“Seth, kardeşi Osiris’i kesip küçük parçalara ayırarak bu parçaları dünyanın dört bir yanına saçar. Bu, her şeyi bütünlük içinde tutmak yerine, parçalara ayırıp dağıtan dualistik zihnin, dualitenin sembolüdür. Özet olarak anlatırsak, Osiris’in oğlu Horus da babasının intikamını alır. Bu durumda Seth, Apophis’in sembolü, Horus da maat’ın sembolüdür. Böylece Horus, gerçeğin, her yerde her zaman hazır olanın, ebedi huzur ve barışın ifadesidir ve Seth de dualistik doğanın ifadesidir.

Bu mit, bu iki veçhe arasındaki çatışma hakkındadır ve mitin nihai anlayışında Seth-Horus adlı bir varlık ortaya çıkar; burada, Seth ve Horus tek bir varlık olarak birleşmişlerdir. Horus, şahin-başlı bir insan olarak gösterilir ve Seth, köpeğe-benzeyen başlı bir insan olarak gösterilir. Bunun simyasal anlayışına göre, insanlar illizyonun ve gerçeğin ortak bir karışımında birleşmişlerdir. Burada Seth’in hayvani doğası vardır ki bu temelde bağışlamayı, öfke ve kıskançlıktan kurtulmayı reddeden bir doğadır, ve bu nitelikler onu bu mitte şeytani bir veçheye sahip oldukları anlamına gelir. Burada simyanın söylediği, bu mitin söylediği şey, sizin bulunduğunuz yerin gerçeğini yani hem bağışlamaz, kıskanç, küçük ve öfke dolu, hem de yüce, sevgi dolu ve şefkatli yanlara sahip olduğunuzu kabul ve tasdik etmenizdir.

Süregelen soru şudur: Hangi yanınız hakim olacaktır? Hangi doğanızı ifade etmeyi seçeceksiniz -Seth doğanızı mı, yoksa Horus doğanızı mı? Onların her ikisi de oradadır ve her an hazırdır, çünkü hayat neyi ifade etmeyi seçtiğiniz hakkında sürekli özgür iradenizle karar verdiğiniz bir süreçtir. Mısır’ın Gizem Okulları’nda rahipler ve rahibeler, ahlaken hangi taraftan davrandıklarını hissetmek için inisiyeleri inceden inceye tetkik ederlerdi. Eğer bir inisiye Horus-gibi’den çok, Seth-gibi ise, yani, bağışlamazlık, kıskançlık ve öfke kalıpları barındırıyosa, o zaman onun içsel öğretileri ve uygulamaları öğrenmesine izin verilmezdi, çünkü böyle dengesiz birini güçlendirmek tehlikeli bir şey olurdu.

Böylece, öğrenciler, rahipler ve rahibeler tarafından seçilirdi. İnisiyelerin ahlaki niteliklerini saptamak Gizem Okulu’nun bu koruyucularının bir sorumluluğuydu. Bu süreç bugün aynı şekilde işlememektedir, çünkü bugün bunu her birey kendi kendine yapmak zorundadır.

Dünya artık daha yüksek bir titreşim alanına geçmektedir ve bu, insanların Seth doğası ve Horus doğası da dahil olmak üzere her şeyi uyarmış, harekete geçirmiştir. Dünyanın titreşiminin yükselişine karşılık olarak, birçok insanın en kötü ve/veya en iyi yanları ortaya çıkmaktadır. Ve farkında olsanız da olmasanız da, hayatınızda yaşadığınız durumlar seçim yapmanız için size bir fırsat sağlamaktadır. Karşınıza çıkan durumlara Seth yanınızla mı, yani öfke, kıskançlık, küçüklük, bağışlamazlıkla mı karşılık vereceksiniz? Yoksa o duruma Horus yanınızla mı, yani sevgi, şefkat, anlayış ve doğrulukla mı karşılık vermeyi seçeceksiniz? Duygusal tepkileriniz kaderinizi ve hayatınızda gelişecek kalıpları yaratır. Günlük yaşamınızda yaptığınız seçimlerle ‘cennete ya da cehenneme’ giden yolu inşa edersiniz.” Hathor Bilgileri – Tom Kenyon & Virginia Essene

