Kategori: Sufizm Yazıları


Sufizm Yazıları

Mevlana Olmak, Şems’imizi Bulmak 

“Sen Mevlana ol, Şems gelir seni bulur.”  “O, şiir güzelidir, musıkî güzelidir, Allah güzelidir, O güzeller güzelidir”. 20 asrın sıra dışı mutasavvıfı Kenan Rifaî, Mevlana Celaleddin Rumi’yi böyle tanımlıyor. Güzeller güzeli Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerinin adı anıldığı zaman akla ilk gelen  “Aşk” oluyor. Mevlana –…

Sufizm Yazıları

Bir ‘Varoluş’ Felsefesi olarak Sufizm 

İnsanın ve içinde yer aldığı evrenin yaradılış amacını araştıran Sufîlik, temelinde mistisizm olan, varoluşun nedenselliğini irdeleyen; bunun için de sürekli olgunlaşıp aydınlanması gerektiğini öngören bir yaşam felsefesidir. Sufizmin etimolojisine ilişkin öngörüler herkesin çekirdek inancına göre farklı biçimlerde olabilir. Gerçekte o ‘dinler ve inançlar ötesi’ bir…

Sufizm Yazıları

Sufi Zen’ciler 

‘Zen ile Sufîliği nasıl olup da aynı terazide tartabildiğimize’ dair o kadar çok soru soruldu ki, artık münferit cevaplar yeterli olmamaya başladı. Tarihsel gerçekliklerin ışığında topluca yanıtlayalım istedik. Yaşamı ve olayları değerlendirirken her zaman olduğu gibi bugün de en çok ihtiyacımız olan şeylerden birisi özgür…

Sufizm Yazıları

Vahdet-i Vücud 

Vahdet-i Vücûd, esasında kökleri çok eskilere giden, varlığın ya da varoluşun birliği anlayışıdır. En eski Tao düşüncesinde, bütün şamanik inançlarda, doğa dinlerinin hemen tamamında, kimi zaman farklı biçimlerde de olsa izlerine rastlanan bu inancın İslam’a girişi ancak Muhyiddin-i Arabî’den, yazılı metinlerde yer alması ise Sadreddin…

Sufizm Yazıları

Mevlana’yı Anlamak 

Yakın geçmişte de bugün de kimi ciddi araştırmacılar ve bilim adamları tasavvufun, islamın katı skolastik inanç ve uygulamalarına tepki olarak ortaya çıktığını; bu arada onun hristiyanlıktan da, kadim Mısır, İran, Hint ve Çin felsefelerinden, hattâ şamanizmden bile etkilenmiş olduğunu öne sürmektedirler. Bu etkileri gizlemek amacıyla…

Sufizm Yazıları

Anarşist Ruhlu Sufi: Şems-i Tebrizi 

Konya’yı ziyaret edenlerin bir numaralı ziyaretgâhı yeşil kubbesiyle Mevlânâ Celaleddin Hazretlerinin türbesidir. Her yıl bu ziyareti gerçekleştiren binlerce kişiden pek azı ise Mevlânâ’ya uğramadan önce daha küçük, kenarda kalmış ve gösterişsiz bir türbeye de uğramayı edepten sayarlar. Burası Mevlânâ’nın dostu, mürşidi, yoldaşı Şems-i Tebrizî’nin türbesidir….

İnsan Tanrıdır!
Sufizm Yazıları

İnsan Tanrıdır! 

Başlık herkesin bildiği, bilmeyenlerin öğreneceği gibi Hallac-ı Mansur’un asılmadan ve kafasının kesilip Bağdat sokaklarında dolaştırılmadan önce söylediği “Enel Hak” sözlerinin Türkçesidir. Hallac-ı Mansur’la ilgili bugüne kadar okuduğum kaynaklardan edindiğim bilginin özetini aslında rahmetli Aşık Daimi daha somutlaştırıyordu. Daimi’nin şu dizeleri ne kadar da Hallac-ı Mansur’u,…

Mutasavvıflar
Sufizm Yazıları

Mutasavvıflar 

Mutasavvıflar, bunların Türkler arasındaki temsilcileri ve Batıni doktrinin günümüz Türkleri arasındaki izleyicileri olan Aleviler ve Bektaşiler’e geçmeden önce, Orta Asya ile Anadolu’daki inanç sistemlerini irdelememiz gerekmektedir. İslamiyet’in yayılma yıllarında Anadolu’da ve Mezopotamya’da Batıni doktrinden kaynaklanan Saabilik inancı hüküm sürmekteydi (1). Anadolu’nun Bizans yönetimindeki topraklarında Hristiyanlık…

