derKi’nin geçen sayısında bir Falun Dafa uygulayıcısı olarakFalun Dafa ile ve bir Falun Dafa uygulayıcısı olmak ile ilgili “Falun Dafa’nın Işığı” adında bir yazı yazmış ve size Falun Dafa’yı bir biraz da olsa tanıtmaya çalışmıştım. Editörüm Sonsuz’un da isteği üzerine sizlerin arasına ikinci defa katılabilme şansını buluyorum. Bana bu şansı verdiği ve sizlere tekrar yazabilme fırsatını bana tanıdığı için kendisine tüm Falun Dafa uygulayıcıları adına tekrar teşekkür ediyorum. Geçen yazımda size Falun Dafa’yı kitabı Zhuan Falun’dan alıntılar yaparak aktarmanın zorluğundan bahsetmiştim. Ama derKi okuyucularının ruhsal konular ve kendini geliştirme konularıyla çok yakından alakalı olduklarını gördüğüm için bunu biraz da olsa yapmaya çalışacağım. Ama sizi bir konuda uyarmam çok önemli. Biz uygulayıcılar olarak Falun Dafa’yı sadece uyguluyoruz ve dünya üzerinde Falun Dafa’nın tek bir öğreticisi vardır ve o saygıdeğer kişi de Usta Li’dir. Bizim tüm öğrendiklerimiz Usta Li’nin Falun Dafa’yı öğrettiği Zhuan Falun kitabını okuyarak elde ettiğimiz Falun Dafa’ya ait anlayışlardır ve Usta Li dışında hiç kimse ne bir öğretici ve ne de bir Usta olarak görülmemelidir. Usta Li Falun Dafa’nın yanlış anlaşılmasını önlemek ve öğrencileri kendilerine zarar verebilecek ve saflıklarını bozacak duygulara düşmekten korumak için bu konuda bizi sürekli uyarır.

Şimdi size Falun Dafa’yı Zhuan Falun kitabından birazcık alıntılar yaparak anlatmaya çalışacağım. Biz uygulayıcılar olarak hayatımızda Dafa’yı temel olarak almaya çalışırız. Dafa Çincede Yüce Yasa anlamına gelir. Yani evrenin yasası. Dafa aynı zamanda Usta Li tarafından Buda Fa (Buda Yasası) olarak da tanımlanır. Yani xiulian uygulaması (kendini arındırma uygulaması) yaparak kendini arındırmış ve Yüce Yasa’nın kendi aydınlandığı seviyesinde gördüğü yasalarını anlamış varlığın sahip oldu bilgi. Evren’de baştan sona var olan ve uygulayıcıların ulaştıkları anlayışları doğrultusunda farklı seviyelerde farklı şekillerde tezahür eden ve temelinde Doğruluk – Şefkat – Hoşgörü ilkelerini barındırmasına rağmen her seviyede değişen ve her seviyenin kendine özgü yasası. Bu yasayı anlatmak için Usta Li Zhuan Falun kitabında şu sözlerle anlatıyor Buda Fa’yı;

“O zaman Buda Fa nedir? Bu evrenin en temel karakteristik özellikleri olan Zhen-Shan-Ren (Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü), Buda Fa’nın en yüksek tezahürüdür. Bu, “Buda Fa”nın özüdür. Buda Fa, farklı seviyelerde farklı şekillerde görünür ve farklı seviyelerde farklı bir şekilde rehberlik etme rolü üstlenir. Seviye düştükçe karmaşa artar. Bu Zhen-Shan-Ren karakteristik özellikleri, havanın, taşın, tahtanın, toprağın, demirin, çeliğin ve insan vücudunun mikroskobik parçacıklarının içinde olduğu kadar tüm maddelerin içindedir. Antik dönemlerde, evrendeki tüm canlıları ve maddeleri beş elementin oluşturduğu söylenirdi -onlar da Zhen-Shan-Ren özelliklerini taşır. Bir uygulayıcı sadece ulaşmış olduğu seviyedeki Buda Fa’nın tezahürünü -bu da onun meyve konumu ve seviyesidir- anlayabilir. Daha geniş bir açıdan bakarsak, Fa uçsuz bucaksızdır. En yüksek seviyeden bakıldığında olay çok basittir. Çünkü Fa piramide benzer. En yüksek noktası üç kelime ile özetlenebilir: Zhen-Shan-Ren (Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü). Kendini farklı seviyelerde gösterdiğinde o çok karmaşıktır. “ (Zhuan Falun- I. Bölüm – Fa farklı seviyelerde farklıdır”

