Farklı kişilerin ısrarları üzerine kitabı aylar öncesinde almama rağmen bir türlü elim gitmemişti. Son yaptığım Tüyap ziyaretimde Aşina’nın yazarı Faruk Dilaver ile şans eseri yolum kesişti. Kendisinin bana söylediği bir cümle kalbimi adeta oracıkta mühürledi. O dakikaları hatırladıkça aynı etkiyi hala hissediyorum… Sonrasında kitaptan alacağım şeyler olduğunu hissederek ilk fırsatta Aşinayı okuyacağım diyerek o gün orada kendime söz verdim…. Aradan iki hafta geçti… Seyahat dönüşü yorgunluk, jetlag ve geçirdiğim ağır gribin hala etkisindeyken kitaba ancak bu sabah başlayabildim.
Kitapta İrfan Bey’in Hiç’liğe niyet etmesi ile hayatında meydana gelen değişiklikler, tanıştığı evliyalar ve yaşadığı mucizeleri onun ağzından anlatılıyor… Zamanda yolculuk yapar gibi oldum kitabı okurken… Küçüklüğümden beri babaannemle sık sık vakit geçirirdim. Kendisi de bu gibi mucizelerle donanmış bir zat olan sevgili öğretmenim canım babaannemden dinlemeye doyamadığım bu sırları, mucizeleri bu kitapta okumak beni çok memnun etti… Ne yazıkki babaannemin son yıllarda geçirdiği rahatsızlıklar sebebiyle bu anıları artık ondan dinleyemez oldum. Yakın zamanda ‘evliyaların kerametlerinin daha fazlasını bilmeye’ niyet etmem ve sonrasında Faruk Dilaver ile tanışmam, ondan aldığım güzel etkiyle bu kitabı okumaya karar vermem elbetteki tesadüf değilmiş… 🙂 Teşekkür ederim bu bilgileri paylaşan İrfan Bey’e… Ve niyetimi duyup beni bu kitapla buluşturan kaynağa… Okuyanlara şifa olsun… 🙏🏼