İslamiyet ve Batıniler
Sufizm Yazıları

İslamiyet ve Batıniler 

İslamiyet’in doğuşunda Ezoterik öğretinin etkisi, ayrı bir çalışmanın konusu olacak kadar geniş kapsamlı bir incelemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle, bu çalışma çerçevesinde ancak özet bilgiler vermekle yetinmek zorundayız. Musa ve Yahudi Ezoterizmini incelerken, Mezopotamya’da ve özellikle Harran ovasında yaşayan Saabi inançlı kavimin bir bölümünün, liderleri İbrahim…

Tasavvuf'ta Evrensel Barış
Sufizm Yazıları

Tasavvuf’ta Evrensel Barış 

“Öldüğümde beni hoşça anacaksın, Niçin ölü severiz de diriye düşmanız. Mademki ölümden sonra barış yapacaksın, Niçin ömür boyu senin üzüntünle sıkıntı içindeyiz. Şimdi öldüğümü kabul et, barış yap, anlaş. Çünkü biz barışta ölüler gibiyiz.” (Mevlânâ) — “Biz bizi koyalım, Onlar biz olalım … Bir isen…

Yunus Emre Hümanizmi
Sufizm Yazıları

Yunus Emre Hümanizmi 

Elbette Yunus Emre, bütün çağların en büyük hümanistlerinden birisidir. Antik Çağ hümanist düşüncesiyle konuya kısaca bakacak olursak; Antik Çağ’ın hümanistleri insanı her şeyin ölçüsü yapmışlar, onu mikrokosmos olarak görmüşler, bütün insanları doğadan soydaş ve akraba kabul etmişler, erdemli yaşamayı yüceltmişler ve nihayet insanın Tanrı’ya gönül…

bektaşiler ve bektaşilik
Sufizm Yazıları

Bektaşiler ve Bektaşilik 

Hacı Bektaşi Veli’nin doğduğu tarih konusunda iki farklı iddia mevcuttur. Bir iddiaya göre Veli, 1210 yılında Horasan’da doğdu. Burada, Yesevi tarikatına katılan ve “Baba”lığa kadar yükselen Veli, 1240 yılında diğer Yesevi Babaları ve İsmaili Daileri ile birlikte, Anadolu’ya geldi. Daha önce Anadolu’ya gelmiş olan Baba…

hallac-ı mansur / en el hak
Sufizm Yazıları

Hallac-ı Mansur / En El Hak 

Tasavvuf tarihinin en çok anılan isimlerinden birisidir.İsmi Hüseyin bin Mansûr, künyesi Ebü’l-Mugis’tir. 858 (H.244) yılında İran’ın Beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 (H.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edildi. Hüseyin bin Mansûr’un büyük babası Mahamma adında bir zerdüştîdir. Buna, ana tarafından hazret-i Ebû Eyyûb’un neslinden…

Ömer hayyam
Sufizm Yazıları

Ömer Hayyam 

Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok, Kızıl dudaklar, mis kokulu şarap yok, Sabahlar,akşamlar, sevinçler, tasalar yok, Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok…. Ömer Hayyam imzasını taşıyan bu mısralar, ardındakini aramaya götürüyor bizi… Dile geldiği şartları merak ediyoruz. Ve Ebul Feth Ömer…

yunus emre
Sufizm Yazıları

Yunus Emre 

Sufizm XIII. yüzyıl… Anadolu’da  çöküntü  devri… Savaşlar, işgâller, ayaklanmalar, yağmalar, ağır vergiler, can ve mal kaygısı, kıtlık, kargaşa… Öte yandan, Moğol akınlarıyla batıya göçen mâneviyat erlerinin can veren nefesi… Kanla sulanan topraklarda Tasavvuf tohumlarının yeşermeye başlaması… Yoksulluk ve huzursuzluğun insanları arayışa götürdüğü bu dönemde, birliğe…

mevlana celaleddin rumi
Sufizm Yazıları

Mevlana Celaleddin Rumi 

Mevlana 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içinde yer alan Horasan ülkesinin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında “Bilginlerin Sultânı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled’tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur. Sultânü’I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı…

Send this to a friend