“Evren bir titreşim, bir enerji yeridir. Bizim niyetimiz, arayan herkese bilgi aktarmaktır, ki böylece onların olduklarını değiştirip, giderek daha mutluluk verici bir şeye yönlendirmelerine yardımcı olabilelim. Realitenizde odaklanmış olan sizler, geçmiş yıllarda dikkatinizi ve odağınızı bildiğiniz şeylerden uzaklaştırıp, yeni yanıtlar aramaya başladınız. Bizim bilgi aktarma niyetimiz ve sizin yeni bilgi alma niyetiniz titreşimsel bir uyum yarattı. Bu davet kişisel olmasa da, bizi buraya sizin davet ettiğinizi söyleyebiliriz. Bizler ortak bir amaca sahibi ve ortak amacımız bizi buraya getirmiştir.” Omni

Kendisini 343 bireysel çok-boyutlu varlıktan oluşan bir grup bilinci olarak tanımlayan Omni, bu ruhsal varlıklara medyumluk yapan John L. Payne’in “Dünya ile neden ilgileniyor ve şimdi bizimle beden konuşuyorsunuzg?” sorusunun cevabını yukarıdaki gibi yanıtlamış.
Yükseliş serisi, Kryon, Ramtha gibi diğer boyut varlıkların medyum kanalıyla verdiği bilgilerin yer aldığı bir başka güzel kitaba başladım. “Ee bu diğer boyut varlıklar hep başka şeyler mi söylüyor? Neden bu kadar çok kitap var?” diyenler için, benzer soruları önceden kafasından geçirmiş biri olarak şöyle yanıtlıyım: Okulda tarih dersini anlatan 3 öğretmen var diyelim. Üçüde aynı şeyi anlatmalarına rağmen anlatım tarzlarıyla ya da belki o konuyu anlatırken değindikleri başka minik detaylarla fark yaratırlar. Aynı şeyi dinlememize rağmen farklı şeyler öğrenir, her seferinde daha derine ineriz. Belki ilk öğretmen anlattığında oturmayan detaylar ikinci öğretmenin anlatımıyla daha güzel yerleşir bilincimize… Bende böyle düşündüğümden aynı konuyu anlatsada farklı yazarları okumayı seviyorum. 🙂 Her yazar farklı bir bakış açısı, her kitap farklı bir enerjidir.. Çok iyi bildiğimi-anladığımı-uyguladığımı sandığım konularda bile hala bilemeyeceğim şeyler olduğunu gördüğümde, “ben biliyorum” demeyi de bıraktım. Attık sadece okuyor ve okuduklarımı içselleştiriyorum o kadar. Yoluma çıktıysa bana öğreteceği birşeyler mutlaka vardır diyerek hiçbir yazara ve kitaba önyargılı yaklaşmamaya hepsine şans vermeye çalışıyorum… ☺️ Bu yazdıklarımı neden yazdım bilmiyorum ☺️🙈 Omni’yi yorumlayacaktım bunlar aktı…❤

****

Omni’yi okurken bugün karşıma çıkan şu satırları hiçbir kısaltma yapmadan aynen paylaşıyorum. ‘’Omni- Gezegeniniz birlik bilincine doğru tekamuli bir değişimin ortasında bulunmaktadır. Bu birlik bilinci, bizim odağımızı ya da realitemizi tanımlarken sözünü ettiğimiz birlik bilincine benzer. Sizler bizim deneyimlediğimiz aynı bir’liği deneyimlemeyeceksiniz, çünkü fiziksel bedeniniz sizi sınırlar.

Fiziksel realitedeki tüm bilinç aşamaları fiziksel-olmayan realite tarafından ayna gibi yansıtılır; bunun tersi de geçerlidir. Siz odağınızı değiştirip birlik bilincini deneyimlemeye yönelttiğinizde, otomatik olarak, bizim dikkatimizi kendinize çekersiniz. Bunu şöyle koyalım: Eğer bir lise öğrencisi ile bir üniversite öğrencisi matematik çalışacak olsalardı, onlar aynı konu üzerinde, ama farklı düzeylerde odaklanacaklardı; bizim perspektifimizden, bu daha yüksek ya da daha aşağı bir düzey değildir. Bu benzetme bu olguyu kolayca anlayabilmenize yardımcı olabilir.

Bu zaman çerçevesiyle ilgili birçok kehanette bulunulmuştur; bunların çoğu, değişimin vuku bulma şekli bakımından yanlıştır. Biz geleceğe baktığımızda, bildiğimiz haliyle uygarlığı yok edecek büyük felaketler ve yerküre değişiklikleri görmüyoruz. Biz, sizin odağınız birlik bilincine daha çok yöneldikçe, siyasi ve toplumsal manzaranın hızla değiştiğini görüyoruz. Bazıları doğal felaketleri yaşayacaklar, çünkü bunlar da sizin seçmiş olduğunuz öğrenim vasıtalarıdır. Sizler komşunuzun adını bile bilmeden onunla yıllarca yan yana yaşarsınız. Bizim gözlemimize göre, bazen ancak bir felaket gelip çattığında, başınıza doğal bir afet geldiğinde, sizler birbirinizle ilişki kurar, yardımlaşırsınız. Sizin arayış biçiminiz böyle olduğundan, savaşlar, yaygın hastalıklar ve doğal afetler yaratmaya devam edebilirsiniz -ta ki insan türü olarak istediğiniz şeyi acı unsurunu katmadan elde etmeyi seçene dek. Acı ve mücadele gerekli değildir, ama siz onların istediğiniz şeyi artık vermediklerine ve onlarsız daha çok şey elde edebileceğinize karar verene dek onlar var olacaktır.

