırken, Eternal Sunshine’da en son, barıştıkları sahnede.

Başak: Arizona Dream’in herhangi bir yerinde. Hoş, Goran Bregoviçle hiç alakamız yok ama…

İlk klip hangi şarkıya çekilecek?

Giray: Büyük ihtimalle cover’a..

Grup içinde çatışma oluyor mu? Enstrümanlarda, işte “bu şarkının şurası şöyle olmuş…vs” diye?

Berkay: Çatışma değil de tartışma oluyor. O her zaman olur. Herkesin tarzı farklı olduğu için. Grubun çoğunluk kararına kimse karşı çıkmıyor.

NTV’de, TRT’de yayına çıktığınızda, masumiyetinizi, çekingenliğinizi fark ettim. Umarım piyasanın dişlileri arasında o masumiyetiniz hiç kaybolmaz. Ne dersiniz?

Ezgi: Öyle göründüğümüze bakma (gülüyoruz). İlk defa yayına çıkıyorduk. İlk yayın heyecanı.

Türk rock piyasasını nasıl buluyorsunuz?

Giray: Bir dönem yükselişe geçti. Özellikle 2004’te Mor ve Ötesi’nin Dünya Yalan Söylüyor, Kurban’ın Sert albümüyle. Sonra Manga, Çilekeş güzel bir çıkış yakalandı. Ama ara ara durgun dönemlere de girdi. Ancak mp3 denilen bir şey var ki…

Böyle giderse mp3lerden oluşan minik bellekler mi çıkaracaksınız?

Giray: Var zaten öyle bir şey. Radiohead, son albümünü internetten çıkardı sadece ve hiçbir fiyat da koymadı. Gönlünüzden ne koparsa dediler.

Ne olacak bunun sonu?

Giray: Farklı çözümler var. Mesela mp3leri tagleyerek (etiketleyerek) indirdiğiniz anda faturanıza yansıyacak.

Telefon faturası gibi..

Giray: Evet. Onun dışında önemli olan insanların belli bir zihniyete ulaşması. Bunlar da çözüm değil. Adam onu kıracak teknolojiyi de bulur. Bir sanatçının yaptığı maddi yatırımın geri dönüşlerinden en büyüğü albümdür. Bu, bir şekilde sanatçının elinden alınmış oldu. İnsanlar bu açıdan bakıp en azından yerli gruplara veya sevdikleri müzisyenlere bunları yapabilirler. Albümlerini alabilirler, neden olmasın.

Uzun zamandır en büyük hayaliniz albüm yapmaktı.

Giray: Çocukluk hayalimdi benim. Rolling Stones mesela, 6570 yaşındalar. Yeni albümleri çıkıyormuş. O albümü yapacak haz varsa içlerinde bizde de olması gerekiyor. Olacak da.

İnsan niye müzik yapar?

Giray: Kendini anlatmak için. Çok hoşuna gittiği için de olabilir. Hakikaten insan kendini enstrümanıyla ifade edebiliyor.

Zaten hepsi aynı kapıya çıkmıyor mu: Edebiyat, sinema, müzik…

Berkay: İnsanlar yaptığı işten zevk alıyorsa…

Kimya mühendisliği okuyorsun..

Berkay: Ama hayalim o değildi. Hayat şartları. İlla güvence olması gerektiği için her genç gibi ÖSSye girdik, sonra bir bölüme.. Ama tabii ki hayalimiz her zamanki gibi müzik.

Üniversiteler böyle insanlarla dolu.

Berkay: Bu sistemde böyle olması çok mantıklı. Ortaokuldan, küçüklükten gelen bir yetiştirme ya da dala eğilme sistemi olmadığı için böyle oluyor. Hep kapak atmaya çalışıyoruz bir yerlere. Devamlı baskı yiyorsun. Böyle de bir zihniyet var.

Ekşi Sözlükte sizin için “artık Ankara’dan çıkma zamanı geldi” demişler 2006’da..

Giray: Haftaya çıkıyoruz. Aslında ilk defa Ankara dışında performans göstermemiz 13 Mayıs 2007de Roxy ile oldu.

Siz artık ilk aşamayı geride bıraktınız. Şimdi ellerinde şarkıları bekleyen, yapımcı peşinde koşan gençlere ne önerirsiniz?

Başak:Yarışmalara katılsınlar.

Ezgi: Sonuçta belli besteler yapmışlardır müzikle ilgilenenler. Bu bestelerin nasıl kaydedildiği çok önemli. Prodüktör çok önemli.

Giray: Öncelikle doğru insanı bulmaları gerekiyor. Kendilerinden daha tecrübeli insanlarla tanışıp bir şekilde, onların müziklerini dinlesinler. Herkesten daha iyi bilen bir kişi her zaman vardır bu müzik işinde. Farklı tarzdaki müzikleri de çok dinlesinler. Piyasalarını çok çok iyi tanısınlar.

En büyük hayaliniz?

Ezgi: Aynı evde yaşamak (gülüyoruz gene). 2009da Eurovision! Tek işimiz bu olsun istiyoruz. Hep birlikte olalım. Zaten çok yakın arkadaşız hepimiz. Hayat tarzımız bu olsun. Yapmak zorunda olduğumuz işlerden kurtulup…

Sanatla uğraşan insan kendi ismini öne çıkarmak istemez mi?

Berkay: Bizim ismimiz Felis zaten. O ismi öne çıkarıyoruz. Kimse kendisi için çalışmıyor. Herkes grup için. 

Konuk Yazar