Bu yüzden biz Falun Dafa uygulayıcıları Buda Fa’yı temel alarak kendimizi geliştiririz ve özümüze dönmek için Buda Fa’yı yani Doğruluk – Şefkat – Hoşgörü’yü temel alır ve kendimizi bu doğrultuda geliştirerek öz benliğimize dönmeye çalışırız. Zhuan Falun kitabı bu konuda bize mükemmel bir rehberlik sunar ve bize şu bilgiyi verir: Kendinizi arındırmak istiyorsanız mutlaka bir Usta’ya sahip olmamız gerektiği ve yalnızca tek bir yolu takip etmemiz gerektiğidir. Zhuan Falun kitabında bu prensip Usta Li tarafında çeşitli yerlerde farklı bakış açılarından anlatılır. Yine Zhuan Falun kitabının birinci bölümünde Usta Li sürekli farklı uygulamalar yapmanın sonuçlarını şöyle açıklar bizlere:

“Özellikle, bugün bir uygulama, ertesi gün bir başka uygulama yapmış olan öğrencilerimizin birçoğu kendi bedenlerini çoktan karmaşık bir hale getirmiş. Onların uygulamaları başarısız olmaya mahkûmdur. Başkaları kendi uygulamalarında ana yolu takip ederek ilerlerken, bu insanlar yan yollardalar. Eğer bir yöntem uyguluyorlarsa diğer yöntem engelleme yaratır. Eğer başka bir yöntemi uygularlarsa bu yöntem engelleme yaratır. Her şey birbirine engel olur ve bu kişiler uygulamalarında başarılı olamaz.”

İşte biz Falun Dafa uygulayıcıları kendimizi Zhuan Falun kitabını temel alarak geliştiririz ve sadece tek bir yolu, Buda Fa’nın yolunu izleriz. Fakat burada bir uygulayıcı olarak belirtmem gereken başka bir konu daha var. Falun Dafa kesinlikle bir din değildir. Peki ne anlamda bir din değildir? Şöyle ki Falun Dafa’da bir Ustamız olmasına rağmen kesinlikle tapınma gibi bir rituel ya da dini form yoktur. Falun Dafa uygulayıcıları yalnızca içlerine bakarlar ve öğrendikleri Doğruluk – Şefkat – Hoşgörü prensipler ile içsel duygu ve davranışlarını karşılaştırarak, kusurlu insani doğalarından kaynaklanan dünyevi takıntılarını bırakarak öz benliklerine ulaşmaya çalışırlar. Aynı zamanda dua veya tapınma gibi herhangi bir dini uygulama yapmadan, zihinlerini tamamen sessiz tutup vücutlarındaki enerji dönüşümünü yapabildikleri son derece basit 4 adet ayakta egzersiz ve bir adet meditasyon uygulaması yaparlar. Bütün bu bağlamlarda Falun Dafa hiçbir dinsel form içermez. Usta Li’nin Zhuan Falun kitabının üçüncü bölümündeki “Tüm Uygulayıcıları Öğrencilerim Olarak Görürüm” bölümündeki şu sözleri bunu sizlere daha iyi açıklar:

