Hapsettiğin hayallerin, artık özgür kalmak istiyor. Kurduğun hayalleri düşün, umutlarını, gelecekte olmak istediğin seni düşün. Şimdi de onun için bugüne kadar ne yaptığını düşün? Onu kimler için unuttuğunu, geri plana attığını, hangi fedakarlık sonucu ona ulaşamadığını düşün. Hayallerine ulaşmak varken, kendini kimler için feda ettiğini düşün. Kimler için, ne için hapsettiğini düşün. Hayallerin ve umutların o hapsettiğin yerde beklemeye devam ediyor. Kendini seçersen, gelecekte olacağın kişiye bu hayallerini hediye etmek istersen, gelecekteki senin, şu anki sen gibi kara kara düşünmesini istemiyorsan, bu gece itibariyle planlama yapıp, amacını belirleyip, kendin için bir yola çıkabilirsin. Gelecekte bekleyen sene buna borçlusun. Gelecekte olacağın kişiye, onun ruhsal haline ve psikolojisine bir sorumluluğun var, başka hiç kimseye yok. Hiç.
Artık eskisi gibi değilsin. Bütün öfken eskiden olduğun kişiye zaten. Onun güvendikleri, onun yapmadıkları, onun pişmanlıkları. Senin değil. Eski sevgiline değil, eski senin sevgilisine. Senin değil. Eski patronuna değil, eski arkadaşına değil, eski aşkına değil. Onlar şu an senin değil. Korkuların sana ait değil, kaygıların sana ait değil. Sana ait olan tek şey şu anki psikolojin, ruhun ve bedenin. Bunlara odaklanmalısın. Sana ait olmayanlara değil.
Koşturmaktan o kadar yorulmuştun ki, dur dendi. Durmalıydın da zaten. Çünkü artık nereye koştuğunu bile bilmiyordun, sadece koşuyordun, herkes koşuyor diye. Hayat şartları değildi seni koşturan, zihnindi. Yorgun olan da bedenin değil, zihnindi. Görünür olana o kadar bağlanmıştın ki, artık görünmeyen bir gerçeğe, kapatmıştın kendini. Kendi hayallerine. Çünkü zordu, güvensizdin, sen kimdin ki bir şeyi başaracaktın. Herkes iyiydi, sen beceriksiz. Herkes mutluydu, sen umutsuz. Öyle ya görünür olanlar, görmeyi unuttuğun kendinden daha sorunsuzdu. Dünyadaki tek sorunlu insan sendin değil mi? Ya şimdi? Bütün Dünya’nın nasıl sorunlu olduğunu gördün mü? Sen sorunlu değilsin, sadece kendini unuttun. Unutturdular. Hatırla. Hatırla ki, bir daha seni güvensiz hissettiremesin kimse. Hatırla ki bir daha hayallerinden kopmanı sağlayacak hiçbir yargıya düşme.
Boğa Yeniayı Uranüs kavuşumunda olacak. Ey Özgürlük! Sana sahip olduğumuzu sandığımız her an ne kadar yalanmış. Bu yeniay ile birlikte asıl yeni döneme giriş yapmış bulunmaktayız. Nedir bu yeni dönem? Öncelikle kendimiz, sonra çevre, sonra toplum, sonra dünya. Kendimizi yenileyeceğiz, amacımızı, hedeflerimizi, sonra çevremizi, sonra toplum yenilenecek, en sonunda bambaşka bir dünyaya uyanacağız. 31 Ekim Boğa Dolunayına kadar sürecek bir süreçten bahsediyorum. Uzun ve kıymetli bir yola çıkıyoruz. Kıymetli çünkü gökyüzü artık kendin için bir şeyler yap diyor, kıymetli çünkü gökyüzü kendini gerçekleştirmen için, belki de hayat amacın için seninle birlikte çalışmakta. Biliyorum öfkeleniyorsun. Ancak yolun sonunda hayatın boyunca aradığın bir şey varsa katlanmaz mısın? Hiç kimseye rol yapmak zorunda kalmayacağın, maske takmak zorunda kalmayacağın bir dünya.