****

Hathorlar’ın Tom Kenyon kanallığıyla yapılan medyumik celseler aracılığıyla ilettiği bilgilerden derlenen ‘Hathor Bilgileri’ aynı zamanda çok güzel meditasyon ve enerji çalışmaları da içeriyor. Kitaptaki bazı uyumlanma ve topraklanma çalışmalarını zaten yıllardır uyguluyordum ve çok faydasını gördüm. Yeni öğrendiklerimi de ihtiyaç hissettiğim zamanlar uygulamama katmaya başladım. Aslında farklı kitaplarda, eğitimlerde yer alan tüm yöntemler temelde aynı amacı taşıyor ve birbirlerine çok benziyorlar. Sırf bu uygulamaları öğrenmek için bile okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kanal bilgisi kitaplarını, evrensel pek çok bilgiyi içeren, uyuyan bilinçleri uyandırmayı amaçlayan yoğun spiritüel bilgi içerdiğinden hassas içerikli kitaplar olarak nitelendiriyorum. Okumaya çekiliyorsanız, okuyun. Kararı zihniniz değil kalbiniz versin. Zihinle okursanız sabote edersiniz. Bazı kitaplar kalp ile okunmalı. Bu da onlardan bir tanesi… 😊

Hathorlar benim özel olarak merak ettiğim ve çekildiğim çok boyutlu kozmik bir uygarlık. Bu uygarlığın, Kadim Mısır döneminde insanlarla çok yoğun temasları olmuş. Bu sebeple Antik Mısır tarihine baktığınızda bu uygarlığa dair pek çok bilginin çeşitli tapınakların duvarlarına işlendiğini görürsünüz. Bu uygarlık, bizim olduğumuz boyuta gelebilmek için Sirius Yıldız Kapısını kullandıklarını, yapılan medyumik celseler sırasında bildirmişler. Bu bilgiler Mısır hiyerogliflerinde yazan bilgilerle de örtüşmektedir. Bu kadim bilgilerde Orion ve Sirius Yıldız sistemleri, tanrıların evi olarak belirtilir ve özel bir öneme sahiptir. Tam da bu konuyu inceleyen, Robert Bauval’ın “Tanrıların Evi Orion’da”yı okuduktan sonra Hathor Bilgileri”ni okumak öyle tamamlayıcı oldu ki yine kitap seçimlerim konusunda karar alıcı olarak aklımdan ziyade iç sesimi takip ettiğim için kendimi kutladım. ☺️

Bu döneme kadar (hatta hala) modern tarihçiler bu hiyeroglifleri gerçek dışı, masallar, söylenceler olarak yorumlamışlardır. Ancak George Orwell’in 1984 distopyasında anlattığı gibi ‘Tarihi bilgiler çok kolay değiştirilebilir.’ Bize söylenen ve ‘Tarih’ diye anlatılan her şeye körü körüne inanamayız. Çoğunun inanmamızı istedikleri şekilde manipüle edilmiş bilgilerden oluşmakta olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Okumalarımızı tek bir disipline bağlı kalmadan, çok boyutlu ve çok yazarlı şekilde yürütmemiz gerekir. Araştırma sahanızın içine bu tür kanal bilgilerini, bilimi, ezoterizmi, mitolojiyi, kadim uygarlıklar tarihini, dinler tarihini, arkeolojiyi, deneyimlerinizş, aklınızı ve kalbinizi katmanız gerekir. Bu şekilde çok boyutlu bir araştırma yaptığınız zaman hepsinin birbirini tamamlayan bilgiler verdiğini görürsünüz.
Sadece spiritüel kitaplar okumak, sadece tarih okumak, sadece bilim okumak sizi sığ bir bakış açısında tutar. Gerçeklerten uzaklaştırır. Kolay manipüle edilebilir, limitli bir bilinç yapınız olur. Farklı disiplinler okuyarak kabınızı genişletin!
.
Bilmediğimiz çok ama çoook şey var diyerek bu kısmı burada bırakıyorum. 🙃
.
Eğer konu ilginizi çekiyorsa önce “Tanrıların Evi Orion’da” sonra da “Hathor Bilgileri”ni okuyun derim. Tabi kalbiniz başka bir seçim konusunda sizi dürtmüyorsa. Hathor Bilgileri’ni ‘2019 EN’ listesine alıyor ve meşhur sözümle bir kitabın daha yorumunu noktalamak istiyorum. “Aradığımız tüm cevaplar Kadim Uygarlıklar tarihinde saklı!”
Okuyana şifa olsun.
Sevgiler.