Zıt burçları anlatmadan önce, Sentez ve Gölge Burçlar hakkında kısa bilgi vermek isterim.

SENTEZ BURÇ-GÖLGE BURÇ

Astrolojide ‘Sentez Burcunuz ve Gölge Burcunuz’ diye bir gruplama vardır.

Kendinizi ve partnerinizi daha iyi tanımak için, bunları bilmek faydalıdır.

Sentez-Gölge burcu bulmak için, yıldız haritasına göre, belli bir hesaplama yapılır.

Kişinin haritasındaki Yükselen burç (ASC), MC (Tepe/Kariyer Noktası veya 10.ev kesiti) dahil, yıldızlarını element ve niteliğine göre gruba ayırır, bir puanlama sistemine tabii tutarız, toplamında en fazla puanı alan Sentez burç, en düşük puanı alan Gölge burç olarak ortaya çıkar.

Klasik Astroloji bu hesaplamayı yaparken Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’ü ve ayrıca Yükselen burç ve MC burcunu dahil eder, Satürn ötesi yani jenerasyon yıldızlarını dahil etmez – Uranüs, Neptün, Plüton. Bunun nedeni, jenerasyon yıldızlarının kişiliğe etki eden yıldızlar olarak kabul edilmemesidir.

Satürn hatta Jüpiter de jenerasyon yıldızı kabul edilir ama buna rağmen Klasik Astroloji bunları dahil etmiş. Eski zamanda bilinen gezegenler Satürn’e kadardı zaten, ondan sonrası sonradan keşfedilmiştir. Acaba Klasik Astroloji Uranüs’ü, Neptün’ü bilmediği için dahil etmemiş olabilir mi, diye bir soru takılır aklıma…

Öte yandan Modern Astroloji kapmasında bunları dahil eden Astrologlar vardır.

Ben de dahil edilmesinden yanayım. Her şeyden önce, kişinin Yükselen burcu veya MC burcu jenerasyon yıldızları tarafından yönetilen burçlar ise, bana göre, kişi için “kişisel burçlar ve yıldızlar”dır. Üstelik bazı haritalarda, jenerasyon yıldızları kişiliğe direkt etki eden evlerde yerleşmiş olabilir. Bundan dolayı, dahil edilmesinden yanayım.

Sentez-Gölge Burç Hesaplama Yöntemi:

Doğum haritasında yer alan ve nitelik ve element bazında gruplandırılan gezegenlerimizden yola çıkarız hesaplama için. Önce, burçların element ve nitelik gruplamasını bilmek gerekir.

Kitabın 1.Bölümünde yer verdim ama burada yeniden grupları hatırlayalım.

Burçların Sınıflamaları:

1-Burçlar “element” bakımdan 4’e ayrılır:

Ateş: Koç, Aslan ve Yay

Toprak: Boğa, Başak ve Oğlak

Su: Yengeç, Akrep ve Balık

Hava: İkizler, Terazi ve Kova

2-Burçlar “nitelik” bakımından 3 gruba ayrılır.  

Öncü: Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak

Değişken: İkizler, Yay, Balık ve Başak

Sabit: Boğa, Akrep, Kova ve Aslan

Doğum haritasında Sentez-Gölge burcu hesaplayıp bulmak için, yapmanız gereken: haritadaki Yükselen burç, Güneş ve Ay’a 3’er puan, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün, Plüton ve MC’ye 1’er puan verin.

Örnek Hesaplama:

örnek kadın haritası

ASC (Yükselen burç) Terazi (3 puan), Güneş Kova (3 puan), Ay Kova (3 puan), Venüs Oğlak (1 puan), Merkür Balık (1 puan), Mars Balık (1 puan), Jüpiter İkizler (1 puan), Satürn Balık (1 puan), Uranüs Başak (1 puan), Plüton Başak (1 puan), Neptün Akrep (1 puan) ve MC (Tepe Noktası) Aslan (1 puan).

Bundan sonra, yukarıdaki gruplamaya bakıyoruz ve hangi element ve nitelik kaç puan almış hesaplıyoruz.

Hava: ASC, Güneş, Ay, Jüpiter (10 puan)       Öncü: ASC, Venüs (4 puan)

Ateş: MC (1 puan)                                            Değişken: Jüpiter, Uranüs, Plüton, Satürn,

Su: Neptün, Mars, Merkür, Satürn (4 puan)                       Merkür, Mars (6 puan)

Toprak: Venüs, Uranüs, Plüton (3 puan)         Sabit: Güneş, Ay, MC, Neptün (8 puan)

Toplamda en çok puanı alan: Hava ve Sabit, yani Kova burcuna denk gelir. En düşük puanı alan: Ateş ve Öncü, yani Koç burcuna denk gelir. Sonuç olarak, bu kişinin Sentez burcu Kova, Gölge burcu Koç’tur.

Burada kritik bir nokta var; Öncü puan olarak düşük olmakla beraber, Öncü grupta yer alan ASC ve Venüs burçları direkt kişisel burçlar olduğundan dolayı, bir eşitleme yaparsak, o zaman Sentez Kova, Gölge hem Koç hem İkizler olabilir derim.

Son tahlilde, bu kişi hayat içinde kendini tamamlamak ve denge kurmak adına, Koç ve İkizler karakterinde kişileri hayatına çekebilir.

SENTEZ BURÇ-GÖLGE BURÇ NEDİR?

