“Bir kere farkındalığa ulaştığımızda, yaptığımız işe kör bir gözle bakmak çok daha zor olacaktır. Yaşamlarımızda inançlarımızın yarattığı dramanın örneklerini görmeye başladığımızda, tepkilerimiz tarafından beslenen zihinsel tuzaklar, üzerimizdeki gücü kaybetmeye başlayabilir. Normal bir şekilde olumsuz bir çekirdek inancı tetikleyebilecek bir durumda olduğumuz bir sonraki seferde, otomatik olarak tepki vermek yerine hareketlerimizi seçme ve an’da kalma fırsatına sahip oluruz. Ve bu inançları sorgulayabiliriz.” Şimdiki An Farkındalığı – Shannon Duncan
.
Okuduğum onlarca psikoloji kitabında anlatılmış pek çok bilgi, en mükemmel ve anlaşılır şekilde 100 sayfaya nasıl sığdırılır? sorusunun cevabı oldu bu kitap. Geçtiğimiz aylarda okuduğum Isabelle Filliozat’ın Kalp Zekası kitabıyla da pek bir uyumlu oldu. O kitabı okuyan bunu da okusun derim. Ya da bunu okuyup beğenen, Kalp Zekası’nı da mutlaka okusun bence ☺️
.
Şimdiki An Farkındalığı, yeni bir şey anlatmıyordu benim için, ama çok önemli bilgileri tazelememi ve uzun zaman önce uygulamayı bıraktığım pek çok güzel tekniği hatırlamamı sağladı.
.
Adına ‘Farkındalık Kapsülü’ koydum. ‘Ben uzun uzun anlatımlardan hoşlanmıyorum. Az anlatsın öz anlatsın ve hayatımı aydınlatan bilgiler içersin’ diyorsanız mutlaka okuyunuz.
Not: ‘2018 EN’ listesine de aldım kendisini.
.
Sevgiyle tavsiye olunur. 💙

****

“Bir dağa doğru yürüyüşe çıktığınızda, patikada büyük bir kaya parçasıyla karşı karşıya kaldığınızı hayal edin. Bu kaya parçasının sizin ve patikanın arasında durduğunu ve zirveye kadar devam ettiğini biliyorsunuz. Ne yaparsınız? :
1. Hayal kırıklığına uğrar ve kayayı kenara itmeye çalışırsınız.
2. Derin bir nefes alır, kayanın etrafından dolaşır ve yürüyüşe devam edersiniz.
3. Vazgeçer ve eve dönersiniz.
.
Cevaplanması kolay bir soru gibi görünebilir. Ancak, şunu dikkate alın: Yaşamınızda hareket edemeyen kayalara karşı ne kadar sık öfkeyle tepki verir ve onu ne kadar sıklıkla itersiniz?
Değerlendirmek zorunda kalabileceğiniz gerçekçi seçenekleri düşünmek yerine ne kadar kolaylıkla bu fırsatlardan vazgeçersiniz?
Kendinizin ve hayallerinizin arasındaki engellerin nasıl üstesinden gelirsiniz?
.
Bir sorunla karşılaştığımız zaman hüsran ve kızgınlığı hepimiz deneyimleriz. Şeytana uymak; engelle boğuşmak ve onu isteğimize uydurmaya çalışmaktır. An’da bulunmak, sorunun gerçekliğini olduğu gibi görmemizi sağlar. O zaman geri adım atabilir, tekrar değerlendirebilir ve başka bir yaklaşım tarzı deneyebiliriz.” Şimdiki An Farkındalığı- Shannon Duncan
.
Olanı kabullenme, zihinsel özgürlük ve huzur verir. Duygusal tepkiler içinde körü körüne çırpınıp durmayız. diyor yazar Duncan. “Ne kadar sıklıkla, kendinizi herhangi bir gerçekle savaşırken buluyorsunuz? Belki biri otobanda yolunuzu kesti. Kızar mısınız? Bu, yaşamınızı nasıl geliştirir ya da durumu nasıl değiştirir? Otomatik olarak kızmak, küfretmek, tuhaf mimikler yapmak yerine, sadece gerçeği kabullenmeye çalışın…….”
.
.
.
Çoğumuz değiştiremeyeceğimiz durumlar karşısında üzülerek ya da uzun süre kafaya takarak olayları kontrol etmeye çalışırız. Sorunu odak noktası haline getirmek yerine çözüm yoluna odaklanmak, zaten olmuş olan, değiştiremeyeceğimiz durumlara karşı tepkisel tutumumuzu dönüştürmek için atacağımız adımlar hayat kalitemizi daha yüksek bir potansiyele taşıyacaktır.

Olaylar karşısındaki -ısrarlı- tepipkisel tutumumuz durumun gerçekliğine karşı direndiğimizi gösterir. Bu direnç etkili çözüm yolları bulmamızı engeller. Enerjimizi tüketir…
.
Bugün canını sıkan durumlara karşı tepkisel olmak yerine gerçeği kabul edip anlayış geliştirmeye dair bir adım atabilir misin?