“Ben söylediklerimden sorumluyum ama sizin ne anladığınızdan sorumlu değilim. Siz kendi anladığınızdan, kafanızın içinde duyduklarınızdan sorumlusunuz çünkü işittiğiniz her kelimeye anlam yükleyen sizsiniz.” Don Miguel Ruiz – Beşinci Anlaşma

Kendini sürekli başkalarına açıklamaya çalışan, sık sık yanlış anlaşıldığını düşünenlere farklı bir bakış kazandıracak beş yıldızlı bir anlatım. (Öncesinde dört anlaşmayı -1.kitabı- okumayı unutmayın) 🌟👏🏼
Okuyana şifa olsun. ❤️

Kitap bitti.
Yeniden okunacaklar rafına alındı. Tavsiye listesine itinayla eklendi.
Şimdi kitabı okurken aldığım notlar üzerine oturup düşünme vakti. 🙂

****

“Farkındalığa sahip olmanız, başkalarından daha iyisiniz demek değildir. Farkında olmak sizi üstün yapmaz, daha akıllı yapmaz. Akılla hiç ilgisi yoktur. Bunu bilmekle son derece alçakgönüllü olursunuz…” diyordu Don Miguel Ruiz – Beşinci Anlaşma’sında.

Bu güzel anlatımıyla dönemin sultanlarının ziyaret ettiği, akıl danıştığı Mevlana’nın alçakgönüllülüğü ve hiçbir şeyi ayırt etmeden tüm alemi kucaklayışı geldi aklıma… Çok bilmek, çok okumak kimseyi alim yapmadı bu zamana kadar. Öyle olsa Mevlana yerine, daha çok kitap okuyan, ömrünü medreselerde eğitimlere adayan, bunlarla övünüp bilgisiyle Şems’i ve Mevlanayı devirmeye çalışan şeyhlerin dervişlerin adını hatırlardık… Unutmayın; Şems’in Mevlana’nın dergahına geldiğinde ilk yaptığı şey; Mevlana’nın elinden bırakmadığı kitaplarını kaldırmak ve ona tüm bildiklerini unutmasını öğütlemekti.
Kalp yolunda bilgiye gerek olmaz. Bilgi sadece o yola girene kadar götürür sizi. Sonrasında kapıda ne biliyorsanız bırakır, içeri öyle girersiniz. Kalp yolunda hem yoldaş, hem pusula, hem yolun kendisi ve hem de ulaşılacak yer yine ‘kalp’tir. ❤️ Sevgiyle