Öncelikle vurgulamak istediğim en önemli nokta, HİV ile enfekte olmanın dünyanın sonu olmadığı. HİV/AİDS günümüzde kullanılan yeni tedaviler sayesinde, kronik hastalıklar grubuna girdi. Yani önünüzde uzun bir yaşam süresi var. Bu süreyi, olabildiğince kaliteli geçirmek, biraz biz hekimlerin ama büyük oranda da sizlerin elinde.

 

HİV tanısı almak:

  1. İşin en zor bölümü bu olsa gerek. HİV taşıdığınızı öğrenmek. Ülkemizde HİV hala ölümcül bir hastalık olarak görülüyor ve insanlar, ne olduğunu bilmediklerinden, HİV enfeksiyonu ve AİDS’ten korkuyor, dolayısıyla da HİV ile enfekte hastalardan kaçıyorlar. Toplumumuzda HİV ile enfekte bireylere karşı ne yazık ki halen ayrımcılık uygulanıyor. Ancak artık bu konuda yalnız değilsiniz. Birçok sivil toplum örgütü, bu konuda hastalara destek vermek için var güçleriyle çalışıyorlar. HİV ve AİDS’in ilk tanımlandığı yıllarla kıyaslanırsa, son 20 yıl içinde bu konuda çok gelişme kaydettiğimiz söylenebilir.  Moralinizi bozmayın, ümitsizliğe kapılmayın; zorlu bir mücadele vereceksiniz ama bu mücadelede size destek verecek çok sayıda kuruluş ve birey var.

    HİV tanısı aldığınızda yapılacak ilk iş, kendinize bir hekim seçmeniz. Bu bir enfeksiyon hastalığı, o nedenle, seçeceğiniz hekim de bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmalı. Bu konuda sıkıntı yaşar, karar vermekte zorlanırsanız, aşağıda isim ve iletişim yollarını vereceğim sivil toplum örgütleri ile temasa geçebilirsiniz. Onlar size doğru seçimi yapmanızda yardımcı olacaklardır.

  1. Seçtiğiniz hekimle vakit kaybetmeden görüşmeye çalışın. Çünkü virüsü taşıdığınızı bilmeniz yeterli değil. Virüsün kandaki miktarının ve bağışıklık sisteminizin durumunun saptanması, bunun için bazı testler ve bakılar yapılması gerekir. Bunların yapılması konusunda hekiminiz size yol gösterecektir. Aklınıza gelen her tür soruyu hekiminize sormaktan çekinmeyin. Bu dönemde durumunuz ve geleceğiniz hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olmanız önem taşır. Yeterli bilgi alamadığınız kanısına kapıldıysanız telaşlanmayın. Sivil toplum örgütleri yine bu konuda size yardımcı olacaklardır.
  1. HİV durumunuz belli olduktan sonra, hekiminiz size tedavi almanız konusunda bilgi verecektir. HİV hastalarında tedaviye başlamak için bazı ölçütler bulunmaktadır. Bu ölçütleri hekiminiz sizi bilgilendirdikten sonra kendisiyle tartışın ve birlikte, tedaviye başlayıp başlamayacağınız konusunu belirleyin.
  1. Tedaviye başlanmasına karar verildiği taktirde, kullanacağınız ilaçlar hakkında hekiminizden bilgi isteyin. İlaçları nasıl, nereden ve ne sıklıkta sağlayacağınızı, nasıl kullanacağınızı, kullanırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, yan etkilerinin neler olduğunu ve bu yan etkiler görüldüğü taktirde neler yapmanız gerektiğini iyice öğrenin.

    Tedaviye başlandıktan sonra ilaçları zamanında ve doğru kullanmanız ve tedaviye olabildiğince tam uyum sağlamanız, tedavi başarısı açısından son derece önem taşımaktadır. Bu nedenle, kullanamayacağınızı düşündüğünüz (çalışma düzeni, yaşam tarzı, vb nedenlerle) bir ilaç rejimini seçmeyin. Ayrıca, hekiminizden, tedavi başladıktan sonra ne sıklıkta kendisini ziyaret etmeniz gerektiğini ve bu ziyaretlerde hangi incelemelerin yapılacağını da öğrenin. Hekiminizi, belirlenen program uyarınca ziyaret etmeyi ve istenen tetkikleri yaptırmayı ihmal etmeyin.