Sentez burç haritanızdaki en belirgin, baskın kişilik özelliklerinizi anlatır.

Sentez burç rahat ettiğiniz, kolayca beslediğiniz ve kendinizi iyi hissettiren özelliklerinizi anlatır. Sıkıştığınızda başvurduğunuz yanlarınızı da ondan alırsınız genellikle.

Örn, sentez burcunuz Terazi olsun. Demek ki siz Terazi burcu özelliklerini hayli fazla gösteriyor, kişiliğinizde barındırıyorsunuzdur.

Gölge burç ise, haritanızda özelliklerini en az barındırdığınız ve en az gösterdiğiniz burçtur.

Gölge burcun özellikleri zayıftır şeklinde bir anlam çıkabilir, aslında zayıf değil, “gizli”dir.

Kimi zaman gölge özelliklerinize kızar veya korkarsınız. Kimi zaman hayranlık duyar ve merak edersiniz gizlice. Alışık olmadığınız veya bastırdığınız için ortaya pek çıkmaz.

An gelir, hayat içinde yaşanılan önemli olaylar bazen pat diye bu gölge yanı öne çıkarır.

Gölge yanınızdan korkmak, rahatsız olmak veya tam tersi beğenmekle beraber yabancı hissetmek yerine, onu da yaşamalısınız ki, içinizde bir denge ve sağlıklı bir ruhsal yapı oluşabilsin.

Kendinizi sadece belirgin yanlarınızla değil, gizli yanlarınızla da tanımanız gerekir ki, travmalardan kurtulan, olgunlaşan ve özgürleşen bir birey olabilesiniz.

Kişiliğinizde onayladığınız şeyler aslında kişiliğinizdeki rahat ettiğiniz ve gurur duyduğunuz yanınızdır yani sentez yanınız, kızdığınız veya yapamamakla beraber gizli gizli hayran olduğunuz ise aslında gölgede, içinizde, derinliklerde bir yerde var olan ve bir gün gelip su yüzüne çıkan yanınız olabilir.

Altını çizmek isterim ki, sadece kızdığınız gizli özellikler değil, yaşamaya alışık olmadığınız ama içten içe hayran olduğunuz özellikler de gölge yanınızın bir parçası olabilir.

Gölge yanınızı yaşayarak, kişiliğinizi daha sağlıklı hale getirmek adına, bunu yaşamanıza vesile olacak insanları çekersiniz hayatınıza bilinçli ya da bilinçsiz olarak. Özellikle duygusal ilişkilerinizde.

Yani, partnerinizin ya öz burcu, ya yükselen burcu sizin gölge burcunuz olabilir veya haritasında o burçta önemli yıldızları bulunan biri olabilir.

Bu arada, küçük bir bilgiyi paylaşmak isterim; Psikanalizde “gölge yanımız” tabirini ilk ortaya atan ünlü Psikanalist Carl Gustav Jung olmuştur.

Jung psikanaliz çalışmalarında Astroloji’ye çok yer vermiş, Astroloji’yi iyi bilen ve onu bir bilim dalı olarak kabul etmiş çok önemli bir bilim adamı idi. Jung gibi önemli bilim adamları sayesinde biz Astrologlar yaptığımız için ciddi bir iş olduğunu, bilimsel bir çalışma olduğunu kabul ettirebiliyoruz. Teşekkürler Jung!

ÖZ BURÇ-ZIT BURÇ

Astroloji’nin Sentez Burç-Gölge burç teorisinden başka, öz burcun bir başka sentez burç olduğunu ve zıt burcun ise bir diğer gölge burç olduğunu düşünmekteyim.

Bundan yola çıkarak, yeni bir burç teorisi de ben ortaya atayım dedim.

Zıt burç kendinizi ve partnerinizi daha yakından tanıma imkanı verir.

Öz burcunuz kişiliğinizin en belirgin ve baskın kişilik özelliklerini anlatır.

Zıt burcunuz ise kişiliğinizin gizli ve gölgede kalan yanını anlatır.

Yani, kişi zıt burcundan alakasız biri değildir.

Zıt burç kişilikte biraz daha belirgindir gölge burca kıyasla.

Zıt burcunuz elmanın yarısı gibi, sizin bir yarınızdır aslında.

Hatta kimi bu zıt yanını öyle abartır ki, sarmalın içinde kendini kaybeder. Buna özellikle, yükselen burcu öz burcunun zıddı olan kişilerde rastlarım.

Örn; öz burcu Aslan, Yükselen burcu onun zıddı Kova’dır.

Öz Burç-Zıt Burç kıyaslamasını okuyunca, kendinizin sandığınız özelliklerin zıt burcunuzun özellikleri olduğunu anlayıp şaşırmaya hazır olun…

Bir ben vardır benden içeri…

KOÇ-TERAZİ

Koç burcunun zıt burcu Terazi, Terazi’ninki Koç’tur.

Koç Ateş grubundan Öncü yapılı, Mars tarafından yönetilen, aktif, dinamik, agresif, eyleme geçme kabiliyeti, bedensel hareketliliği, esnekliği ve kuvveti yerinde olan bir burçtur.

Benmerkezci, egosu kuvvetli, önce kendini düşünebilen, spontan, açık sözlü, direkt, hevesli, ateşli ve kanlı-canlı biridir.

Yaşam canlılığı yüksektir. Kendini beğenir.

