Fiziksel sebeplere bağlanan (fıtık, fibromiyalji, skolyoz vb) pek çok ağrıyı aslında bastırılmış duygular sebebiyle çektiğimizi ve bu ağrılardan ilaçsız, ameliyatsız, egzersiz yapmadan kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz?
.
New York Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Rehabilitasyon Merkezi’nde profesör olan Dr. John E. Sarno, her ne kadar ‘kitabı herkes okusun’ diye yazmış olsa da akademik değere sahip bir bilgi hazinesi yaratmış.
.
Geleneksel tıp yaklaşımının (yani biyolojik her rahatsızlığın biyolojik yollarla çözülmesi) artık evrimleşmesi ve hastalık tanılarında zihin-beden ilişkisinin gözetilmesi ve tedavi sürecinin bir parçası olması olması gerektiğini vurguluyor. Meslektaşlarını her hastalığın tanı ve tedavisinde içinde fiziksel olduğu kadar duygusal ve psikolojik altyapının da olduğu daha bütüncül bir yol izlemeye davet ediyor.
.
Kitabın isminin ‘Sırt ve Bel Ağrılarını İyileştirmek’ olduğuna aldanıp, kitabın sadece bu bölgedeki ağrıları anlattığını sanmayın. Sırt ve bel bölgesi stres sonucu ağrı spazmının en yoğun görüldüğü bölge evet! Ama Dr. Sarno; ülser, baş ağrısı, migren, egzama, peptik ülser, psoriazis, mide fıtığı, akne, huzursuz bağırsak sendromu, baş dönmesi, saman nezlesi, kulak çınlaması, astım, sık idrara çıkma, prostat gibi rahatsızlıkların temelininde de stres ve psikolojik etkenler olduğunu belirtiyor.
.
(Bu alanda diğer okuduğum kitapları düşünürsek bu liste çok sığ bile kalmış diyebilirim. Louise Hay, her hastalığın psikolojik bir nedeni olduğunu savunurdu ve danışanlarını bu sav doğrultusunda iyileştirirdi. Hatta, Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri ve Düşünce Gücüyle Tedavi kitaplarını okumadıysanız onları da listenize ekleyin derim.)
.
Kitaba geri dönersek; yazar klasik psolojinin savunduğu “hastalıktan ikincil yarar sağlama” savını da reddediyor. (Yani kişi hastalık karşılığında çevreden ilgi, sevgi, onay vb. alıyorsa ve bu alışveriş faydaya dönmüşse; zihin, bedendeki hastalığın devam etmesini sağlar.)Diyor ki; bu hastaya yapılacak büyük bir haksızlıktır. Kişi hoşa gitmeyen duyguları bastırma eğilimindedir ve bunun sonucunda GMS (Gerilim Miyozit Sendromu -Dr Sarno’nun stres sonucu oluşan ağrı tanısına verdiği isim) oluşur.

Özetle:
Yazara göre, bastırılan duygular sebebiyle ağrı duyuyoruz. Beden duygusal acıdan dikkati daha kolay başa çıkılabilir bir şey olan ‘fiziksel acıya’ çekmek için ağrı üretiyor. Eğer kişide ağrıya sebep olacağı söylenen ‘fıtık, skolyoz, siyatik vb’ rahatsızlıklar varsa bunun ardına saklanmak ve duyduğu ağrıyı bu tanılara dayandırmak psikolojik gerçeklerin üstünü örter. Çünkü yapılan pek çok yenilikçi araştırmada bu tanıların gerçekte -kişinin çektiği boyutta- bir ağrıya sebep olmayacağı, söylenenlerin temeli olmayan bir tıp alışkanlığı olduğundan uzun uzun bahsediyor. (Tabi bu arada gelenekçi meslektaşlarına da bol bol serzenişte bulunuyor.)
.
.
.
Her ne kadar ağrı çekiyor olsanız da olmasanız da beden-zihin alışkanlığını daha bilimsel bir çerçeveden anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyunuz ifinim…
.
Okuyana şifa olsun…
Keyifli bir haftasonu olsun… 💙