“Herkes ne yapmakta olduğumu biliyor mu? Kendi başına çalışarak gerçek anlamda kendini geliştirebilenler de dâhil, tüm uygulayıcıları öğrencilerim olarak görürüm ve bu nedenle onlara rehberlik ederim. Sizlere xiulian sistemini öğreterek yüksek boyutlara doğru rehberlik etmek için, size bu şekilde yol göstermekten başka bir seçeneğim yok. Aksi takdirde bu sorumsuz olmakla aynı anlama gelir ve sorunlara yol açar. Sizlere birçok şey verdik ve sıradan insanların bilmemesi gereken çok sayıda prensibi öğrenmenize izin verdik. Sizlere birçok şey vermemin yanı sıra, bu Yüce Dafa’yı öğretiyorum. Birtakım başka meselelerle birlikte, vücutlarınızı temizledim. Bu yüzden sizleri öğrencilerim olarak görmemek benim için kesinlikle kabul edilemez. Cennete ait olan bu kadar çok sırrın sıradan insanlara keyfi olarak öğretilmesine izin verilmez. Fakat bir konu var. Artık zaman değişti. Biz sorgusuz sualsiz itaat etme veya yerlere kadar eğilerek selamlama adetleri uygulamıyoruz. Bu tip seremoniler gereksizdir. Bu, dinsel davranışlara benzer, biz ise dinle uğraşmıyoruz. Bu kapıdan dışarı adımınızı atar atmaz, toplum içinde eskiden olduğu gibi keyfi bir şekilde davranarak çıkar ve menfaatleriniz için hırsla mücadele edecekseniz, Usta’nınayaklarına kapanıp, sorgusuz sualsiz boyun eğmenin ve ona tapınmanın faydası nedir? Belki de benim adımın altında Falun Dafa’nın itibarını zedeliyorsunuz!”

Peki, madem Falun Dafa dini forma sahip olmayan bir kendini arındırma uygulaması ve evrenin Doğruluk – Şefkat – Hoşgörü prensipleri doğrultusunda kendini arındırmayı öğütlüyor ve gerçek bir kendini arındırma uygulaması olduğunu iddia ediyor kaynağı nereye dayanıyor o zaman? Usta Li’nin anlattığı şekliyle ve şu anda da bilimsel çevrelerde kullanılan adı ile “Tarih Öncesi Kültürlere” kadar uzanıyor. Tarih öncesi kültürel kalıntılar dünyadaki birçok olguya ters düşmekte ve evrim teorisini bir karmaşaya sokup onu geçersiz kılmaktadırlar. Zhuan Falun’da Usta Li, bu konuda denizlerin altındaki 10.000.000 yıllık muhteşem bir sanatsal örnek taşıyan tarihi kalıntılardan tutun,üzerinde ayak izi bulunan 260 milyon yaşındaki trilobit fosilinden ve Nasa tarafından Gabon’da bulunan 2.000.000.000 yaşındaki Nükleer Santral örneğinden birçok farklı örnekler vermektedir ve xiulian uygulamasının da çok önceki tarihi dönemlere dayandığını anlatmaktadır. Zhuan Falun kitabının “Qigong Tarih Öncesi Kültürdür” bölümünden alıntı yaparak Usta Li’nin bu konuda neler söylediğini size biraz da olsa aktarayım;

“Yukarıda tarih öncesi kültürle ilgili bahsedilenler, aslında sizlere qigong’un bizim insanlığımızın keşfi olmadığını anlatmaktadır. Qigong da tarih öncesine aittir. Çok uzak bir çağdan miras olarak alındı ve o da bir tür tarih öncesi kültürdü. Budist yazıtlarda da bu konuyla ilgili bazı ifadeler bulabilmekteyiz. Zamanında Sakyamuni milyonlarca kalpa (Jie) önce uygulamasında başarıya ulaştığını söylemişti. Bir kalpa kaç yıldır? Bir kalpa yüz milyonlarca yıla eşittir. Bu muazzam bir rakamdır, gerçekten hayal edilemez. Eğer bu doğru ise insanlık tarihi ve dünyada meydana gelmiş olan değişimler ile uyuşmuyor mu? Buna ek olarak Sakyamuni kendisinden önce 6 ilkel Buda’nın daha olduğundan, ustaları olduğundan ve bunun gibi konulardan bahsetmiştir. Hepsi, xiulian uygulayarak yüzlerce milyon kalpa önce başarıya ulaşmış kişilerdi. Eğer bütün bunlar doğru ise, bu eski tarihlerden günümüze kadar aktarılan ve toplumda yayılan geleneksel ve gerçek xiulian metotları var mıdır? Bana sorarsanız elbette vardır, fakat onlara sıkça rastlamanız mümkün değildir. Günümüzdeki taklit qigong, sahte qigong ve ruhlar tarafından ele geçirilmiş çok sayıda kişi -hepsi insanları kandırmak için kendi kafalarına göre bir şeyler icat ettiler ve sayıları gerçek qigong uygulamalarının sayısını kat kat aştı. Gerçeği ve taklidi ayırt etmek zordur. Gerçek bir qigong uygulamasını ayırt etmek kolay değildir ve onu bulmak da kolay değildir.”