Hedeflerinde çabuk, isteklerinde talepkar, kafa tutan, cesur biridir.

İsteyen ve ulaşan, savaşçı, gerektiğinde kavgacıdır. Kızdı mı kesip atar.

Özetle, Mars’iyen yapılıdır, kadını da erkeği de.

Hava grubundan olan, Öncü yapılı Terazi ise onun tersi özellikte, Venüs tarafından yönetilen, paylaşmayı, sevgiyi önemseyen, hayatın estetik, güzel, huzur veren yanlarına odaklı, barışçıl biridir.

Sosyallik onun için çok önemlidir.

İnsanlara kırılsa da küsemez, özgürlüğünü ilan etmek ister ama sevdiklerini kırmamak adına bir türlü edemez, biri olmadan yapamaz, hayatına mutlaka birini almak ister, birlikte hareket etmeye meyillidir.

Adildir. Haksızlığa gelemez, bencil insanları sevmez.

Lüks, sevgi, aşk, romantizm, evlilik ve sevdikleriyle birlikte yaşamdır onu mutlu eden şeyler.

Azıcık şımarıktır. Övgüyü, popülerliği sever.

Ancak bu tarifler bazen kağıt üzerinde kalır!

Bazı Terazi kızdı mı tam bir Koç olur, bodoslama dalar, ısıran,  korkutucu birine dönüşür.

O kibar, asil insan gider, bir kavgacı çıkar içinden.

Sevgi ve paylaşıma önem vermesini beklediğimiz bir başka Terazi ise, evlilikten kaçar, daldan dala atlayan bir flört müptelası olur.

Özgürlüğüne düşkün, flörtçü, ateşli, hevesli ve benmerkezci olmasını beklediğimiz bir Koç’a bakarsınız, tıpkı zıt burcu gibi, en büyük hedefi bir yuva kurmaktır. Ve böylece erken yaşta evlenir, biriyle birlikte yaşamaya, hayatı paylaşmaya yönelir.

Kimi Koç ise, başkasının savurganlığına, lüks düşkünlüğüne kızar ama kendi böyle birine dönüşür.

Bunların tabii ki Astrolojik nedenleri vardır.

Astroloji insan psikolojisini en iyi gösteren ve anlatan bilim dallarından biridir çünkü.

Bir Koç sadece Koç yanını yaşadığında kendinde bir eksiklik, bir yarım kalmışlık hisseder.

Koç “savaşır”, “ben” der ama asıl özlemini duyduğu, eksikliğini hissettiği “sevgidir, paylaşım”dır ve “biz” demektir.

Bunlar zıt burcu Terazi’nin Venüs’yen yapısında barındırdığı en temel özelliklerdir.

Sentezi “ben” derken, Gölge yanından “biz” demeyi öğrenmeye yönelir Koç.

Ancak bunu kimi Koç abartır.

Ölçüyü kaçıran biri, önce kızdığı veyahut kendine yabancı gördüğü ama sonra eksikliğini hissettiği, özlemini duyduğu yanı fazlasıyla yaşamaya meyleder.

Ancak asıl tekamül yeniden kendine dönmekle başlar.

Bir Koç gölge yanını yaşayıp beslemeli mutlaka ama geri dönüp Mars’iyen yanını, olgunlaşan kişiliğiyle birlikte, yeniden ele almalıdır.

Çocuksu Mars’iyen kişilikten çıkmalı, doğru şeyler için savaşan “Savaşçı Ruhu” oluşturmalıdır, “Hamdım, piştim, şimdi yanıyorum” demek için.

Terazi ise, “ben” demeyi, istekleri için kavga etmeyi öğrenecek yani zıt burcunun özelliklerini besleyecek tabii ki ama bir Venüs olduğunu unutmadan.

Onun tekamüle ermede belki de son görevi; hem “ben” hem “biz”i yaşatmak, paylaşmak, haklar, eşitlik, güzellikler için savaşmak olsa gerektir. Sevmek ve kendi “ben”ine, isteklerine de sahip çıkmak olmalıdır özetle.

BOĞA-AKREP

Boğa’nın zıt burcu Akrep, Akrep’in zıt burcu Boğa’dır.

Boğa burcu Toprak grubundan, Sabit yapılı, Venüs tarafından yönetilen, güzelliklere, estetiğe düşkün, sanatsever, huzur ve maddi-manevi güven arayan biridir.

Ayrıca oldukça inatçı, güçlü yapılı, ne istediğini iyi bilen, bildiğinden vazgeçmeyen, çok kararlı, değerlerine sıkı sarılı biridir.

Tutucu olmakla birlikte, bir Venüs insanı olarak hoşgörülüdür.

Uyumludur, insanlara sevgiyle ve anlayışla yaklaşır.

Sakin görünür ama güçlü ve otoriter bir yapısı olduğunu hal ve duruşuyla belli eder.

Boğa’nın negatif yanları, aşırı inadı, vurdumduymazlığı, sığlığı ve tembelliğidir.

Rahatına düşkündür, yemeye içmeye, keyif veren şeylere, dünyevi zenginliklere önem verir.

Akrep burcu ise Mars ve Plüton tarafından yönetilen, Su grubundan, Sabit yapılı bir burçtur.

Akrep hırslı, savaşçı, korkusuz, kararlı, sabırlı, ruhsal ve fiziksel olarak dayanıklı, tuttuğunu koparan, güçlü, otoriter, öte yandan su grubundan olduğu için, duygusal, canlı, kanlı, sıcakkanlı, sevince çok seven biridir.

