“Based on a true story”

Güneş tekrar doğmuştu Konstantinople’un üstünde yine parlayarak,
Uykumdan uyanmıştım yeni bir heyecanla bunun ne olduğunu anlamayarak,
Ondokuz yaşına girmiştim daha dün, yaşam beni kucaklıyordu haykırarak,
Bugün bir mucize olacaktı sanki hissediyordum bunu çağlayarak

Adım Konstanz benim, sizlere kendimi tanıtayim

Kumral uzun saçlıyım, bal rengi gözlerim var
Ne uzun, ne kısayım; ne ince, ne şişman
Vatanım Bizanstır, Konstantinople’dur benim

Yaşamak benim için bir zevktir, aşk ise en büyük tutku,
Gün boyu dolaşırım caddelerde, kapılarda, surlarda,
İçime çekerim binlerce kokuyu coşkuyla,
Bu muhteşem şehir benim evim

Her gece bakarım ayışığına o en güzel aşkı dileyerek,
Bilirim evreni yaratan tanrı bana onu getirecek,
Saçlarıma dokunur her gece binlerce melek gülerek,
Ben aşkın yeryüzündeki ifadesi olmak istedim hissederek

Bugün evet bugün birşeyler değişecekti hayatımda,
Bunu haykırıyordu tüm evren bana çılgınca,
Ne olduğunu bilmeden attım adımımı sokağa
Geleceğimi getirsin bana ulu yaradan

***************************************************
Bekliyordum gene kapısında fakültemdeki sınıfın,
Hissediyordum sanki biri çıkacaktı oradan sona erecekti dualarım,
Daha dün gece tarif etmiştim arkadaşıma hayallerimdeki kızı,
Bir his diyordu bana evet bulmak üzeresin kesilecek duaların hızı

Derken kapısı açıldı sınıfın ve beklemeye başladım kim gelecek diye,
Görmek istedim nerde evrenin bana verdiği hediye,
Aslında pek de inanamıyordum, gelecekti bana ha,
Ben böyle düşünüp dururken çıktı içerden tüm varlığıyla o

***********************
Konstantinople’da baharın en güzel günlerindendi gene,
Aylardan Nisandı 1362’ydi sene,
Dolaşmaktaydım aşk şarkıları söyleyerek içimden yine,
Girdim başıma gelecekleri bilmeden pazarın içine

Ailem çok zengindi benim, saraylarda büyüdüm ben,
Ama değiştirmemişti bu rengimi, dalardım her yere küçümsemeden,
Tanırlardı beni, severlerdi de hep benim şehrimde,
Ama bu şehir bugün bir mucize görecekti kalbinin gözlerinde

***************************************************
Ağır ağır geçti yanımdan ben ona kitlenip kalmışken,
Gözlerime inanamıyordum, tarifim aynen bedenlenmişti harbiden,
Yeşil gözlerini nir saniye dikti suratıma,
Bir an içimde bir his uyandı, sanki tanıyordum onu önceden de girmişti hayatıma

***********************
Kilitlenip kalmıştı gözlerim onda bir anda pazarda gezerken,
Öyle güzeldi ki Tanrı Eros bedenlenip gelmişti harbiden,
Ama onda farklı birşeyler vardı anlatamadığım,
O da gözlerini dikti bana aniden

***************************************************
Evet bu oydu, uzun geceler boyu dualar edip dileğim kız,
Biliyordum artık kimi istediğimi, oydu kalbimi çalan hırsız,
Ne yapıp edip tanışmalıydım onunla,
Tanışmak ne kelime yaşamalıydım en büyük aşkı ruhuyla

***********************
Yaklaştı bana gülümseyerek, 
“Merhaba ben bu şehirde yeniyim, amcamın yanına yerleştim” diyerek,
Dilim tutulmuştu sanki konuşamadım nerdeyse diyemedim “adım Constanz”,
Sadece elimi uzattım ona, sonra uzaklaştım hızla titreyerek

***************************************************
Artık dualarımın bedenlendiği biri vardı hayatımda,
Onunla olacaktım sanki biliyordum, hissediyordum çılgınca,
Sonra mucizeler başladı, inanamadım olanlara,
2 ay sonra eleleydik onunla sarılıyorduk en büyük aşkla

***********************
“O gün benden nefret ettiğini sanmıştım” dedi bana, beni öperken
Şehrin surlarında oturup birlikte denizi seyrederken,
Rüyalarımın aşkını yaşıyordum ben, anlatamıyordum kelimelerle
O da paylaşıyordu aşkı benimle, haykırıyorduk birlikte

***************************************************
Onun elini ilk tuttuğumda biliyordum artık dünyam değişmişti,
Arayışım sona ermiş, mutluluğum AN’da bedenlenmişti,
Aradığım aşkı bulmuştum ama işin güzeli o da bana aşıktı aynı heyecanla,
Dünya daha bir güzel dönüyordu çevremizde, dans ediyorduk ruhlarımızla

