Yazar: Elif Oktav Erdemli


sinemadaKi

Bir Kadın Dünyayı Değiştirebilir! 

İşte Lucy’nin Hikayesi Australopithecus Afarensis’ten Beyaz Perdeye, Bir Luc Besson Eseri O teknolojinin anahtarı… Yıl 1974 Paleontologlar Etyopya’da kazı yapıyorlar. Birden hiç ummadıkları muhteşem bir güzellikte bir kadın onları selamlıyor. Fonda Beatles’ın “Lucy In The Sky With Diamonds” şarkısı çalıyor. Dört milyon yıl yaşındaki Lucy,…

ruhsallıK

2012 ve Değişim 

2012 ile kıyam, yani ayağa kalkış başlıyor. İnsanoğlu var olduğu ilk günden beri süregelen serüveninde yeni bir döneme başlıyor. Artık ektiklerimizi biçmenin zamanı geldi. Bunca yıldır susanlar, artık konuşmaya, anlatmaya ve görmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Bize sunulanları görebilmemiz için işte adımlar. Nefes Alın Gerçekten nefes alın….

ruhsallıK

Kader Diyemezsin… 

Kaderim için Allah’a teşekkür ediyorum. Bu cümleyi tespih tanelerine dönüştürüp, zihnimde ardı sıra dizdim. Kısa ama uzun hayat hikâyeme baktığımda verildiği sanılan şeylerin aslında sadece taleplerden oluştuğunu gördüm. Peki, ne için talep etmek? Ne istemiştim de ne yaşamıştım.  Allah’tan beni felaketlerden korumasını istediğimde başıma olmadık…

ruhsallıK

İnsanın Karekökü 

Herşey Afrika ile başladı! Tüm olan biteni taa o zamanlardan beri, ama özellikle aylardır daha bir dikkatle izliyorum. Formatlar birden bire o kadar değişmeye başladı ki bir antropolog olarak, filmi başa sarıyorum ve ilk atamızın ayağa kalkıp ellerini boşa çıkardığı, üretmeye ve beynini geliştirmeye kesin…

Yaşam

Yeni Yıl 

Eski yıl sona erdi. Yepyeni bir yıl geldi….  Hatırlarsanız geçen sene bu zamanlarda aynı şeyi 2009’a da yapmıştık. Her yeni yıl belki de yeni kelimesinin verdiği etkiyle, değişim ve dönüşümler için güzel dilekleri de beraberinde getirir. Ancak 2012 yorumlarından mıdır nedir 2011 için artık o…

psikolojiK

Stres: Hayatta Kalma İçgüdüsü 

Başımıza her ne gelirse gelsin stresten biliyoruz. Stres, herkesten ve her şeyden bağımsız, çağımızın yeni canavarı sanki. Aslında durum hiç de sandığımız gibi değil. İnsan, kanser ya da kalp hastalıkları gibi, uzun yaşamanın hastalıklarına ulaşabilecek kadar kendi hayatta kalma mücadelesini kazandı. Peki, bizi hayatta kalma…

Sarı Güller
incelediK

Sarı Güller 

İlkel denilen toplumlarda görüldüğü üzere, her toplum kendini bir totemsel güçle özdeşleştirmektedir. Bu totemler bir hayvan olabileceği gibi; bir bitki, bir nesne ya da bir olay da olabilmektedir. Totem inancı en yaygın şeklini, hayvan figüründe göstermektedir. Bir totemi kendine seçen toplum, o totemin manası ile…

Dişil Bereket
incelediK

Dişil Bereket 

Ben sözcüklerin, diğer canlılar gibi cinsiyetleri olduğu kanaatindeyim. Tabii yapısalcılık açısından bakıldığında Claude Levi Strauss bana ne derdi, onu da tam olarak bilemiyorum. Bazı sözcükler erillikleriyle bize erkek imgesi yarattığı gibi bazı sözcükler de dişillikleriyle kadın imgesi yaratırlar. İşte bu açıdan bakıldığında “Bereket” sözcüğü bana…

Tavla Sanatı
incelediK

Tavla Sanatı 

Tavla bilindiği kadarıyla 1400 yıl önce icat edilmiştir. Arapça’daki ismi Nerd’dir. İran şahı Nevşiyan’ın veziri Büzur Mehir tarafından 10 günde icat edildiği rivayet edilir. Ne “tesadüf”dür ki, tavlada karşılıklı altışar hane 12 ayı, 15 beyaz ve 15 siyah pul ayın 15 gece ve 15 gündüzünü…

İnsan Olmak: Evrimin Neresindeyiz?
kritiK

İnsan Olmak: Evrimin Neresindeyiz? 

