Kategori: GünlüK

GünlüK

Kırk Yama 

Şimdiden söyleyeyim bu yazı nasıl devam eder, hiçbir fikrim yok şu anda. Bu aralar beynim alıştığımdan biraz daha hızlı çalışıyor ve benim” Allah aşkına biraz yavaşla, yetişemiyorum, bunaldım!” çığlıklarımı da kesinlikle dinlemiyor. O nedenle yazmaya oturduğum konudan sapar, saçmalar, bir düzen tutturamazsam bana laf etmeyin….

GünlüK

Issız Mektuplar 

Taşınmak ne zor işmiş meğer hele de doğduğunuzdan beri oturduğunuz; çocukluğunuzu, gençliğinizi yaşadığınız, sokaklarını-caddelerini ve hatta esnaflarını bile ezbere bildiğiniz bir semtten ayrılıyorsanız… Yaşadığınız şehirden, memleketinizden ayrılmak zordur zaten, ama semtinizden, evinizden, yıllardır alışmış olduğunuz kurulu düzeninizden ayrılmak daha bir kötü koyar insana. Ama bir…

GünlüK

Koltuğumun Döner Şeysi 

Bugün ofiste masamın başında otururken bir anda dengem bozuldu koltuk bir yana ben bir yana savrulduk. Koltuğun ayağındaki, dönen ve hareketi sağlayan adını tam bilemediğim için “şeysi” dediğim parçası kopmuş meğer. Yerine takmaya çalıştım ama zamanla aşınmış olduğu için olmadı. Çaresiz başka bir koltuk çektim,…

GünlüK

Yalnızlığım 

“Yalnızlığım, yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin.” demiş ya şair Mehmet Teoman; ne de güzel söylemiş… Bu harikulade sözlerin müzikle süslenmiş halini birçok kişiden dinledim ama bestecisi Vedat Sakman Ustamdan sevdim ve şimdilerde de HEPSİ grubu arkadaşlarımın yeni albümünden, özellikle de Sevgili Gülçin’in o güçlü yorumundan dinlemeyi…

GünlüK

Babasız Bir Babalar Günü 

Bugün babasız geçirdiğim ilk Babalar Günü. Seni 2 Aralık 2007’de 80 yaşında iken kaybettim. Doğum günümden bir gün sonra. Hatta doğum günü partim sona erdikten birkaç saat sonra.   Sen öldüğün için üzülmüyorum. Ben bu yaşıma gelene kadar sağlıklı yaşadığın, çekmeden ve çektirmeden ölmeyi seçtiğin…

GünlüK

Kadın, Edebiyat ve Yalnızlık 

Küçükken gizli gizli ağlardım. Hıçkırıklarım duyulmasın diye yastığa yüzümü gömer göz yaşlarına boğulur, öylece uyuya kalırdım. Ertesi gün hiçbirşey olmamış gibi yoluma devam ederdim. Şüphesiz hiçbirşey, bizleri yolumuzdan alıkoyacak güçte değildi. Sonraları büyüdük; kocaman(!) insanlar olduk. Artık ağlamamamız gerektiği öğretilmişti bize. Güçlü insanlar ağlamazdı. Bu…

GünlüK

Şen Ola! 

Cemreler düştü! Bahar geldi! Hava şurup gibi, en sevdiğim rengini gösterdi bize dünya. Nasıl özlüyor insan değil mi, çetin kış şartlarından, sert esen rüzgarlardan sonra ılık ılık tenine değen baharı? Hiçbir zaman kapalı havayı sevenlerden olmadım, ben kesinlikle o tip değilim. Bazısı bayılır, hava bana…

GünlüK

Bir Yalnız Ağaç 

Hayatımın bir buçuk yılına yakın bir zamanında her sabah ve her akşam Ankara- Polatlı yolunu gidip geldim. Sabahın en erken otobüslerinden birine, gözlerimden uyku akarak yetişmeye çalıştığım, sokak köpekleri ve namaza giden yaşlı adamlardan başka kimsenin olmadığı Polatlı sabahları, benim gibi Karadeniz’in yeşilinde büyümüş birine…

GünlüK

Hoca’nın Ardından 

Şu aralar özel e-mail adreslerimden birine şöyle bir mesaj bekliyorum: “Canım kızım, ölmüş falan değilim. Siz tembel tenekelerden ve de bilgisayar denen illetin azizliklerinden sıkıldım, uzun bir tatile çıkıyorum. Ameliyattan önce dediğim gibi balığa gidilecek, keh keh, ohh sefam olsun, derdine yan! Kızımı seviyorum. Onun…