Plüton dönüşüm demektir, ölüm ve yeniden doğuş yıldızıdır.

Kendini aşmayı başarmış bir Akrep insanı yani Plütonik dönüşümü başarmış biri gerçekten çok derinlikli, çok duygusal, merhametli, kendini ve gücünü işe, aşka vs kendisi için önemli şeylere adayan biridir.

Karizmatik ve gizemlidir.

Sezgisi kuvvetli, olayların ve insanların içini gören biridir.

Maddi-manevi her şeyi ve hayatı biriyle paylaşmalıdır o.

Negatif Akrep özelliklerine gelirsek…

Plüton’un ayrıca Yeraltı Tanrısı olduğunu hatırlatırım.

Negatif Akrep insanı entrikacıdır, olayları gizler, yer altına indirir, nefret ettiği veya önünde engel olan kişiye karşı soğuk, kinci, acımasız, ketum ve hesapçıdır.

Güce ve çıkarlarına düşkündür.

Boğa’nın sembol sözü “Ben sahibim”, Akrep’in ise “Biz sahibiz”dir.

Buna göre, bir Boğa kendi sahip olduğu şeylere bağlıdır. Akrep ise, sahip olduğu şeyleri biriyle paylaşmak ister.

Öyle mi acaba?..

Gerçekler bunun tersini gösterir bazen.

Bir Akrep tıpkı negatif bir Boğa gibi, yüzeysel, sığ, paylaşmayı sevmeyen, tembel biri olur. Ondan beklediğimiz derinlikten eser yoktur.

Zıt burcunun iyi yanlarını alan bir Akrep ise, sinirleri alınmış bir Akrep gibidir. Yumuşak, hoşgörülü, sevecen, anlayışlı ve romantik biridir. Sıcak yuvasından çıkmak istemez tıpkı bir Boğa gibi.

Kimi Boğa ise, zıt burcu Akrep’in negatif özelliklerine kızar, onu fazla hırslı, kıskanç, çıkarcı, egosu güçlü, duygularda aşırı, sekse düşkün, sert, kavgacı ve despot bulur ama bir an gelir, bir bakar ki, kendisi de öyle olmuş.

Akrep’in güzel özelliklerini alan bir Boğa ise, derin kişilikli, derin düşünen, hayata üst perdeden bakan, maddi değerlere pek önem vermeyen ve onları sevdikleriyle paylaşan, kendini aşmış, karizmatik ve gücünü sevdikleri, insanlık ve güzel şeyler için kullanan biri olur.

Peki, doğrusu ne olmalıdır?

Bir Boğa tekamüle ulaşmak için, zıt burcu Akrep’in geçtiği dönüşümden geçmeli, kendini aşmalıdır, paylaşmayı, hayata ve olaylara derinden bakmayı öğrenmelidir ama bir Venüs insanı olduğunu unutmadan…

Bir Barışsever olduğunu hatırlamalıdır.

Görevleri ve amaçları için savaşırken, mutluluğu, barışı, sanatı, doğal ve huzurlu yaşantıyı es geçmemelidir.

Bir Akrep ise, tekamüle varmak için, zıt burcu Boğa’nın Venüs’yen özelliklerini öğrenmeli, kişiliğinde beslemelidir.

Ama bir dönüşümcü, bir şifacı, bir savaşçı olduğunu unutmamalıdır.

İKİZLER-YAY

İkizler’in zıt burcu Yay, Yay’ın zıt burcu İkizler’dir.

Hava grubundan İkizler, Merkür tarafından yönetilen, Değişken yapılı biridir.

İkizler’in sembol sözü: “Düşünüyorum.”

Merkür ona inanılmaz bir zeka ışıltısı, sorgulayan kafa ve zeki insanlara has çabukluk, çok yönlülük, hareketli bir enerji ve kıpır kıpır bir yapı verir.

Konuşkan ve sosyaldir. Espri ve nükte yeteneği kuvvetlidir.

Bilgi ve iletişim onun ekmeği aşıdır.

Kimi İkizler hareketli, bıcır bıcır görünmemekle birlikte, zekanın ışıltısını gösteren zeki ve çok yönlü yapısı, konuşması, üslubu, bilgi birikimi ve düşünce tarzıyla gözleri üzerine çevirmeyi başarır. Bilgi ve becerisiyle ceket ilikletir insana.

Sanata yatkın olanı, özellikle edebiyat, resim ve müzik alanında varlık gösterir. Elleri becerikli olan iyi alet çalar. Kulağı sağlamdır.

Konuşma-yazma becerisi olanlardan iyi yazar çıkar.

İkizler sembollerle yaşar, yaşadığı, hissettiği, gördüğü, düşündüğü her şeyi kelimelere, şekillere, sembollere dökmelidir, anlam vermek için onları sınıflandırmalıdır.

Bu arada, kendisi de bir şeyin “sembolü” olmak ister.

Öte yandan her şeyi bir düşünce sistemine oturtma, bir mantık yaratma sevdası, onu bazen hayat içinde zorlayabilir. Özellikle duygularıyla yaşayan insanlarla ilişkilerinde, onlarla nasıl iletişim kurabileceğini bilemeyebilir.

Aşkta çok taktikçi, flörtçüdür ve cin gibi zeki olduğu için, sevgilinin ilgisini sürekli üzerinde tutmayı bilecek alternatifler, yenilikler bulmak onun için zor değildir.

