“Hiç şüphe yok ki, iyi ve kötü düşüncelerimizin yoğunluğuna bağlı olarak kendi yarattığımız olaylar her taraftan etrafımızı sararak, kendimize ve çevremize refah ve keder veren, iyi ve kötü karmayı oluşturmaktadır.
.
İnsanoğlunun altüst olmuş kötü düşünceleri her doğrultuda yayılarak, evrende benzer bir yaratıcı bulup tahribat yapmak için onun yaratıcı gücünü kullanmaktadır.
.
Büyük Karma Yasasının ana hatlarını ve işleyiş bilgisini öğrenen insanoğlu; evrimine hız kazandıran ve onu esaretinden kurtaran bu yasanın hayata geçirilmesiyle, onun ırkı çok geçmeden dünyanın kurtarıcıları ve yardımcılarından olur.
.
Bu gerçeklere inanmak hayatına mükemmel bir korkusuzluk, cesaret hatta sarsılmaz bir huzur verir: Hak etmediysek hiçbir şey bizi değil incitmek bize dokunamaz, hiçbir şey bizi yaralayamaz. Ve her şeyde olduğu gibi, ekilen bir hasadın toplanabilmesi için bir mevsim olgunlaşması gerekiyorsa, bizim de öyle olgunlaşmamız gerekir. Bu avare hayatta bugüne kadar yapılmamış olanlar (acı verici bile olsa), şimdi veya gelecek bir zamanda dengelemeler yapılırsa, artık bize sorun olarak yansımazlar.
.
Bu yüzden kötü karmayla neşeli bir kalp ile yüzleşmek, memnuniyetle üzerinde çalışmak ve iyiliklere yönelerek dengelemek gerekir….” Annie Bessant – Karma
.
Bedri Ruhselman’ın meşhur kitabı İlahi Nizam ve Kainat’ın mini özeti kıvamındaydı bu küçük kitap. Yazım dili de en az İlahi Nizam ve Kainatın yazım dili gibi ağırdı çoğu yerde. Okurken zaman zaman tekrar etme ihtiyacı hissettim. (Kitabı geçen ay okudum ama ancak paylaşma fırsatı bulabiliyorum 🙈☺️)
.
Karma olgusu bizdeki ‘ne ekersen onu biçersin’ temeli üzerinden derinleşen bir okyanus. Açıkçası bazı yönlerden beni çok tatmin etse de bazı yönlerden bende pek oturmamış bir konudur kendisi. ‘Bu hayatta yaşadığım zorlukların geçmiş yaşamlarımdan gelen borçları ödemek üzere yaşadığım’ fikri bende hala havada asılı duruyor. Bu şekilde düşünmek, bu hayatımdaki davranışlarımın sorumluluğunu almak yerine bu inancın arkasına saklanmak ve bahane üretmek gibi geliyor nedense. Doğrudur ya da yanlıştır bilemem.

Bende hala okuma, araştırma ve sorgulama safhasındayım. Okudukça, içselleştirdikçe fikirlerim değişiyor, dönüşüyor derinleşiyor. Bu yüzden okumak başlı başına şahane bir eylem değil mi? ☺️
Bu muhteşem yolculukla bana eşlik eden kitaplarımın ve bu kitapların benimle buluşmasını sağlayan her şeyin varlığına şükürler olsun. 🙏🏼
.
Okuyana şifa olsun.
💙
.