***********************
Yaşadıklarımı dizelere dökmeye kalksam Homeros’u solda bırakırım eminim,
O muhteşem 3 yılı söyleyin bana kaç satırda anlatabilirim,
Muhteşem bir şehir, muhteşem bir yaşam, muhteşem bir o
Evrenden daha başka ne isteyebilirim

***************************************************
Ankara’nın puslu mavi gündüzleri bile parlıyordu sanki İstanbul güneşi gibi bana,
Artık erken kalkıyordum her gün, kavuşmak istiyordum hemen ona,
Taksilerin hızı bile yetişmiyordu, karşı geliyordum zamana,
Aşk; ne muhteşemsin sen, vurdurursun insanı sen tavana

***********************
Sonra ilerledi hiç karşı koyamadığımız zaman,
Birlikteliğimiz çok güzeldi ayrılmadık bir an,
Ama engeller çıkmaya başlamıştı önümüze bir bir,
Aşmıştık onları birlikte taa ki gelince o an

***************************************************
3 harika sene geçirdik biz onunla ruhuma kazınan,
Paylaştık sayısız güzelliği, sarıldık her zaman,
Ara ara tartıştık da tabii ama halletmiştik elele birlikte,
Geliyordu gelmesini istemediğim şey, erteliyorduk durmadan

***********************
İhtiyacım var benim paraya çok demişti o gün surların üstünde,
Bulmam gerekli acilen yardım etmeni rica ediyorum kaderim elinde,
Tabii demiştim yardım edecektim ona,
Ailem zengindi verebilirlerdi istedikleri kadar para.

O akşam istemiştim onlardan parayı, söylemiştim miktarı,
Ailem istememişti onu hiç reddetmişti rakamı,
Ağladım saatlerce belki fikirleri değişir diye,
Ne söyleyecektim ona bilmiyordum, bulamazdım da başka yerden para
Ailem tembihlemişti herkesi, kısılmıştım bir de tehditleriyle

***************************************************
Küçüklüğünden beri her gece fırlardı uykusundan korkarak,
Annesi çağırırdı yanına ağlayarak,
Yaklaşmayın derdi sanki üzerine gelenler varmış gibi kaçarak,
Benim aşkım geceleri sayıklardı, sızlayarak

Ne olduğunu, neden olduğunu ne o biliyordu, ne de bir başkası,
Küçüklüğünden beri rahat uyuyamazdı o, huzursuzdu hep aşkısı
Öğrenince sonradan nedenini inanamamıştım olanlara,
Hatırlayınca yaşananları, sarılmıştım sımsıkı ona

***********************
Diyememiştim ona reddedildiğimi, zaten yeterince kırgındım söylememiştim gerçekleri
“Bulamam maalesef sana istediğin parayı, ailemden de isteyemem üzgünüm”
Kelimeler zorlukla çıkıyordu ağzımdan ama izin vermemişti gururum, söylemiştim yalanı
Ve bakışlarının değiştiğini gördüm kırgınlıkla…

Biliyordu o aslında paramın olduğunu ve sanıyordu ki istesem istediğim kadarını alacağımı,
Ben kırgınlığını görüp tam itiraf etmeye hazırlanırken,
Bakışlarında bir hırs belirdi ve bitti o an aşk masalı
Dedi ki bana “Ya bulursun parayı, ya da öğrenir tüm Konstantinople aramızda olanları”

Şok olmuş kalmıştım gözlerimde bir ifade inanmayarak,
İçim kırılmıştı büyük bir çatırtıyla fırlamıştım yerimden ağlayarak,
Ben oradan uzaklaşırken koşarak, o da boşluğa bakıyordu donuk yaptığını anlayarak,
O anda dışarıdan gözlüyordu birisi bizi, yüzyıllar sonrasından inanamayarak”

*******************************************************
“Daha önceden birlikte yaşamışsınız ve hatta aşık olmuşsunuz” dedi bana Banu,
“Büyük aşkmış sizinkisi, doldurmuş koca İstanbul’u”
“Ama öyle bir olay olmuş ki kopmuşsunuz aniden”
“Şantaj yapmış sana ama kırılmışsınız aslında ikinizde derinden”

***********************
O gideli haftalar oldu, gözyaşı pınarlarım artık kurudu
Hırsına yenik düştü ne yaptığını bilmeden,
Söyledi bizi tüm Konstantinople’a rezil etmek istedi düşünmeden,
Ailem olaya el koydu beni eve kapatarak, haber gelmedi ondan haftalardır
Yalvardım tanrıya ağlayarak.