Sevgiliye mektup yazmak, ona gitarla beste yapıp sunmak gibi şairane ve hoş sürprizler yapmaya bayılır.

Kendisi duygusal olmakla beraber, değişken yapısı duyguları konusunda onu kararsız, güvensiz yapar. Çok sevip sevmediğini anlaması biraz zaman alır.

Yay burcu Ateş grubundan, Değişken karakterli bir burçtur.

Şans ve genişleme yıldızı Jüpiter tarafından yönetilir.

İkinci yönetici yıldızı Hayallerden sorumlu, gizemli ve mistik gezegen Neptün’dür.

Yay insanı hareketli, özgürlüğüne düşkün ve çok yönlüdür. Neşelidir. Etrafa neşe saçar.

Bir ortama girdiğinde, saygın tavrı ile insanın ayağa kalkası gelir onu karşılamak için.

Çünkü Jüpiter ona asil bir ruh, güçlü bir vicdan ve adalet duygusu verir.

Yay “hedeflerin” insanıdır, hedef onun için adeta bir maceradır.

Şansına da güvenerek sürekli bir girişim, hareket, eylem içindedir, sürekli hedefler üretir, onlara ulaşmak için hevesle, şevkle çabalar.

Aceleci, sabırsız yanı vardır, buna kendine ve şansına aşırı güveni de eklenince, fazla hazırlık ve plan yapmadan atlar girişimlere. Ve bazen çuvallar.

Yine de yılmaz. İnanç insanıdır çünkü.

Olmadı, kendine başka bir hedef bulur, hedef mi yok onun için.

Tabii bu noktada biraz handikapı vardır; yarım bırakılmış hedefler çöplüğü bırakabilir arkasında…

Öte yandan, hedefinde başarılı olmadığı zamanlar azdır gerçekten.

Çünkü pozitif özelliklerinin yanı sıra, hayata çok geniş cepheden bakabilme yetisi ve Jüpiter’in hediyesi güçlü sezgi ve algı gücü ve olayların bütününü, evreni, olan biteni sezme, geleceği görme yetisi ona genelde doğru hedefler ve doğru yollar buldurur.

Yay da İkizler gibi bilgi aşığıdır. Ancak ondan farkı vardır, o bilgiyi büyüten ve yayandır.

Yay’ın sembol sözü: “Görüyorum” ve “Anlıyorum.”

Fikir ile inancı harmanlayan bir filozoftur o.

Bilgiyi bir inanç, bir değer sistemi içinde oturtmaya, bilgiden bilgeliğe ulaşmaya, bilgiyi bireysel amaçtan toplumsal amaca yöneltmeye, daha yükseğe taşımaya, akademik seviyeye taşımaya meyillidir.

Bu bakımdan, İkizler “bilgi”, Yay “tecrübe” demektir.

Yay’ın özelliklerine dönersek, ateş insanı olduğu için, tutku önemlidir onun için.

Yay, bir aşık olarak, tam bir tutku insanıdır. Özgürlüğüne düşkün bir aşıktır ama…

Onu kısıtlayan aşk ne kadar tutkulu olursa olsun, bir süre sonra bir bakmışsınız atına binmiş kaçmış gitmiş.

Mitoloji’de yarı at yarı insan figürü Sentor Yay burcunun sembollerinden biridir.

Tabii Yay’ın negatif yanı da vardır; bilgiyi, duyguları, tecrübelerini, inançlarını vs her şeyi abartmak en başta.

Abartıya kaçan bir Yay, geniş görüşlü olmak şöyle dursun, dar görüşlü, dogmatik birine dönüşür. Fanatik olur. Din fanatiği, siyasi görüş fanatiği vs.

Geldik, hayat sahnesi içinde bir Yay gibi davranan İkizler’e, bir İkizler gibi davranan Yay’a.

Bazen bir Yay İkizler gibi davranır, sürekli bir hareket, sürekli bir bilgi biriktirme, araştırma peşindedir, bilgisiyle insanlara ulaşma ve bilgisiyle var olma peşindedir.

Onu “hala öğrenci bir türlü mezun olamadı” dedirten sürekli bir öğrenme telaşı içinde buluruz. O kurstan öbürüne atlar, olmadı, başka bir kurs bulur vs.

İkizler gibi, konuşmaya dalmak, bilgi yarıştırmak, hatta araya dedikodu, fiskos karıştırıp amacını, hedeflerini unutmak gibi bir tuzağa düşer ve tecrübeyi ihmal eder.

Halbuki onun bazen yalnız kalması, keşfe, geziye, dünyayı seyahate çıkması, özgür tarlalarda dolaşması, gittiği diyarlarda yeni yüzlerle tanışması lazımdır.

Yay’ın asıl görevi bilgiyi yüceltmektir, tecrübe etmektir ve bilgiden hayatın, evrenin sırlarını anlatan bir felsefe üretmektir. Bilgiyi daha toplumsal bir boyutta tartışmaya açacak bir alan yaratmaktır.

Çünkü yönetici gezegeni Jüpiter bir öğretmendir. Bilgiyi aktaran ve yayandır.

Ayrıca o bir sezgi, inanç insanıdır, bu bakımdan, görevi bilgiyi-inançla kavuşturmalıdır.