Biz Falun Dafa uygulayıcıları Buda Fa’yı bu şekilde algılıyoruz. Yani Falun Dafa, evrenin Doğruluk – Şefkat-Hoşgörü prensipleri üzerine kurulu olan ve Buda ve Tao okulu ilkelerini en üst düzeyde birleştiren ve tarih öncesi dönemlerden günümüze çok yüksek seviyeli ustalar tarafından aktarılmış ve günümüzde Usta Li tarafından orijinal bir şekilde halka açıklanmış olan gerçek bir xiulian uygulamasıdır ve biz Falun Dafa uygulayıcıları yalnızca tekbir yolu takip ederiz ve bu da Usta Li’nin göstermiş olduğu Dafa’dır.

Şimdi bütün bu bilgileri birleştirerek şu soruyu soralım. Neden buradayız ve neden özümüze dönmek için buradayız. Biz nereden geldik ve neden burada bulduk kendimizi ve birdenbire kendimizi bulduğumuz bu yerde bize kendimizi arındırarak kendi özümüze dönebileceğimiz söyleniyor. O zaman bizim kaynağımız neresi? Burada Usta Li’nin bize verdiği cevap tüm mantığımızı tamamlıyor ve gerçekten kendi varoluşumuz, xiulian uygulaması ve hayatın anlamı ile ilgili bizlere söylediği şeyler yaşamımıza ışık tutuyor. Usta Li, Zhaun Falun kitabının ilk bölümünde bu sorumuzu şöyle cevaplıyor;

“Biz bu evren içinde görüyoruz ki, insan yaşamı sıradan insan toplumu içinde yaratılmadı. İnsanın asıl yaşamının yaratılışı evrendeki bir alanın içerisindedir. Bu evrende, yaşamı oluşturabilecek hesaplanamayacak kadar çok türde madde vardır, bu maddeler birbirleriyle etkileşime girerek yaşam oluşturabilirler. Bir başka şekilde söylemek gerekirse insanın ilk hayatı evrenden gelmektedir. Evrenin kozmik alanı merhametlidir yani Zhen-Shan-Ren (Doğruluk-Merhamet-Hoşgörü) özelliklerini taşır. Kişi evrende ilk yaratıldığında evrenin bu özellikleriyle bir bütün halindedir. Fakat yaşamların sayısı çoğaldıkça bu canlılar arasında bir çeşit topluluk ilişkisi oluşmaya başlar. Bu arada bazı kişiler bencilleşir, yavaş yavaş seviyelerini düşürür ve mevcut seviyelerinde kalamayıp aşağı bir seviyeye düşmek zorunda kalırlar. Eğer o seviyede yine yeterince iyi olamayıp orada da kalmayı başaramazlar ise daha da düşmeye devam ederek -en sonunda- insanlığın bulunduğu bu seviyeye gelirler.

