“Bazıları Çöpçü Beppo’nun aklının pek yerinde olmadığını söylerlerdi. Bunun sebebi, sorulan sorulara karşılık vermeyip sadece gülümsemekle yetinmesiydi. Önce düşünür ve sonra da cevap vermeye gerek görmezse susardı. Cevap vermesi gerektiğine inanırsa, daha da uzun düşünürdü. Bazen bir soruya cevap vermesi için iki saat, bazen de bütün gün geçerdi. Bu arada, elbette, soruyu soran kişi de ne olduğunu unutur ve Beppo’nun söylediklerini şaşkınlıkla dinlerdi.
.
Yalnızca Momo, Beppo’dan cevap alabilmek için uzun süre beklemesi gerektiğini bilir ve onun sözlerini rahatlıkla anlardı. Beppo’nun sorulara yanlış bir karşılık vermemek için bu kadar düşündüğünü bilirdi,
.
çünkü Beppo’ya göre, dünyadaki bütün anlaşmazlıklar kasıtlı ya da kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanıyordu.” Michael Ende – Momo
.
Şu Çöpçü Beppo acaba ben miyim diye düşünmedim değil bir an 🙂 Tıpkı ben 🙆🏻
.
Yine bitmesin diye yavaş yavaş okumaya çabaladığım ama (anlatım dili çok akıcı olduğundan) beceremediğim bir kitaba daha rastladım.
.
Ah Momo, keşke bitmesen…

****

“Zaman tasarruf edeyim derken aslında başka şeylerden tasarruf ettiğinin kimse farkında değildi. Yaşamlarının gittikçe daha zavallı, daha tekdüze ve daha soğuk geçtiğini kavramak istemiyorlardı. Bu gerçeği sadece çocuklar taa yüreklerinde hissettiler. Çünkü artık kimsenin onlara ayıracak zamanı yoktu.
.
Oysa zaman yaşamın kendisiydi. Ve yaşamın yeri yürekti.
.
İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu….
.
…’Yaşamda esas önemli olan’ diye konuşmasına devam etti adam, ‘insanların bir yerlere gelmeleri, yükselmeleri, bir şeylere sahip olmalırıdır. Kim ötekilerden daha öndeyse, daha iyi yerlerdeyse ve daha çok şeye sahipse başka şeyler de kendiliğinden gelir: Dostluk, arkadaşlk, sevgi, şeref gibi…”
.
Momo – Michael Ende
.
Evet, Momo bir çocuk kitabı. Ama büyüklere unuttukları erdemleri en güzel, en sade anlatan (hatırlatan) da çocuk kitapları değil mi zaten? Lafı dolandırarak anlatan, yazarın egolarıyla dolu, bilgisini şişirerek piyasaya kanıtlamaya çalışan, para kazanmak için yazılmış kişisel gelişim kitapları (istisnalar elbette var:) mı? Yoksa çocukların o saf, o masum zihinlerine hitaben yazılmış, ve hatırlamaya ihtiyacımız olan o nice erdemleri en ince şekilde bize hatırlatan çocuk kitapları mı?
.
Cevabım belli… 🙂 Sizin de tahmin edeceğiniz gibi… ❤️
.
Liste başım tabiki ‘Küçük Prens’.
.
‘Momo’ da bu zamana kadar okuduğum çocuklardan çok büyüklerin okuması gerektiğine inandığım ikinci en güzel çocuk kitabı oldu. Tekrar okunacaklar arasına da hemen eklendi… 😊❤️