Bilgi biriktirmek İkizler’in işidir. Bilgi üretmek, yeni fikirler ortaya atmak, formüller, semboller üretmek…

İkizler’in Yay’dan aldığı aşırı ve negatif özellikler ise, bilgiyi unutup sürekli bir haklı çıkma telaşına düşmek, düşüncesinden dolayı başkasına katlanamamak, kendi görüşlerine yakın kişilerle bir getto içinde yaşamak, farklı fikir yüzünden düşmanca davranmaktır.

Bir fikrin sembolü olmayı başaran entelektüel veya fikir lideri İkizler’in düştüğü hata ise; sembolü olmayı hak kazandığı fikirleri unutup, geldiği noktada bir kibre kapılmak.

İkizler tekamüle ermek için, zıt burcunun başka kültürlere yatkın, her tür fikir ve inançla barışık yanını almalıdır ve kendi kültürünü daha geniş mecraya taşımak, evrensele ulaştırmak yanını almalıdır Yay’dan. Ama yayma merakını aşırıya kaçırmamalı, özüne dönmeyi unutmamalıdır, sorgulamaya, bilgi biriktirmeye ve teknik üretime devam etmelidir.

Bir Yay tekamüle ermek için, İkizler’den aldığı özelliklerle, bilgiye, kültüre ulaşmalıdır ama yeniden Yay yanına dönüp, bilgiyi inanç, değer, düşünce sistemi içinde tecrübeyle sınamalı, yüceltmeli, yaymalı ve büyütmelidir. Öğrenen değil öğreten olmalıdır.

YENGEÇ-OĞLAK

Yengeç’in zıt burcu Oğlak, Oğlak’ın zıt burcu Yengeç.

Yengeç Su grubundan, Öncü yapılı bir burçtur. En tipik, en bildik özelliği, sulu gözlülüğüdür.

Hassas, kırılgan bir kalbi vardır. Herkesten aynı hassasiyeti bekler, göremeyince hayal kırıklığı yaşar.

Çok duygusaldır. Çünkü Yengeç burcunu Ay yönetir.

Ay duygunun yanı sıra “ruh” demektir ve ruhumuzu temsil eder.

Hangi meslekten olursa olsun, nerede ve kimlerle olursa olsun, ruh katar her şeyin içine.

Sanat, siyaset vs alanında çalışan Yengeç geniş kitlelerce sevilir, benimsenir çünkü insanların ruhuna dokunan işler yapar.

Yengeç insanında iç görü ve altıncı his çok gelişmiştir. İçine doğan gerçekleşir.

O gerçekten duygularıyla ve sezgisiyle karar verdiğinde, daha doğru kararlar verir. Duygu ve sezgisine güvenmesi bundandır.

Sembol sözü: “Hissediyorum.”

Aile, vatan, ruh, sevgi, duygular, bağlılık.. Bunlar olmadan kendini asla mutlu hissetmez.

Çocuksu ruha sahiptir.

Ve tıpkı Ay gibi duygusal dalgalanmaları, med-cezirleri çoktur.

Bir gün bakarsınız geriye çekilmiş, depresyonun dibinde, sonra bir bakmışsınız büyüyerek, katlanarak gelen bir dalga misali ortaya fırlamış, coşmuştur.

Melankoliktir biraz.

Çok beceriklidir. Eli bereketlidir. Anaç yapılıdır da. Herkesi beslemek ister.

Yengeç evinden fazla uzağa gidemez. Yuvadan uzaklaşmak, annesini kaybeden bir çocuk gibi hissettirir.

Ailesinden, yaşadığı mahalleden, alışveriş yaptığı bakkaldan, kasaptan, çocukluk arkadaşlarından vazgeçemez.

Anılar ve geçmiş önemlidir.

Bir aşık olarak, çok duygusal, romantik, içe işleyen halleri, bakışlarıyla sevgiliyi kendine bağlayan biridir.

Mıknatıslıdır, ayın çekim gücü gibi karşı cinsi çeker kendine. Çekici, büyüleyicidir.

Yengeç sevgisiz ve aşksız yaşayamaz. Nostaljik bir romantiktir o.

Ancak bazı Yengeç hayattan korkar.

Bu türden bir Yengeç insanı, ürkek ruhunu ailesinin yanında dindirdiği, kendini ailesi, annesi-babasıyla birlikte güvende hissettiği için, hayat ve acımasız insanlar onu çok korkuttuğu için, bu korkuyu aşamaz, tecrübeden kaçar, büyüyemez, çocuk kalır ve ömür boyu ailesiyle birlikte yaşar.

Çünkü o bir yerde ürkek, annesinin eteğine yapışmış bir çocuktur.

Tembel ve uykucudur ayrıca.

Oğlak burcu ise, Toprak grubundan, Öncü karakterli bir burçtur.

Oğlak burcunu disiplin yıldızı Satürn yönetir. İkinci yıldızı değişim yıldızı Uranüs’tür.

Satürn “akıl” demektir en başta. Amaç insanıdır o. Büyük amaçlar.

Sembol sözü: “Amaçlıyorum” ve “Planlıyorum.”

Oğlak’ın en belirgin özelliği, kısıtlı şartlardan kurtulmak (Satürn) ve özgürlüğüne kavuşmak için (Uranüs) geleceğini maddi ve kariyer olarak planlamaktır.

Sallanan sandalyeye yaslanmış, ağzında piposu, düşünen Aristokrat bir profesör gibidir, düşünür ve planlar. Sonra eyleme geçer.