HİV ile yaşarken sağlıklı kalmak

Tedavi alsanız da almasanız da sağlıklı kalmanız, hastalıkla mücadele edebilmeniz açısından önem taşır. Bu da, bağışıklık sisteminizi güçlü tutmanız ile olasıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi, enfeksiyonlarla savaşmanıza yardımcı olur; enerjinizi artırır, hatta zarar görmüş dokuları onarabilir. Bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmek için, yaşamınızda bazı değişiklikler yapmanız gerekebilir.

Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın yoları

  1. İyi beslenmek

İyi bir beslenme rejimi, size gerekli olan tüm besinleri sağlaması ve vücut ağırlığınızı koruması açısından önemlidir. Ayrıca bu şekilde, sindirim sorunları yaşamaktan da kurtulabilirsiniz. Aralarından seçim yapabileceğiniz birçok diyet bulunmaktadır. Bu konuda, hekiminize danışın. Ayrıca sitemizde, ilerleyen günlerde “Ayın Konusu” başlığı altında HİV ve AİDS’li hastaların beslenmesi ile ilgili ayrı bir bölümümüzü olacak.

Her gün aşağıdaki besin gruplarından dengeli olarak kullanmaya gayret edin:

         Meyveler

         Sebzeler

         Protein (hayvansal-et, yumurta ve bitkisel-baklagiller, tohumlar, soya ürünleri, kuru yemişler)

         Tahıl ürünleri (ekmek, pirinç, makarna, tam buğdaydan hazırlanmış ürünler)

         Süt ve sütlü ürünler

Vücut ağırlığınızı koruyabilmek için, her gün az miktarda yağ tüketmeyi ihmal etmeyin. Her gün yeterli miktarda su (1.5-2 L) su tüketin.

Tercihinize göre, günde 3-6 öğün yiyebilirsiniz; ancak seçiminize sadık kalmaya gayret edin.

Sağlıklı bir diyetin yanı sıra, vitamin ve mineral takviyesi, sağlıklı kalmanıza yardımcı olabilir. Bu konuyu hekiminizle konuşun ve onun önerileri doğrultusunda hareket edin.

Yeme veya yediklerinizi sindirme konusunda sorun yaşıyorsanız mutlaka hekiminizi haberdar edin.

  1. Formda kalmak

Orta düzeyde fiziksel etkinlik, sağlıklı kalmanıza yardımcı olacaktır. Yapmayı sevdiğiniz birkaç etkinliği seçerek, dönüşümlü yapabilirsiniz.

Hem yalnız, hem de başkalarıyla birlikte yapabileceğiniz etkinlikler seçerseniz, egzersiz, mizaç durumunuza göre, yalnız kalmak ya da sosyalleşmek için eğlenceli bir araç haline gelebilir.

Sadece açık ve temiz havada dolaşmak bile size gereksinim duyduğunuz enerjiyi sağlayabilir. Açık havada bulunduğunuz sırada güneşten koruyucu krem kullanmayı ihmal etmeyin.

Egzersiz programınızın, güç, esneklik ve dayanıklılık kazandıracak etkinliklerden oluşmasına özen gösterin.

Herhangi bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka hekiminizle görüşün.

  1. İyi dinlenmek ve stresten uzak durmak

Mümkün olduğu kadar kendinizi yormamaya ve yeterince dinlenmeye gayret edin. Uyku sorununuz varsa hekiminizle bunu görüşün.  Dinlenme aynı zamanda, kendi başınıza geçireceğiniz zaman anlamına da gelir. Kendinizi dinlemeye zaman ayırın. Meditasyon ve solunum egzersizleri, rahatlamak için iyi bir yol olabilir.

Stresten uzak durmaya çalışmak, her ne kadar günümüz koşullarında çok zor olsa da, stresli zamanların ardından gevşeyebilmek için kendinize fırsatlar yaratın. Sevdiğiniz bir işle uğraşmak (kitap okumak, müzik dinlemek, ev işi, bahçe işleri vb), sevdiğiniz kişilerle zaman geçirmek veya hayır işleri yapmak, bu açıdan size yardımcı olabilir.

 

  1. Enfeksiyonlardan kaçınmak

Bağışıklık sistemini güçlü kılmak için en önemli unsurlardan biridir. Enfeksiyonlar, zaten zarar görmüş olan bağışıklık sisteminizi daha da zayıflatır ve sizi savunmasız bırakır. Enfeksiyon riskinizi azaltmak için aşağıdaki önerilere uymaya çalışın:

         Yaşadığınız alanın temiz ve tozdan uzak olmasına gayret gösterin.