*******************************************************
“Sen genç ve güzel bir kızmışsın, o da yakışıklı bir erkek”
“Ailen çok zenginmiş; nüfuzluymuş İstanbul’da”
“O bir pazarcının yeğeniymiş, ama aşıkmışsınız çılgınca”

***********************
Birgün kaçtım gizlice evden, merak ediyordum ne oldu ona
Kızgındım elbet ama kalbim yanıyordu özlemle ve aşkla
Bulmam gerekliydi, en azından öğrenmek onu nerede
Pazara daldım görünmeden, amcasını buldum gizlice

*******************************************************
“Ailen bu olaydan sonra onu yakalatıp köle etmiş ve bir saraya satmış”
“O sarayda gündüzleri sürekli çalışmış ama…”
“Ama maalesef kapatıldığı karanlık hücrede her gece tecavüze uğramış”

***********************
Amcası bana söylemişti bana tutulduğu yeri sakın gitme oraya diyerek,
Köle etmişlerdi benim aşkımı, benim yüzümden isteyerek,
Kurtaramasam da görmem lazımdı mutlaka onu,
Bir at kiraladım pazardan, dörtnala gidiyordum ona, bilmiyordum gelmekte ikimizin sonu

*******************************************************
“Tabii ki her gece uykusundan korkarak uyanır zavallı kız”
“Halen etkisinde o hayatının, uzaklaştıramamış olanları kesmemiş ki acısı hız”
“Bunları ona söylersen korkabilir tabii o”
“Biliyorum ikinizin yüreği halen ediyor cız”

***********************
Ağlamaya çalışıyordum, tüm çığlıklarım boğazımdan çıkmaya çalışırken
Kitlenmişti tüm duygularım aşkımın cesedi kollarımda yatarken
Öldürmüşlerdi onu en sonunda ve atmışlardı gizleme gereği duymadan bir tarlaya,
Yoktum ben artık o andan sonra, bitmişti benim için dünya

*******************************************************
“En güzeli söylemesen bile affetmek bence”
“Zorlu bir hayat olmuş ikiniz içinde artık kapanmalı bu dosya peki ya sence”
“Affedin diyor rehber ruhlarınız sarılıyor size sevgiyle”
“Bitirin diyorlar geçmişi, sarılın da rahatlayın şimdi de”

***********************
Tepeden aşağı doğru bakıyordum, altımdaki yüksek uçuruma
Ayaklarımı sallandırmıştım kayalardan, sanki o varmışcasına yanımda
Gömmüştüm benim büyük aşkımın bedenini toprağa,
Geliyorum sana aşkım diyerek kendimi bıraktım boşluğa

*******************************************************
Sana şimdi söyleyeceklerimin ne olduğu anlayamacaksın belki ama,
Anlayacak ruhun zamanı gelince sen bunların gerçekliğine inanınca,
Seni yaşadığımız herşeyden dolayı affediyorum ve geçmişimizi evrene teslim ediyorum
Artık şu anda sana olan sevgim var benim için, aşığım sana sanki yüzyıllardır tanıyormuşcasına

Sarıldık bu sözlerimden sonra sımsıkı, içimden muhteşem şeyler akarken
O ne olduğunu anlamamıştı ama sarılmıştı tüm gücüyle aniden
Bitmişti artık tüm kızgınlığımız da, kırgınlığımız da, acımız da salıvermiştik birden
Yüzlerce yıl sonra olmuştuk birlikte yeniden

***********************
Gözlerimi açtığımda o yanımda duruyordu ışıklar içinde,
Ben ışıkları içindeydim, her yer ışıktı anlayamıyordum neler oluyordu,
Uçurumun dibinde görmüştüm yatan bedenimi,
O beden biliyordum ki artık benim değildi

Gülümseyerek yaklaştırdı bana dudaklarını duyarken çevremde binlerce alkış,
Bitmişti oyunun bu sahnesi, inmişti perde onaydı bunca haykırış,
Sonra hissettim bir ses ikimizin içinde diyordu bize
“Muhteşemdi bu sefer, inmesin bu perde sonsuza, deneyelim mi yeniden”

Ve dinlendik orada bir süre sonra seçtik bedenlerimizi sevgiyle donanarak,
Planladık yeni senaryomuzu birlikte neşeyle bağırarak çağırarak,
Ankara’da buluşacaktık bu sefer yaşayacaktık muhteşem bir aşkı gene bu topraklarda,
Verecektik binlerce güzel hediyte birbirimize ayrılacaktık 3 sene sonunda”

Görür görmez tanıyacaktık birbirimizi biliyorduk,
O ana kadar arayacaktık ikimizi bunu hissediyorduk,
Vedalaşıp öpüştük ve indik dünyaya sırayla,
İkimiz de hazırdık başlıyordu yeni bir macera….

***************************************************
Bekliyordum gene kapısında fakültemdeki sınıfın,
Hissediyordum sanki biri çıkacaktı oradan sona erecekti dualarım,
Daha dün gece tarif etmiştim arkadaşıma hayallerimdeki kızı,
Bir his diyordu bana evet bulmak üzeresin kesilecek duaların hızı

Derken kapısı açıldı sınıfın ve beklemeye başladım kim gelecek diye,
Görmek istedim nerde evrenin bana verdiği hediye,
Aslında pek de inanamıyordum, gelecekti bana ha,
Ben böyle düşünüp dururken çıktı içerden tüm varlığıyla o…

Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş

18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...