Oğlak için başarı çok önemlidir.

Bir Oğlak çocukken, çocuk gibi görünmekten ziyade, adam olacak çocuk gibi görünür; yaşıtlarından daha olgun, daha akıllı, daha kontrollü, kendi küçük aklı büyüktür.

Zayıf görünmekten hiç hoşlanmaz, duygularını gösterirse, insanlar onu zayıf görecek diye, inanılmaz bir şekilde sürekli duygularını kontrol altında tutar.

Yönetici yıldızı Satürn’ün en büyük özelliklerinden biri, şans faktörünü kişinin hayatından çekip alması, kişiyi tek başına bırakmasıdır hayat mücadelesi yolunda. Erken büyümesi bundandır.

O yüzden çok çalışkandır. Sorumluluk duygusu çok yüksektir.

 Kendine yapılanı asla unutmaz. Kincidir.

“İntikam soğuk yenen bir yemektir,” onun için, “Zamanın Ustası” Satürn gibi, zamanını bekler. Asla affetmez.

Satürn yönetiminde Öncü ruhlu bir burç olarak, siyaset, iş dünyası, yöneticilik, patronluk, müdürlük ona göredir.

Organizasyon ve örgütleme ustasıdır.

Çok sabırlıdır, dayanıklıdır, kararlıdır, titiz çalışır, detayı atlamadan hesaplar yapar.

İyi bir stratejisttir.

Duygusal zayıflıktan, tembellikten, sürekli ağlayan ama hayatı için bir şeyler yapmayan, hep başkalarından bekleyen insandan nefret eder.

Öte yandan Oğlak “babaç/anaç” yapılıdır. İnsanlara analık/babalık eder.

Yine de bunu hazır şeyler sunarak yapmaz, ihtiyacı olana iş bulur, destek olur bir şeyleri başarmasında.

Sever ama mesafelidir. Koruyucudur ama kayırmaz.

Gerçekten sorumluluk sahibidir, bunun karşılığında takdir ve saygı bekler.

Takdir edilmediğinde çok mutsuz olur, sonra huysuzlaşır.

Değişim yıldızı, yenilikçi ve çılgın Uranüs yanı belirgin bir Oğlak işinde başarılı olmakla yetinmez, öncü ruhunun da etkisiyle, işinde “fark” yaratmak ister.

Ama hiçbir Oğlak eskiyi yıkmayı sevmez.

“Eski” onun için dünden bugüne emekle taşınan değerli bir “elmas”tır.

Büyük başarının, “ustalığın” emek ve tecrübe, terlemek, yorulmak, yorulana kadar çalışmak demek olduğunu bilir.

Kimi biraz cimri olsa da, cimri demek haksızlıktır. O savurgan değildir aslında.

Paranın bir emek sonucu kazanıldığını bildiği için, paranın ucuz, saçma sapan şeylere saçılmasından, düşünülmeden harcanmasından hoşlanmaz.

Oğlak gibi ciddi bir insandan kuvvetli bir mizah yeteneği çıkması insanları şaşırtır ve hayran bıraktırır.

Aslında şaşıracak bir şey yoktur bunda; çünkü “Mizah ciddi bir iştir”.

Gerçeği fazlasıyla açık ve çıplak gören bir Oğlak burcuna, ya keskin eleştiri oklarını fırlatmak düşer ya da çok ince, keskin bir mizahla eleştirmek.

Negatif bir Oğlak son derece klasik, tutucu olabilir.

Geleneksele bağlı, değişime katı bir tavır, duruş sergileyen, tavizsiz, hatta değişime düşman, bir statüko savunucusudur. Baskı kurar ve ezer insanı.

Daha insancıl olanı ise, kuralları hatırlatarak ve eleştirerek insanları yola getirmeye çalışır. Sürekli bir beğenmezlik, hoşnutsuzluk içinde, suçlayarak, kendine göre bir yola getirme politikası vardır.

Diğer negatif özelliği ise, karamsarlığıdır. Bardağın boş tarafını görür hep.

Peki, Yengeç ve Oğlak hakkında bu yazdıklarım gerçek hayatta doğru mudur her zaman?

Hayır.

Kendini zıt burcu Oğlak’ın içinde kaybeden bir Yengeç’in tipik davranışları nedir?..

Mesela, inanılmaz derecede parasal güvence ve garantiye sağlanıp kalır.

Öz yıldızının verdiği sıcak ve güvenli bir yuva ihtiyacını ihmal eder, zıt burcu Oğlak’tan “parasız kalma korkusu”nu alır ve geleceği maddi olarak garanti altına alma telaşına düşer.

Bir başka Yengeç’e bakarsınız, duygusal ve sevecen Yengeç’ten eser kalmamış, zıt burcu gibi, aşırı hırslı, kinci, intikam alan, katı, otoriter, tavizsiz ve baskıcı birine dönüşmüştür.

Bir başka Yengeç’e bakarsınız, bir Oğlak gibi inanılmaz çalışkan, aşırı sorumluluk sahibidir. Hayatı iş, gelecek planı yapmak ve sorumluluk olmuştur adeta. Ve kariyer peşindedir hep.

Ve kimi de birilerinin maddi-manevi sorumluluğunu üstlenir ha bire.

Kimi Yengeç ise, kendi duygusallığından korkar, zıt burcunun katı, ağlamayan, ciddi görünen yapısına bürünür.