GünlüK

Yeni Yıla Bağlanan Umutlarımız 

  Her yeni yıla gireceğimiz vakit, henüz içinde bulunduğumuz yıl ile geçmiş yıllar arasında bir kıyaslama içine gireriz.Özellikle de en kötü günlerimizi ve en mutlu olduğumuz günleri bize yaşattığına inandığımız yılları unutmayız. Hatta bazılarımız sonu tek ya da çift sayı ile biten yılların kendine uğur…

GünlüK

Rutin 

Bundan daha güzel bir sabaha uyanmış mıydım, bilmiyorum. Muhtemelen evet, sadece farkına varamamışımdır… Vahim durum bu kadarla özetlenebilir. Hayat, oğlumun dört parçalı bulmaca oyuncağı gibi basit ve sade gözüküyor gözüme… Oyuncak, bir aslandan oluşuyor: Kafası, gövdesi, arka ve ön ayakları, toplamda dört parça… Yapması beş…

GünlüK

Rahibinden Az Kullanılmış Hayat 

Yemedin… içmedin… görmedin… bilmedin… söylemedin… gitmedin… kaçmadın… yanmadın… yakmadın… yapmadın… Eh bu durumda yaşamadın… – Öyleyse ne yaptın? İyidin, hamdoldun. Yuvarlandın, durdun! İşte böyle dura dura, süre süre, geçe geçe… Ne çok şey gelir, geçer. Ne çok şey olur da biter… Yaptıkların seni yorar belki… Ama yapmadıkların…

GünlüK

Stajyer Röportaj Konuğu 

Uzun zaman sonra yeniden buradayım işte… Birkaç aydır yazamamış olsam da ki bundan dolayı pişmanlık duymadığımı söyleyemeyeceğim, sizden gelen mailler sayesinde inanılmaz mutluyum. Bu kadar çok okuyanım olduğunu bu ayrılık esnasında daha iyi anladım. Açıkçası 2 gün önce sevgili Sonsuz bana yazım olup olmadığını sorduğunda…

GünlüK

Bitmeyen Gönüllü Bir Çile 

“Kaleminizi daha derine batırmaktan çekiniyor olabilir misiniz?” Bu soruyu geçenlerde derKİ’deki yazılarımı okuyan, önemsediğim ve değer verdiğim biri sordu bana. Niye böyle düşündüğünü henüz öğrenemedim. Onu böyle düşünmeye iten ne oldu diye de çok merak ettim, ediyorum. Bu yorumu daha doğrusu soruyu o günden beri…

GünlüK

İkinci Baharın Kadınları 

Yaşam içerisinde kalbimize girmeyi başarmış olan ve dolayısıyla bizim için artık vazgeçilmezkonumuna gelen her bir şey ansızın bizi terk ettiğinde ya da şartlar bizi ona veda etmeye zorunlu kıldığında insanın içini büyük bir korku kaplar. Aslında o kadar yersiz bir korkudur ki bu, ama insanoğlu…

GünlüK

Ey Umut! Neredesin? 

Sonbaharın geldiğini hatırlatan bir günün akşam saatlerinde,İstanbul’un en eski, en kalabalık meydanlarından birinde yürüyorum. İnce bir yağmurla şehrin üstüne çöken karanlık bulutlar, yaşama isteğini azaltan bir renk vermiş her şeye. İnsanlar acele adımlarla,mutsuz bir ifadeyi yüzlerine hapsetmiş koşuşturuyorlar. Ben oldukça yavaş yürüyorum ve gördüğüm her…

GünlüK

Unut, Onu Unutamadığını 

Dün gece bir rüya gördüm. Rüyamda sen öğretmenim olmuşsun, ben de senin öğrencin. Seni daha önce hiç bu kadar ciddi görmemiştim. Üzerinde çok şık bir ceket-pantolon takımı vardı, üstelik kravatta takmıştın. İtiraf etmeliyim ki, hem çok yakışıklı hem de işini ciddiye alan mükemmel bir öğretmen…

GünlüK

Sevecek Kim Kaldı? 

Önce yalnızdık. 9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak geldik. Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi. Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var. Korktuk. “Bunun sebebi ne?”…

Bu Yüzden Yalnız Uyuyorsun İşte
GünlüK

Bu Yüzden Yalnız Uyuyorsun İşte 

“Sözcükleri kullanırken gösterdiğin özen yüzünden susuyorsun” diye başlıyor şiir… Öyle hunharca sarfetmeye alıştık ki kelimeleri, ne kadar doğru diye düşünürken kendime soruyorum ve aynı kökten türemiş bir çok cevap çıkıyor karşıma.  Sorusu zaten gün gibi ortada; “Niye artık bu kadar suskunum ki?”   Anlatamadığım için…Anlaşılamadığım…