“Ey homo sapiens sapiens bu sözüm sanadır! Durduk yerde ne diye iki ayağının üzerine dikildin, sağdan soldan besin toplamak varken, ne diye toprağı biçtin, sonra da seninmiş gibi o toprağın etrafını neden çevirdin?” diye sorsalar, ne yanıt vereceğimizi hiç düşündünüz mü? İnsanoğlu, insanoğlu olalı hep…

ruhsallıK

Yeniyıla Girerken… 

Köklü değişim Hayatın bizlere verilen en önemli fırsatlardan biri olduğunun farkında olalım ya da olmayalım yaşamımızdan bir yılı daha geride bıraktık. 2012’nin yaklaşması ile beraber hayatta kalma içgüdümüz, medyanın da şişirmesi ile gitgide güçlendi. Sularda yuvarlanan Budist rahip görüntüleri ile sözde kendimizi dehşete kaptırdık. Felaket…

Yaşam

Fazla Mesai 

Akşamın bir yarısı olmuş. Sabah saat 08.30’da başladığım iş, aksam saat 20.30 itibariyle hâlen devam ediyor. Kitap kampanyaları düzenliyorum. Yeni kampanyanın konusu “Ne olsun?” diye düşünerek, kendi kendime beyin fırtınası yapıyorum. Sıkılmaya başladığım sırada, son zamanlarda okuduğum kitaplara ve almayı düşündüğüm kitaplar listesine baktım. Pazar…

Savaşma Seç
kritiK

Savaşma Seç 

Hepimiz ve tüm kâinat evrim sürecinin bir halkası olarak sürekli değişip, dönüşüyoruz. İnsanın evrimleşmiş olması onu doğasından hiçbir zaman uzaklaştırmadı. Sadece yöntemlerini değiştirdi. Evrim temel uygulama alanı olan, yöntem ve araçlar konusunda kendini gösterdi. Bu durumu tanımlamak için insanlık tarihi bizlere sayısız deliller sunmaktadır. Ancak…

Hizmetkar Lider
politiK

Hizmetkar Lider 

Eskiden, dediğim dedik çaldığım düdük yöneticiler modaydı. Dediklerini bir şekilde yaptırtabilmek; bir güç göstergesiydi ve övünülecek bir şeydi. O da yetmezmiş gibi dediğini yaptıran bir lider başarılıydı. Diktatör, “altında çalışan elemanlarının” yanına gelmekten dahi çekindikleri bir yönetici; sözde başarılı yönetici. Sahi başarının kriteri neydi? Dediğim…

Uçurtmanın İmgesi
incelediK

Uçurtmanın İmgesi 

Oyun ve oyuncakların tarihi şüphesiz insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan; oyun oynayan bir varlık olarak, oyuncak dünyasında geniş yelpazeye sahiptir. Kişisel tarihimize baktığımızda çocukluğumuzun unutulmaz oyuncakları arasında uçurtmanın yeri bambaşkadır. Mahalle kültürünün, yaşadığı yıllarda; babalarımız ya da mahallenin büyük ağabeyleri çocukları toplar, hep beraber uçurtma…

psikolojiK

Sezgi ve Şizofreni 

İlginç bir şekilde bu yazı fazlasıyla didaktik oldu. Didaktik olmamayı seçtiğimi, yazılarımı takip edenler bilirler. Bu yazıdaki yolculuğumuz farklı oldu. Biraz da akışı bu şekilde yakalamak gerekiyor demek ki. Sezgi, bilgi kaynakları birbirinden tamamen farklı olan, içgüdü ile karıştırılır. İçgüdüler insana özgü olmayıp, tüm canlıların…

Yaşam

İşyerinde Stres 

“Para kazanmak zordur.” bu düşünceyi şimdi zihnimizden ve kalbimizden çok ama çok uzaklara gönderiyoruz. Ne oldu birden bir boşlukta mı hissettik kendimizi? Oysa ki herşeyi elde edebilmek ve onlara sahip (?) olabilmek için mücadele etmemiz gerektiği fikri ne kadar da kolaydı değil mi! İş yerinde…

GünlüK

Kadın, Edebiyat ve Yalnızlık 

Küçükken gizli gizli ağlardım. Hıçkırıklarım duyulmasın diye yastığa yüzümü gömer göz yaşlarına boğulur, öylece uyuya kalırdım. Ertesi gün hiçbirşey olmamış gibi yoluma devam ederdim. Şüphesiz hiçbirşey, bizleri yolumuzdan alıkoyacak güçte değildi. Sonraları büyüdük; kocaman(!) insanlar olduk. Artık ağlamamamız gerektiği öğretilmişti bize. Güçlü insanlar ağlamazdı. Bu…

Send this to a friend