         Yemek hazırlamadan önce ve hazırladıktan sonra, ellerinizi, mutfağı ve kesme tahtalarını temizleyin. Et kesmek için ayrı bir bıçak kullanın.

         Tüm meyve ve sebzeleri, fırçalayarak yıkayın.

         Çiğ veya az pişmiş süt ve süt ürünlerini, yumurtaları veya etleri tüketmekten kaçının.

         Bahçede çalışırken eldiven giyin. Bu önlem, toprakta bulunan bakterilerden korunmanızı sağlayacaktır.

         Evcil hayvanlarınız varsa, kafeslerini veya dışkı kutularını temizlerken lastik eldiven kullanın veya bir yakınınızdan bu işi yapmasını isteyin. Hayvanlarınızın, yemek masasına veya mutfak tezgahlarına çıkmasına izin vermeyin.

         Soğuk algınlığı, nezle vb kolay bulaşan bir enfeksiyonu olan kişilere yaklaşmaktan kaçının. Ellerinizi sık yıkayın.

         Korunmasız seksten kaçının. Korunmasız seks, diğer cinsel yolla bulaşan hastalık veya enfeksiyonlarla arşı karşıya kalma riskinizi artırır.

         Herhangi bir aşı yaptırmadan önce mutlaka hekiminize danışın.

  1. İlaç ve madde kullanımından uzak durmak

Sigara , kafein, alkol ve diğer ilaçlar, bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. En iyisi bunları hiç kullanmamaktır.

Eğer bunlardan kesinlikle vazgeçemiyorsanız, azaltmak da bir çözüm olabilir. Bu konuda danışmanlık veya yardım alabileceğiniz kuruluşlara başvurmaktan çekinmeyin.

Ortak enjektör kullanımı, HİV’i başkalarına bulaştırmanıza neden olur. Bundan kesinlikle kaçının. Alkol ve diğer ilaçların kullanımı ise, seksle ilgili yanlış kararlar almanıza neden olabilir.

Reçeteli ya da reçetesiz her tür ilaç, sağlığınızı olumsuz yönde etkileyebilir veya antiretroviral (HİV tedavisinde kullanılan) ilaçlarla olumsuz etkileşim gösterebilir. Hekiminize danışmadan hiçbir ilacı kullanmayın.

HİV ve Seks

İçinizde seks isteği duymayabilirsiniz. Seksin eskiden olduğu kadar güzel olmadığını düşünerek sinirlenebilirsiniz. Bu konuda yalnız değilsiniz. HİV enfeksiyonu, birçok insanın seks hakkındaki duygu, düşünce ve eylemlerini değiştirir. Cinselliği yaşamak istediğiniz taktirde, bazı seçimler yapmanız gerekecek. HİV ve seks hakkındaki gerçekleri bilmek, bu seçimleri yapmanızı kolaylaştırabilir. HİV ile sağlıklı bir yaşam sürmeyi sağlayabilirseniz, seks yine yaşamınızın bir parçası haline gelebilir.

  1. HİV ve seks hakkındaki gerçekler

Kan, semen (erkeğin boşalması sırasında dışarıya atılan sıvı; sertleşmeden sonar penisin ucunda görülen damla şeklindeki sıvı da dahil) veya vajinal (hazneye ait) salgılarınız aracılığıyla HİV’i başkalarına bulaştırabilirsiniz.

Cinsel ilişki, sizin de başka cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) ile karşılaşmanıza ve hastalanmanıza neden olabilir.

Bu gerçekleri bilmeniz, başka bir kişiyle nasıl yakınlaşacağınıza karar vermenizi sağlayacaktır. Eşinizi sevdiğinizi göstermenin ve ona HİV bulaştırmadan cinselliği yaşamanın yolları vardır.

Alkol ve yasal olmayan ilaçların kullanımı, güvenilir cinsel ilişki konusunda doğru karar vermenizi olumsuz yönde etkileyebilir ve riskli davranışlar benimsemenize neden olabilir. Bu maddeleri kullanmaktan kaçının.

  1. En güvenli seçenekler

Seks için hazır olmadığınızı düşünüyorsanız, eşinize sevginizi göstermek ve ilişkinizi canlı tutmak için aşağıdaki yolları deneyebilirsiniz:

         sarılmak

         sarılıp yatmak

         konuşmak

         gülmek

         hayalleri paylaşmak

         eşinizin “yanında olmak”

İki tarafında vücuduna kan, semen veya vajinal sıvı girişine izin vermeyen her tür etkinlik güvenlidir.

