Etrafımızı, evimizi, çantamızı, programımızı, günümüzü, gardırobumuzu, cüzdanımızı yani kısacası tüm hayatımızı ne kadar çok doldurursak o kadar tatmin ve dolayısıyla mutlu olacağımızı zannederiz. Bu kalabalığı yaratırken yaptığımız şey kendimizi yok etmektir aslında. Çünkü kendini sadece boşlukta yaratabilir insan. Azalınca çoğalır, sadeleştikçe özgürleşir ve hatta daha çok görünür olur diyor SADE kitabının yazarları Begüm Başoğlu ve Ege Erim… Hani bana HİÇ’liği anlatan güzel bir kitap soruyordunuz ya… İşte buradan başlayın derim.
Kitapta tabiki HİÇ’liğin tasavvufi felsefesinden bahsetmiyor. Ancak HİÇ’in temel prensibi olan “tüm sıfatlardan arınmanın” günlük hayata çok güzel bir uyarlaması olmuş. Gerek gardrobunuzda gerek evinizde gerek ilişkilerinizde gerek yaşam tarzınızda sadeleşmek başta alakasız gibi görünsede bilincinizde inanılmaz farkındalıklara vesile olur. Fiziksel gerçekliğimizde yaptığımız her değişiklik, enerjisel olarak da elbette bilincimizde etkisini gösterecektir. Kitaplarla, workshoplarla, eğitimlerle ulaşamadığınız farkındalıklara sadeleşerek (arınarak-HİÇleşerek) ulaşabilirsiniz aslında.
Sizi HİÇ’liğe daha çok yaklaştıracak, manevi bariyerleri yıkmanıza yardım edecek harika bir sadeleşme kitabı olmuş. Kitapta bir hayli ödev-görev var. Bunları yapmayacaksanız kitabı okumanın kendinizi kandırmanın bir anlamı yok. Eğer gerçekten “değişime” – “sadeleşmeye” hazırsanız bu kitaba başlayın dostlar. Ödevleri yapın, ve daha sonra sadeleşmenin verdiği huzurun, özgürlüğün tadını çıkarın… ❤️ HİÇliğe doğru… Herkese selam olsun….