“Neşeli ve rahat bir şekilde çalışanlar daha etkili ve yaratıcı bir çalışma eğilimi sergilerler.
Durmadan çalışanlar, sadece stresle güdülenenlerse sevinç duymadan çalışırlar.
İşini uzun süre yapmaya devam edebilmek için ona sadece iş muamelesi yapma.
Onu bir keyif kaynağı olarak düşün.
Mutluluğa giden yol sadece doğru işi bulmaktan geçmez, yaptığın şeyden keyif almayı öğrenmekten de geçer.” Haemin Sunim – Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler
.
Hoşuna gitmeyen bir şey yapıyorken nasıl keyif alırsın?
Şu an önünde olan ve hoşuna gitmeyen ne varsa (iş, ilişki vb.) seçimlerin seni buraya getirdi. Başkalarının ya da hayatın dayatması gibi görünseler bile sen istediğin ve ‘evet’ dediğin için bunu deneyimliyorsun. Ya değişim için bir adım at ya da atamıyorsan şikayet etmeyi bırak. Değişim için hiçbir şey yapmadan, olduğun yerde şikayet etmek enerji israfıdır. Seni olduğun yere demirler ve daha çok şikayet edeceğin durumları hayatına davet eder. Seçimlerinin sorumluluğunu al ve şu an içinde olduğun durumun içindeki ‘iyiyi’ görmeye niyet et. Seçimlerinin sorumluluğunu almak duruma gösterdin direnci rahatlatır. Özsaygını yükseltir. Duruma bakış açını değiştirmeden durumu değiştirmeye çalışmak, aynı bakış açısını yeni deneyimine taşımak olacaktır. Hayalindeki şeye kavuşsan bile, onun içinde de mutsuz olacağın ve şikayet edeceğin pek çok şey bulacaksın.
.
Kitaplarını severek okuduğum, tüm dünyanın tanıdığı Zen ustası Thich Nhat Hanh bulaşık yıkamaktan mandalina yemeye kadar, her anın ve en basit eylemin daha büyük bir benlik anlayışına ve huzura yaklaşma fırsatı barındırdığını söyler. Yaptığın her ne ise bir seramoni haline getir. O an yaptığın en kutsal şey o olsun. Küçük şeyleri dahi keyif alarak yapmaya başladığında, hayatın zaten sana daha çok keyif veren deneyimlerle dolacaktır. Sahip olduklarınla mutlu olmayı ve yaptığın her şeyden keyif almayı öğrenmeden hayatında yaptığın değişiklikler, sana bir süre tatmin duygusu sağlasa bile eskiye programlı zihnin seni yine boşluğa ve karamsarlığa çekecektir…
.
.
.
Gündemimizdeki her durumun içindeki iyiyi görebildiğimiz, şikayetten şüküre geçebildiğimiz ve dileklerimize kavuştuğumuz bir gün olsun. 💙

****

“Biri sana, ‘Hayır,’ dediğinde duygusal davranıp kontrolünü kaybetme.
‘Hayır’ sana yepyeni ve şaşırtıcı bir dünyanın kapılarını açabilir.
‘Hayır’ seni beklenmedik bir şekilde iyi insanlara yönlendirebilir.
Değiştirilemez bir ‘hayır’ı zorlamaya başlarsan bu süreçte acı çeker ve diğer fırsatları kaçırırsın…”
Haemin Sunim – Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler
.
Değişim için adım at. Olmuyorsa zorlamayı bırak… 💙 Belli ki daha mutlu deneyimler sana ulaşabilmek için yolunu temizliyor…

****

“Doğru sözcükleri yanlış sözcüklere yeğleriz.
İçten sözcükleri doğru sözcüklere.
İçten eylemleri içten sözcüklere yeğleriz.
.
Nasıl konuştuğun genelde ne söylediğinden daha önemlidir.
Ve eylemlerin sesi sözcüklerden daha yüksek çıkar.” Haemin Sunim – Yalnızca Yavaşladığında Görebileceğin Şeyler
.
Bir şeyi dile getiriş üslubun, dile getirdiğin şeyden daha önemlidir. Tavrın sözcüklerinin önüne geçer. Ve davranışların da üslubunun ve sözcüklerinin önüne geçer. Eyleme dökülmemiş sözler, enerji israfıdır.
.
Dememiş miydi Ziya Paşa:
‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz,
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’ diye…
Yani; kişinin aynası eylemleridir, lâfarına bakma…
Aklının seviyesi ve karakterin eylemlerinde görünür….
.
.
.
Kitaptan alıntı yapmaya doyamadım. Kitabın yazarı, Güney Kore’nin en itibarlı Zen Budist öğretmenlerinden biri olan Haemin Sunim; ‘bu kitabı yavaş okumanızı öneririm’ dediği halde dayanamadım bitirdim. Tekrar okuyacağımdan eminim. Çok yalın ve içten bir anlatımı vardı. Çoğu belki bildiğimiz ama hatırlamaya ihtiyacımız olan gerçeklerle dolu sıcacık bir kitaptı. Sevgiyle tavsiye olunur…
Okuyana şifa olsun 🙏🏼😊
.
.
Sözlerimizin ve eylemlerimizin tutarlı olduğu ve aynı şekilde sözleri ve eylemleri tutarlı kişilerle yolunuzun kesiştiği bir gün diliyorum. ☺️💙