“Biyolojik açıdan konuşursak, büyük oranda, diğer hayvanlar gibi korku duymamızı sağlayan bir donanıma sahibizdir ancak bizim zihinsel, dilsel ve simgesel yeteneklerimiz duygularımıza bambaşka bir mahiyet kazandırır. Bir yabani tavşan başka kıtada yaşayan bir avcıdan korkmaz ve beslendiği yiyeceklerde zehir olup olmadığını pek dert etmez. Yabani tavşanın korkusu şimdi ve burada etrafında olanların bir sonucudur. İnsani korkuyu diğer hayvanların yaşadığından farklı kılan öncelikle fizyoloji değil, daha ziyade korku uyandırmaya muktedir şeylerdir.” Lars Svendsen – Korkunun Felsefesi
.
Bana kalırsa insanların korkularını hayvanların yaşadığı korkudan farklı kılan en önemli şey; insanların korkularının %90ını ‘ihtimaller ve senaryolar’ üzerine düşünerek tamamen gerçek dışı olayları zihinlerinde yaratarak kaygı ve endişe duymalarıdır.
.
Endişelenmek için son derece haklı sebeplerimiz olduğunu düşündüğümüz ama içinde bulunduğumuz AN’da olması mümkün olmayan senaryoları zihnimizde yaşatarak bedenimizin sanki her şey o AN oluyormuş gibi tepki vermesine sebep oluruz. Beden, olayları gerçekten yaşıyor muyuz yoksa zihnimizde mi canlandırıyoruz ayırt edemez. Limonu düşündüğünüzde ağzınızın sulanması ya da tahtaya tırnağımız sürttüğünde çıkan sesi düşündüğümüzde içimizin bi garip olması gibi, ya da korku filmi seyrederken sanki her şey içinde bulunduğumuz anda olmaktaymış gibi korkarız… O AN olmayan korkunç senaryoları düşünürken de bedenimiz sanki her şey o AN oluyormuş gibi tepki verir. Kendimize yaptığımız zihinsel işkence sonucu biriken bu duygusal baskı hastalıklara da zemin hazırlayan en önemli sebeptir.
.
Kitapta “korkuya sebep olan deneyimlere defalarca maruz kalınca, kişi sanki organizmanın korku duyma yetisini geliştiriyormuşçasına ilgili organlar (amigdal) gerçekten büyür. Bu da nihayetinde kronik olarak korku ya da kaygı halinde bir bünyeyle sonuçlanır.” diyerek kronik stres ve kaygının sebebini de detaylarıyla açıklıyor.
.
Çözüm; farkındalığımızı her daim AN’a getirmek ve bunu alışkanlık haline getirene kadar bir dizi yardımcı egzersizden faydalanmakta yatıyor. Thich Nhat Hanh ve Eckhart Tolle’un kitapları bu anlamda birer hazinedir. 😊❤️ Benden söylemesi…. 💕

****

-Daha büyük bir kavrayışa hazır olduğu halde- artık kendi doğasını anlamaya yönelik sorular sorması gerekirken, hala sığ sularda yüzen ruhun kaderidir huzursuzluk. 🍁🍂💛

****
“Mümkün dünyaların en iyisinde yaşadığımızı iddia etmiyorum, daha kötü pek çokları olmuştur ve muhtemelen insanlık tarihinin büyük bölümü böyleydi. Eğer insanoğlunun tarihinde yaşamak istediğimiz bir noktayı özgürce seçebilseydik tam şimdi büyük olasılıkla en optimum tercih olurdu. Korkumuz lüksümüzle birlikte doğan bir problemdir: Öyle güvenli hayatlar sürüyoruz ki hayatlarımız üzerinde fiilen bir tesirde bulunma şansları bulunmayan sayısız tehlikeyi kendimize dert edinebiliyoruz. Çağımız doğal olarak birçok ciddi meydan okumayla yüzleşmek zorunda: Yoksulluk, açlık, iklim değişimi, siyasi ve dini ihtilaflar vb. İhtiyacımız olan şey, insanlığın bu problemleri adım adım çözme kabiliyetine inanç duymak, hatalarımızdan dersler çıkarmak ve daha iyi bir dünya yaratmak; kısacası insancıl bir iyimserlik.” Lars Svendsen – Korkunun Felsefesi
.
Yazar, gıdalardaki tarım ilaçlarından ya da eloktronik eşyalardan yayılan radyasyondan hatta terörizmden ziyade bu şeylerin bize zarar vereceğine olan inancımızın bizi daha çok hasta ettiğini, toplumdan ayrıştırdığını, yalnızlaştırıp özgürliğümüzü elimizden aldığı savını gerek istatistiklerle gerek felsefeye, sosyolojiye, politikaya hatta edebiyata dayanarak savunuyor kitap boyunca. Bu sözde zararlı ve hasta eden unsurların medya aracılığıyla bir felaket ve mutlak ölüm ve hastalık getirecekmiş gibi aktarılan sunum şeklinin çok çok daha tehlikeli olduğunu, kendi ellerimizle bir korku toplumu yarattığımızı anlatıyor.
.
Kitabı bitirmekte biraz zorlandım sanırım. Felsefeye daldığı sayfalarda iki üç gün oyalandığım bile oldu. Neyse ki kitap sonunda, verdiğim mücadeleye değdi diyebildim. ☺️🙈
.
Korkunun doğasını daha iyi anlamamı sağlarken içimdeki umudu beslediğin için teşekkürler ‘Korkunun Felsefesi’ … 😊💕
****