“Mit, her varlık atomunun içinde ve çerçevesinde olan bir sessizlik doluluğunun açımlanmasıdır. Mit, aklın ve kalbin, derin biçimde bilgi yüklenmiş mecazlar sayesinde tüm varoluşları saran ve dolduran o en son gizeme yöneltilmesidir. En gülünç ve açıkça saçma anlarda bile, mitoloji, aklı gözün az ötesindeki bir dışavurulmamış alana yöneltmektedir.” Joseph Campbell
.
Öncesinde hazırlık yapmanın şart olduğu, ilk kez mitoloji okuyana ağır gelebilecek derin mi derin bir kaynak kendisi.
Farklı kültürlerin halk hikayelerinin ve mitolojilerinin tek bir kitapta toplanması ve bunların insanın kendini bilme yolculuğuna bağlanması = Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
.
Fırtınada sığındığım bir liman gibiydi. Masalların, hikayelerin arasında kayboldum, dinlendim, nefeslendim… Kitap kolay aktı diyemem ama her güzel şey kolay olacak diye bir şey yok, değil mi? İyi ki okudum. Biliyorum ki tarih ve mitoloji temelli araştırma yolculuğumda tekrar tekrar dönüp başvuracağım bir kaynak olacak. Kısaca; zordu ama çok güzeldi…
.
.
.
Spiritüel, psikoloji, metafizik…. Hangi alanda okuma yaparsanız yapın, derine indikçe yolunuz hep ‘Mitoloji’ye çıkıyor. İyi ki de çıkıyor… Bu da aklıma Mevlana ile Şems’in bir sohbetini getiriyor. “Varmak” diye bir şey yok derdi Şems Mevlana‘ya. “Hep gitmek var.” Bazen kolay, bazen zor… Amaç; yılmadan, usanmadan hep devam etmek… Ve hep daha derine inmek… 💙 Okuma yolculuğu denince her daim aklıma gelen bu diyalog oluyor… Bu sebepledir ki bitmek tükenmek bilmez bir merakla okumaya, öğrenmeye, keşfetmeye devam ediyorum…
Çünkü ‘varmak’ diye bir şey yok… Hep gitmek var…