****

“Birçoğunuz dünyaya bakıp, onu Tanrı’nın gözünden düşmüş, ve çöküşe neden olan kalpsiz, Allah’sız, sapıtmış insanlarla dolu korkunç bir yer olarak görürsünüz. Bunların hiçbiri doğru değildir. İnsanlığın çoğunun gerçek kimliğini unutmuş olduğu doğrudur, ama bu da tümüyle planın bir parçasıydı! Her biriniz bu boyutta yaratmakta ustalaşmak için bu fiziksel deneyime girmeyi seçmiştiniz. Bunu yaparken, unutacağınızı, diğerlerinin unutacaklarını, ve burada olma amacınızı hatırlamaya başlamanızın bir hayli zaman alacağını biliyordunuz.

Siz “daha yüksek” ya da “daha iyi” bir yere layık olmadığınız için Dünya’ya gelmiş değilsiniz; siz daha büyük, herşeyi bilen, daha bilge benliğiniz bu meydan okumayı istediği için buraya geldiniz! Bu meydan okumayı tüm ruhlar seçmedi. Dünya’ya gelenler başka yerlere “layık olmamak” tan uzaktırlar, çünkü buraya gelmiş olanlar başka dünyalarda yaratmakta ustalaşıp da, ayrılık deneyiminde de ustalaşmak (iyice öğrenip ona hakim olmak) için buraya gelmeyi seçmiş olan varlıklardır. Bir kez, kendinizi Dünya üzerindeki yaşamı öğrenmeyi seçmiş bir varlık olarak görebildiğinizde, çevrenizdekilerin de gerçek kimliklerini kabul ve tasdik etmeye başlayacaksınız. Çevrenizdekilerin gerçek kimliklerini, içsel ya da dışsal olarak, daha fazla kabul ve tasdik ettikçe -bir izin verme, kabul etme ve sevgi deneyimine girerken- daha fazla huzur ve uyum hissedeceksiniz. ❤️Sevgi sizin yüksek amacınızın bir parçasıdır. Sevgi tüm yaratımın temelidir, ve ilk prensiptir. Onsuz, kalbinizin arzularını yaratamazsınız.❤️ ☝🏼️Çünkü başkalarını sevemediğinizde, kendinizi de sevemezsiniz, o zaman kendinizi kabul edemez ve kendinize izin veremezsiniz, ve izin vermeden hiçbir şey yaşamınıza giremez. Önce onu düşünmeli, sonra hissetmeli, ve sonra ona izin vermelisiniz. Siz böyle yaratıldınız. Dünyalar da böyle, önce hayal edilerek, arzu edilerek, ve sonra izin verilerek yaratılmıştır.” Omni

Bu nasıl güzel bir anlatım. Konuları şiir okur gibi nasılda birbirine bağlamış Omni… Tabii ona kanallık eden John Payne’nin de hakkını verelim.. Gerçekten müthiş bir kitap. Kryon alınmasın ama diğer boyuttan en saygı duyduğum varlık şimdilik Omni’dir.. ☺️ Şahane… Şahane… 👏🏼👏🏼👏🏼

****

“Kendinizi iyi hissettiğinizde, doğru yoldasınız demektir. Kendinizi rahatsız ya da kötü hissettiğinizde, o zaman size sadece istemediğiniz şeyleri verecek bir yoldasınız demektir. İyi hislerle ruhunuz size yukarı doğru yükselen bir sarmalda gidiyormuşsunuz gibi ilerlemeyi ilham eder; böylece bu gidiş giderek daha iyi hale gelir. Size, mantıklı ya da “doğru” olan, veya sizden beklenilen şeyi değil, size iyi bir his veren, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan şeyi yapmanızı tavsiye ediyoruz. Çünkü siz kendinizi iyi hissederken, ışık yayarsınız, ve ışık yayarken, kendinize güç ve enerji çekersiniz. Siz kendinize güç ve enerji çektiğinizde ise fiziksel boyutta bir üstat-yaratan olursunuz, ve bu boyutta bulunmanızın nedeni de BUDUR. Siz buraya yaratmaya geldiniz…. ❤️…Ruhunuz tüm düşüncenin yaratıcı olduğunu ve fiziksel boyutta tüm realitemizi yaratacak güce sahip olduğunuzu bilir. En derin arzusu sevgiyle tezahür ettirmek ve yaratan olmak olduğundan, o size hislerle yol gösterir… ❤️…Mücadeleyi ve yoksulluğu düşünürseniz kendinizi kötü hissedersiniz. Bunu yaptığınızda kendinizi kötü hissedersiniz, çünkü ruhunuz bu konular üzerinde düşünürken onları yaşamınızda yaratmaya başladığınızı bilir. Olumsuz hisler duyduğunuzda, onlar aslında ruhunuzun ‘Hayır! Hayır! Hayır! Böyle düşünme, senin istediğin şey bu değil!’ diye haykırmasıdır. ” Omni

Omniden mesajlar yağıyor. ‘Hisleriniz pusulanız olsun.’ Kalbimin paylaş dediği her cümleyi burada paylaşıyorum. Belliki bu postu görüp, yazıyı okuyup, içindeki mesajı alıp harekete geçmesi gerekenler var 😇
Onlar kendilerini biliyor…☝🏼️❤️