“Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış. Birinci mahallede ‘Evetama’lar yaşıyormuş. ‘Evetama’lar ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise ‘evet, ama’ diye yanıtlarlarmış. Ve yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymış bu mahalle sakinleri.

İkinci mahallede ‘Yapıcam’lar yaşarmış. Bu insanlar gerçekten ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış ama tam yapacakları sırda yapma şanslarını çoktan kaçırdıklarının farkına varırlarmış. ‘Yapıcam’lar mahallesinin insanlarının hepsinin dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş.

Üçüncü mahallede yaşayan ‘Keşke’cilerin hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama… her şey olup bittikten sonra. ‘Keşke’cilerin de hep başları kanarmış, duvara vurmaktan!

Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise ‘İyikiyaptım’lar otururmuş. ‘Keşke’ciler bu güzel evlerin arasında yürüyüşe çıkar, bu güzel evlere, ağaç gölgelerinin altında oynayan çocuklara hayranlıkla bakarlarmış. ‘Yapıcam’lar ‘Keşke’cilerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. ‘Evetama’lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğmadığından şikayet ederlermiş. ‘İyikiyaptım’ mahallesi ne istediğini bilen ve yapmak için gereken disipline sahip olan insanlardan oluşuyormuş. Bu insanların kusuru(!) beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmayışıymış….” Yaşam Cesurları Sever – Nil Gün
.
Sen hangisisin?
.
Nil Gün’ün bir kısmı çeşitli platformlarda yayınlanmış, bir kısmının da ilk kez bu kitapla okuyucuyla buluştuğu yazınlarının derlendiği çok güzel bir kitaptı. Nil Gün’ün anlatmak istediği konuyu hikayeler aracılığıyla okuyucuya taşıma üslubunu seviyorum. Tasavvufun mizacını hatırlattığı için sanırım.

Yolculuğumda derinleştikçe spiritüel arayışımın daha fazla evrensel yasaya, işleyişe dayanacağı, cevapların daha da karmaşıklaşıp, süptilleşeceği, daha paranormal olacağı gibi bir beklentim vardı önceleri. Halbuki ben derinleştikçe cevaplar öyle sadeleşti ki…. Bazen çok basit bir insani erdemde, bazen de önemsiz tek bir kelimenin manasında buldum cevapları… Bu da öyle bir kitaptı işte. Bence okuyun….