Geçtiğimiz aylarda Akşam gazetesindeki canım editörüm Özlem’le telefonda konuşurken bana şunu söyledi: “Hasan, ben bu küresel ısınmanın arkasında Reikicilerin olduğunu düşünüyorum. Malum Reiki verirken ellerin ısınıyor hani, işte o kadar çok kişi Reiki çalışmaya başladı ki bu ısılar, küreyi etkiliyor ve küresel ısınmayı tetikliyor bence, sen ne dersin?” dedi. Böyle bir cümleye ne diyebilirsiniz ki kalakaldım teorinin muhteşemliği karşısında. (Benim canım patronum ne dese doğrudur da… Hani… Neyse…) Sonra kahkahayı patlattı, “Dalga geçiyorum be.” dedi de o an bünyemdeki sazansal gerilim, yerini eğlenceye bıraktı. Biz muhabbeti sürdürürken “Ben buradan bir yazı çıkartırım, çünkü aslında Reikicilerin etkisi var bu olayda. Yazayım da gör.” dedim. Fakat işin gırgırındaydık esasında. Bu konuşmamızdan iki hafta sonra güzide gazetelerimizin birinde şöyle bir habere rastladım: “Bilim adamları, küresel ısınmada seksi kadınların etkili olduğunu söylediler.” Kimdir bu bilim adamları tam anlamadım ama teori şu, erkekler seksi kadınları görünce vücut ısıları artıyormuş ve bu da küresel ısınmayı etkiliyormuş. İçimden önce koca bir “Oha!” nidası yükseldi, sonra da “Biz boşu boşuna gülmüşüz Özlem’le, bizdeki teori daha da geçerli yahu!” cümlesi geçti. Bunu takiben şu anda okumakta olduğunuz yazıyı yazmanın zamanı geldiğini düşündüm ve işte yazıyorum. Reiki’nin küresel ısınmaya katkısı var mı yok mu?

İşin eğlence kısmı bir tarafa, ciddi olarak bir etki olduğuna inanıyorum. Ama sadece Reiki’nin değil, Dünya üzerinde yapılan birçok spiritüel çalışmanın da… Fakat Reiki üzerinden anlatmak istiyorum konuyu.

Reiki, sadece bedene şifa verme tekniği değildir. Aynı zamanda 2. aşamadan sonra bilinçaltı çalışmaları da yapılmaya başlar ve ruhsal sorunlarınızın kökeni üzerine de çalışmaya başlarsınız. Mental sembol kullanılarak yapılan bu aktivite, herhangi bir probleminizin kökten hallolması için gayet etkilidir, fakat öyle gül bahçesi vaat eden bir çalışma da değildir işin gerçeği. Çünkü evrende bir problemi çözmenin tek bir yöntemi vardır; onunla yüzleşmek. İşte mental sembol ilk önce bilinçaltınızda, size etki eden o nedeni bilinç üstüne çıkartır ve bunun dünyadaki yaşamınıza yansıması da hayatınızdao problemle yüzleşmeniz olarak tezahür eder. Biraz sıkıntılı bir dönemdir anlayacağınız, çoğunlukla da içiniz sıkılır, çünkü problemle karşılaşacağınızı biliyorsunuzdur. Fakat bu karşılaşma size zarar verici bir etkinlik de değildir. Sadece onu “gerçekten” fark etmeniz ve kabullenmeniz gerekiyordur. Şunun da altını çizmem lazım ki Reiki bilin bilmeyin, bunu hayatınızın herhangi bir döneminde mecburen yaşarsınız, istediğiniz kadar kaçın çözülmesi gereken o sorun karşınıza sürekli dikilecektir. Reiki’nin buradaki rolü, çözülmesi belki yılları bulacak bir sorunla yüzleşme sürecini çabuklaştırmasıdır. Sorunu sıkıntıyı, mental çalışma yaratmaz, sizde bir sorun mevcuttur vesorunun çözülmesi için bilinçaltınızın kazınması gerekiyordur, problemler geçici olarak bundan ortaya çıkar. Ayrıca Reiki, bir sorununuzu çözerken onu hızlandırır. Yani ateşiniz çıkacak gibiyse ve Reiki’yi dayadıysanız iyileşmek için, bir anda ateşiniz yükselebilir ve sonra da düşer ve iyileşirsiniz. 4-5 günde geçecek bir hastalık böylece 1-2 günde hallolmuş olur.

Peki küresel ısınma ile bunun ilgisi ne? Son 15-20 yıl içinde dünya üzerinde sadece Reikiciler değil, bir çok grup dünyayı iyileştirmek adına çeşitli spiritüel çalışmalar yapıyor. İşte bu çalışmalar Dünya’nın sorunlarının temellerini tetikliyorlar ki bu da küresel bilinçaltındaki sıkıntıların yüz üstüne çıkması demek. Farkındaysanız son zamanlarda dünyamız bir acayip oldu. Varolan sorunlar, sıkıntılar daha da yoğunlaştı ve gün yüzüne çıktı. Sık sık “Dünya nereye gidiyor böyle?” diye sormuyor muyuz birbirimize. İşte yaşanan bu buhran döneminin altında bence böyle bir sebep yatıyor. Tabii sadece yapılan spiritüel çalışmalar neden oldu demek yeterli olmaz. Bu değişimin yaşanacağı binlerce yıl önceki kaynaklarda bile söyleniyordu ve tetikleyici etkenler de çok çeşitli, fakat ben dünyanın aslında bir “iyileşme” ve “yüzleşme” döneminden geçtiğini düşünüyorum ve tıpkı bir insanın mental çalışma sonrasında yaşadıklarına benziyor, dünyamızın hali. Ateşimiz, ısımız iyice yükseliyor; sorunlarımız iyice yüz üstüne çıkıyor, keskinleşiyor; eninde sonunda bu süreç de sona erecek ve şifalandığımızı göreceğiz, fakat bu buhran dönemine dayanabilmemiz ve sorunlarla gerçekten yüzleşebilmemizle koşut olarak ilerleyecek.

Ben Reiki’de mental çalışmaların başarısını iyi biliyorum ve umarım aynı başarıyı dünyamızda da görürüz ve sıkıntıları hafiflemiş, sorunlarıyla yüzleşip etkilerini azaltmış cillop gibi bir gezegende yaşamaya devam ederiz. Ben ümitliyim…

Hasan 'Sonsuz' Çeliktaş

18 Kasım 1976'da Mersin'de doğdu. Toros Koleji'ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'ne girdi. Fakültesini çok sevdiğinden mezuniyeti sonrasında oradan ayrılamadı ve asistan kadrosunda eğitim hayatına devam etti. 2005'te ise İzmir'e yerleşti. 2001 yılında "Sonsuzlukotesi" mail grubunu kurmasıyla başlayan yazarlık hayatı, önce 2002'de sonsuzlukotesi.com'u, daha sonra da 2004'de derKi.com'u kurmasıyla devam etti. Bir yandan da Cosmopolitan, Esquire, Yeni Aktüel, Zodiac, Akşam Brunch gibi dergilerde ve Akşam Gazetesi'nde serbest yazar olarak yazıları yayınlandı. 2011'de ise Anadolu topraklarından doğup Amazon.com'da yayınlanan ilk Türk Spiritüel dergisi "The Wise"ı oluşturdu. Halen yazmaya devam ediyor. Duru Sonsuz ile Özün Dünya'nın babası sıfatıyla onlara rehberlik yapmaya çalışıyor...