Kökeni Mu ve Atlantis’in sırlarına kadar uzanan ve bizim insanlık tarihimizde çeşitli toplumların bünyelerinde yaşamış olan gelenekler vardır. Bunlar gizli yapıdadırlar. Bu eski gelenekler, ancak bazı özel merkezlere (Ana merkezi Mısır’dır.) bağlanılmak vasıtasıyla öğrenilebilirlerdi. İşte bu ezoterik yani gizli bilgileri öğrenmek için girilen uzun ve zorlu yolun tamamına ‘inisiyatik öğrenim’ (inisiasyon) adı verilirdi. Sırların herkese açıklanmaması birinci şarttı. Bunlar ancak belli, sınırlı kişiye açıklanırdı… Bu süre içinde inisiyatör, inisiye adayını son derece zorlu sınavlardan geçirirdi. İnisiye adayı birbiri ardına gelen sınavları geçmeden bir üst aşamaya kesinlikle geçirilmezdi.
.
Bir inisiye adayı olmak için ön koşulları geçebilmiş olan adaya önce küçük sırlar açıklanır, adayın ilerlemesine ve kavrayışına bağlı olarak daha sonra da büyük sırlar açıklanırdı…
İşte, kadim uygarlıklar zamanında inisiye adaylarına öğetilen o ‘Küçük Sırlar’ın bazıları:
.
(Bu kısmı kitaptan aynen alıntılıyorum.)
“*İnsan egosunun esiridir. Bu esarettten kurtulmadan özgürleşemez. Bunu gerçekleştirebilmek için fazlalıkların terkedilmesi gerekir.
*İnsan kendi üzerinde uygulayacağı pratik çalışmalarla bu yolda başarıyla ilerleyebilir.
*İnsan varoluş itibariyle kendisinin hayal bile edemediği büyük bir potansiyele sahiptir. İçinde gizli olan bu potansiyel tanrısal bir güçtür.
*İçinde uyumakta olan bu tanrısal güç ancak ‘Kendini Bilme Çalışmaları’yla ortaya çıkartılabilir. Bu gücün ortaya çıkmasına engel olan en önemli etkenler: Gurur, kibir, ön yargılar ve tabulardır.
*Bu tanrısal güç her insanın özünde vardır. Ancak herkes bu gücü ortaya çıkartamaz. Büyük bir çoğunluk bu bilgiden haberdar bile olmadan yaşar. Yani insanlar uyumaktadır.
*Uyanmış insan bu sırra eren kişidir.
*Uyumakta olan genel insan kitleleri, birçok yaşamlar boyunca bilmeden bu gücü ortaya çıkartmaya çalışırlar. Yani insanlar bir kez dünyaya gelmezler. Birçok kez doğumlar ve birçok kez ölümler vardır. Yani insanlar tekrar tekrar doğarlar.
*İnisiasyon bu uzun süreci kısaltır.

****

Ergun Candan’ın kitapları çok kıymetli. Çok değerli bir araştırmacı. Kendisini belki eskiden Kanal D’de yayınlanan, hazırlayıp-sunduğu ‘Sınır Ötesi’ programından hatırlarsınız. Bu adamın taktir ettiğim ve kendime örnek aldığım en değerli yanı deli gibi araştırma yapması ve bir bilginin doğruluğunu kendi yaptığı araştırmalardan sonra kabul etmesi. Kulaktan dolma olmayan, tek kaynaktan beslenmeden, sırf biri söyledi diye ‘öyleyse doğrudur’ demeden ve karşılaştırmalı olarak bir çok öğretiden yararlanarak muhteşem bir eser hazırlamış. Bu karmaşık diyebileceğimiz bilgiler dahi, mükemmel bir dizimle ancak bu kadar güzel ve yalın anlatılabilirdi.👏🏼
.
*Gizli Sırlar Öğretisi
*Lemurya Yolu
*Antik Mısır Sırları
Bu üç eseri yine size paket olarak okumanızı önereceğim😊
(Bu pakete daha sonra başka kitaplarda eklenebilir:) Hepsi birbirini tamamlayan şahane kitaplar…
.
.
.
.
Hep derim, ‘ne zaman kadim uygarlıklar dönemini daha iyi anlar ve çözeriz o gün aradığımız diğer cevapları da bulduğumuz gün olacaktır.’ Yani ‘Şimdinin cevabı geçmişte saklıdır.’ Ergun Candan da bunu şöyle dile getirmiş: “Ne kadar ileriye gidebilmek istiyorsak, o kadar geçmişe geri dönme mecburiyeti vardır. O zaman aradığımız bütün sırların büyük bir bölümünün, geçmişte gizli olduğunu görmemiz mümkün olacaktır.”
.
Bu sebeple ruhsal gelişimine önem veren herkesin bu kadim öğretileri de sorgulaması, insanlığın saklanan gizli geçmişini öğrenmesi gerekir.
.
Lütfen size sunulan bilgilerle yetinmeyin. Araştırmacı olun. Aynı bilgiyi başka kaynaklardan da okuyun. Karşılaştırın. Kendi sonuçlarınıza kendi akıl ve kalp süzgecinizle ulaşın. Bildiklerinizle yetinmeyin. Hazır bilgi yemeyin. Koyun olmayın. Yem yutmayın… (Aynı konuyu defalarca okumaktan sıkılmıyor musun? Anlamadığın için mi 50 kere okuyorsun diyenlere cevabım olsun:)
.
Önce ‘kendime’ sonra okuyan herkese niçazane tavsiyemdir…