Bütün insan toplumu aynı seviyededir. Olağanüstü yeteneklerin veya aydınlanmış yüce varlıkların perspektifinden bakıldığında, bu seviyeye düşen yaşamların yok edilmesi gerekiyordu, fakat bu yüksek varlıklar merhametlerinden dolayı onlara bir şans daha vererek bu özel ortamı ve bu benzersiz boyutu yarattılar. Bu boyuttaki canlılar evrenin diğer tüm boyutlarındaki canlılardan çok farklıdır. Bu boyutta yaşayan canlılar, diğer boyutlardaki canlıları veya ( diğer boyutlara ait gerçeği görmez) evrenin gerçek halini göremez. Bu yüzden insanoğlu aslında bir labirentte kaybolmuştur. Hiçbir zaman hastalanmamak, sıkıntılardan kurtulmak ve karmalarını yok edebilmek için insanlar xiulian uygulayarak orijinal, gerçek benliklerine geri dönmek zorundadır. Bu aynı zamanda diğer tüm farklı xiulian uygulamalarının da ortak görüşüdür. Kişi kendi orijinal ve gerçek benliğine dönmelidir. İnsan olmamızın asıl amacı budur. Bu yüzden bir kişide xiulian uygulama isteği uyandığı zaman, onda Buda Doğasının ortaya çıktığı kabul edilir. Bu en değerli düşüncedir. Çünkü bu insanda gerçek benliğine geri dönme arzusu uyanmıştır ve insanlığın bulunduğu bu seviyeden kurtulma isteği oluşmuştur.”

Evet, işte biz Falun Dafa uygulayıcıları, kendimizin bu dünyaya ait olmadığımızı veözümüzün bu dünyaya ait olmadığını ve ancak xiulian uygulayıp evrenin karakteristik özellikleri olan Doğruluk – Şefkat – Hoşgörü prensipleri doğrultusunda kendimizi arındırarak geldiğimiz yere geri dönebileceğimizi ve bunu da ancak gerçek ve tek bir kendini arındırma uygulamasını uygulayarak yapabileceğimizi ve bunu da Ustamız Bay Li Hongzhi’nin rehberliğinde yapabileceğimize inanıyoruz. Aslında uygulamaya başladığımız zamandan beri hepimiz Falun Dafa’nın ne kadar muhteşem ve doğru bir yol olduğunu gördük ve azimle uygulamamıza devam etmeye çalıştık. Elbette ki xiulian uygulaması çok kolay bir şey değil. Usta Li’nin de deyimiyle gözümüzün önünde gerçek olarak gördüğümüz bu kadar kişisel çıkar vesahip olduğumuz insan duygusallığı ile uygulama yapmak kolay değil. Ama biz gerçekten ne olursa olsun xiulian uygulamasının ne kadar değerli bir şey olduğunu anladık.  

Tekrar umuyorum ki, sizler de bizim bulduğumuz ışığı bulabilir ve tünelin sonunda o zayıfta olsa görünen ışığa doğru yürüyebilir ve tünelin sonuna yaklaştıkça ışığın gerçekten ne kadar parlak ve göz kamaştırıcı olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca burada şu anda Çin’de zulüm gören tüm Falun Dafa uygulayıcılarınıtekrar anmak istiyorum. Çin hükümetinin yapmakta olduğu zulümler gerçekten artık yapılabilecek en son seviyeye ulaştı. Bu konularla ilgili tüm dünyada bütün Falun Dafa uygulayıcıları hükümetleri ve insanları uyandırmak ve bu zulme son verilmesini sağlamak için çok çalışıyorlar. Bu konularla ilgili olarak size internet sitelerimizi tekrar vermek istiyorum. Bunlar www.tr.clearhamony.net ve www.organticareti.blogcu.com Bu yazıyaUsta Li’nin bir şiiri ile son vermek istiyorum ve herkese en içten saygılarımı sunmak istiyorum. 

Ruhunla Acı Çek

Tamamlanma ve Buda’nın konumuna erişmek

Sıkıntı çektiğinde mutluluk olarak gör

Vücut sıkıntısı sıkıntı sayılmaz

Zihin uygulaması en zor olandır

Her sınavdan geçmemiz gerekir

Her yerde şeytan bulunmaktadır

Yüzlerce ıstırap birlikte düşerken,

Bakalım nasıl yaşayacaksınız?

Bu dünyadaki acılar bittikten sonra

Dünya’dan çıkıp bir Buda olacaksınız.

Li Hongzhi

Konuk Yazar