Güvenli etkinlikler arasında aşağıdakiler sayılabilir:

         dokunmak

         dudaklardan veya cinsel organlar dışındaki bölgelerden öpmek (yara veya kesik varsa dikkatli olun)

         masaj yapmak

         vücutların birbirine sürtünmesi

         mastürbasyon (kendi kendini tatmin) yapmak

         telefonla veya internet üzerinden seks

         fanteziler

         dans etmek

         erotik kitaplar veya videolar

İdrar veya dışkı ile temas etmekten kaçının. Her iki salgıda da sizi hasta edecek mikroplar bulunabilir.

  1. “Daha güvenli seks” için seçenekler

Bazı cinsel etkinlikler risklidir. Kondom veya benzeri lateks bir engelleyici madde kullanmak, bu riski azaltabilir. Bu uygulamaya “daha güvenli seks” adı verilir.

Aşağıdaki etkinlikler, daha güvenli seks etkinlikleridir:

         Kondom kullanmayı, yalnızken kendi kendinize deneyin

         Vajinal veya anal (makattan) seks sırasında, her seferinde yeni bir lateks kondom kullanın. Bu tamamen risksiz bir yöntem değildir. Kondom yırtılabilir. Anal seks en riskli olanıdır.

         Yağ bazlı kayganlaştırıcı kullanmayın. El losyonları, masaj yağları, vazelin vb maddelerin içindeki yağ, kondomun yırtılmasına neden olabilir.

         Lateks alerjisi bulunan kişiler plastik (poliüretan) kondom kullanabilirler. Bunların hem erkek hem de kadın için olanları vardır.

         Kadında oral (ağız yoluyla) seks için, kesilip düzleştirilmiş bir lateks kondom veya plastik gıda filmleri kullanın. Her seferinde yenisini kullanmaya özen gösterin.

         Erkekte oral (ağız yoluyla) seks için, her seferinde yeni bir kondom kullanın.

         Seks nesnelerini ortak kullanmayın; ortak kullanacaksanız iyice yıkayın ve her seferinde üzerlerine yeni bir kondom takın.

  1. Eşinizle konuşma

HİV ile enfekte iseniz, eşinizin bunu bilmeye hakkı vardır. Eşinize bunu söylemeden, sadece kondom veya lateks engeller kullanarak onu korumaya çalışmanız yeterli ve güvenilir değildir.

Eşinize HİV ile enfekte olduğunuzu söylemek veya güvenli seks hakkında konuşmak çok zor, karmaşık ve utanç verici olabilir. Kendinizi reddedilmiş ve yalnız hissedebilirsiniz. Bu duygularınız tamamen normaldir.

Aşağıda, eşinizle HİV ve güvenli seks hakkında konuşmanız için size yardımcı olabilecek bazı ipuçları bulacaksınız.

Konuşmadan önce

         Kendi cinsel gereksinimlerinizi belirleyin

         Eşinize bu gereksinimleri nasıl anlatacağınızı düşünün

         Seksle ilgili seçeneklerinizin ne olduğunu bilin

         Konuşmak için özel bir zaman belirleyin. Seksten hemen önce veya sonra ya da seks sırasında bunları konuşmaktan kaçının.

Konuşurken

         Duygu, düşünce ve gereksinimlerinizi ifade etmek için birbirinize zaman tanıyın.

         Birbirinizi dinleyin; birbirinizin duygularını anlamaya çalışın.

         Belirlediğiniz konularda eşinizle mutabakata vardığınızdan emin olun.

         Konuştuktan sonra birbirinize düşünmek için zaman tanıyın.

·         Bir süre sonra yeniden konuşmak üzere anlaşın. Bu ikinci konuşmada, cinsel tercihlerinizin ne olduğu konusunda kesin bir karara varmanız mümkün olabilir.

HİV/AİDS ve CYBH Konusunda Başvurabileceğiniz Sivil Toplum Kuruluşları:

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Savaşım Derneği

Tel + Faks: 0.232.343 71 30

İnternet: www.cinselhastaliklar.net

AİDS Savaşım Derneği

AİDS Mücadele Derneği

İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı

Kaos GL

Lambda

Pozitif Yaşam Derneği  www.pozitifyasam.org

HATAM (Hacettepe AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi)

Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği

Birleşiş Milletler HİV/AİDS Tematik Grubu

AMATEM

UMATEM

Konuk Yazar