Boğa Yeniayı düşünceler, zihin ve yaratımlar açısından çok önemli bir yeniay. Geleceğe umut ekin, iyilik ekin. Çünkü aklınızdan geçen, başınıza gelir ya bazen. Öyle bir dönem olabilir. Öfke ile ağızdan çıkacak, içinizden geçecek kelimelere, yaratımlara lütfen dikkat edin. Kötüyü hayatınıza çağırmayın, iyi düşünün. Sorunlara ani fikirlerle gelen çözümler bulmak, orjinal fikirler üretmek için çok güzel bir dönem. Yeni olan ne varsa size katkı olabilir. Mars-Venüs bir süre daha iyi açılarda seyredeceği için yeni ilişkiler adına da güzel bir dönem olabilir. Gerek maddi durumlar, gerekse ilişkiler için sert dönemin ise mayıs ilk haftası olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Boğa Yeniayı Sharatan sabit yıldızı ile kavuşumda. Bu yıldız sarsıcı durumlar, savaş ve depremlerle ilişkilendirilmiş bir yıldız geçmiş dönemlerdeki etkisine göre. Ancak kişisel olarak size sarsıntıdan bir çıkış yolu gösterebilecek de bir yıldız. Kendinizle savaşınızı bitirin, sarsıldığınız bu dönemden daha güçlü bir şekilde çıkmak adına yeni hedefler ve umutlarınız olsun, kendinize güvenin ve karanlığa alışmayın demekte. Çünkü hep birlikte Boğa döneminden geçeceğiz ve Boğa alıştığı bir şeyden çok zor vazgeçer, bu dönem eğer tembelliğe alışırsanız, uzun süre bu tembellik devam edebilir. Konfor alanında kalmayın. Bu yüzden nerede olursanız olun, hareketsiz kalmamaya ve üretmeye devam etmelisiniz.
Boğa Yeniayı ile birlikte 24ündeki Merkür-Pluto karesiyle iletişimsel kopukluklar ve öfke çıkışlarına dikkat etmek gerekiyor. 24ünü tamamen kendinize ayırabilir ve dış çevreyle, hatta sevgiliyle bile en az iletişimle geçirmeniz, kendinizi dinlemeniz katkı olabilir. 24-28-29u açıları depremsel açılar olmakla birlikte, doğuda iran-pakistan-japonya taraflarında beklemekteyim.
Oysa vazgeçmen için birçok neden vardı, önüne de birçok neden verdiler. Bu yüzden vazgeçmelisin. Üzülmemen için, hayal kırıklığına uğrama diye diyoruz biz ya! dediler. Seni düşündüklerini söylerken, senin adına karar vermek istediler. Vazgeçmedin. Vazgeçseydin, şu an burada olmazdın. Vazgeçtiğini düşünüyorsun birçok şeyden, ancak vazgeçmemek için bir cümle okumak istiyorsun.
Vazgeç. İnsanları anlamaya çalışmaktan, kendini anlatmaya çalışmaktan, onlarla mücadele etmekten, hiçbir faydası olmayan şeylere takılmaktan, korku ve kaygılarından vazgeç. Yazınca çok kolay geldi. Hayatın gerçeklerinde ise sadece kendini bulduğunda vazgeçebilirsin ve şu an kendini bulma yolundasın. Şimdi bu yoldan vazgeçersen sen hariç herkes kazanacak. Kazanmak değil, yaşadığını hissetmek istiyorsun. Vazgeçersen, hayat amacına bu kadar yaklaşmışken geri dönmek olacak. Kendini gerçekleştirmenin şafağında, gökyüzüne yazacaksın.
HEY! Gelecekteki ben, senin için vazgeçmedim. Geçmişteki ben, seni affedebilmek için vazgeçmedim. Şimdiki ben, seninle gurur duyabilmek için vazgeçmedim.
Her şeyi denediler ama kendimden VAZGEÇMEDİM!