Kimi Yengeç zıt burcundan insanları yönetme becerisini alır ama biraz çarpık şekilde, insanları dolaylı yollardan yönetir, mesela bakılmaya muhtaç çocuk psikozu içinde, çevresindekilere suçluluk ve sorumluluk duygusu hissettirerek yönetir.

Yengeç’leşen bir Oğlak gördünüz mü hiç?..

O sert, disiplinli, çalışkan, işkolik, hırslı, dayanıklı Oğlak’ın gözlerine bakın.

İşte, orada ağlayarak annesini bekleyen, “öksüz bir çocuk ruhu” görürsünüz.

Tıpkı zıt burcu Yengeç gibi aslında içten çok duygusaldır ve çocuk ruhludur.

Genelde bu özelliğini yaşı ilerledikçe gösterir.

Güçlü olmaktan yorulmuş, ağlayan, ilgi ve sıcaklık bekleyen bir çocuğa dönüşmüştür.

Kimi de, hem Yengeç’in duygusallığına kızar ve onu zayıflıkla suçlar hem öyle olmak ister içten içe. Sevgiyi istemeyi beceremediği için, haşin-duygulu olmak arasında çakılır kalır.

Peki, en büyük özelliği, “sorumluluk”larını bırakan bir Oğlak nasıldır?..

Yengeç’ten kırılganlığı ve çocuksu ruhu alan bir Oğlak, beklediği takdir ve saygıyı göremediğinde böyle olur.

Mesela, sevdiği kişi onu kırdıysa hem bir Yengeç gibi kırılır hem bir Oğlak gibi cezalandırır durur sevdiğini. Ne atar, ne sahiplenir ilişkisini. Böylelikle ona ceza verir.

Ancak kendi kurduğu düzeni reddetmesi ve sorumluluklarını üstlenmemesi onu mutsuz eder, tamamlanma yolunda eksik kalır. Karamsarlaşır iyice.

Olması gereken nedir?

Bir Yengeç zıt burcu Oğlak’tan hayat mücadelesini öğrenecek, güçlü ve hırslı olmayı öğrenecek mutlaka ama bunu öğrenirken, duygularını, duygusal mutluluk ve ihtiyaçlarını, para kazanayım, gelecek planlayım derken yuva kurmayı asla unutmamalıdır.

Bir Oğlak ise, tekamüle ermek için, önce zıt burcu Yengeç’ten duyguları yaşamayı, aile sıcaklığının önemini, sevdiklerine bağlılığı öğrenmelidir, çocuksu ruhunu yaşatmayı öğrenmelidir, duygularını açıkça göstermenin zayıflık olmadığını kabul etmelidir ve sonra dönüp bir amaç insanı olduğunu hatırlamalıdır.

Duygularını yaşamayı öğrenmiş bir Oğlak olarak şimdi, hayat içinde işinde ve kurduğu düzende duygusal mutlulukları, hazları yaşayan, asık suratla değil, keyifle sorumlulukları için çalışan biri olmalıdır.

ASLAN-KOVA

Aslan’ın zıttı Kova, Kova’nın zıt burcu ise Aslan’dır.

Aslan Ateş grubundan, Sabit yapılı bir burçtur. Yöneticisi hayat veren “Güneş”tir.

Kendine güvenli, kendinden emin ve heybetli bir hali vardır.

Hareketlerinden, duruşundan canlılık, yaşamsal güç ve enerji fışkırır, ışık saçar.

Yaşam sevinci yüksektir.

Güneş gibi cömerttir. Sevgisinde de cömerttir, sahip olduğu şeyleri paylaşmada da.

Asil ruhludur.

O hayat insanıdır, hayatın içinde baş rol kapmak ve hayatının starı olmak.. Budur yaşam felsefesi.

Açıktır, dürüsttür, duyguları, fikirleri neyse olduğu gibi söyler. Samimidir.

Yapıcı bir enerjisi vardır, yıkmayı değil, yapmayı, hayat vermeyi sever. Güneş gibi eline attığı şeye hayat vermek ister.

Ancak yaptıklarının takdir edilmesini ve alkışı bekler.

Yürekli ve cesurdur. Ve gururludur.

Dramatik ifade tarzı, dramatik beden dili vardır. Oyun sever. Hayatı oyun gibi yaşar.

Yeniye, tecrübeye açıktır, yine de Sabit burç olması ve bir Aslan olması gereğiyle, o sahip olduğu şeyleri korumalı ve yüceltmelidir.

O bir kraldır/kraliçedir zaten. Doğuştan yönetme yeteneğine sahiptir.

Aslan’ın sembol sözü: “İstiyorum.”

Bir tutku insanıdır, tutkularının peşinden gider.

Aynı zamanda aşk insanıdır da.

Aşkı ateşli ve canlı yaşamayı sever, romantik yanları vardır. Aşkta aktiftir, çekinmez ilk adımı atmaktan. Seçen olmak ister zaten, seçilen değil.

Bazen aşk ile tutkuyu karıştırıp çok sevgili değiştirir, tutkusu bittiğinde çekip gider.

Evlenip çocuklar yapmak ona mutluluk verir. Çocuklarına çok düşkün bir anne/baba olur. Onlarla çocuk gibi oynar.

Zaten kaç yaşına gelirse gelsin, o bir “oyun çocuğu”dur.

Kendine güven, yönetme kabiliyeti, şansın kokusunu alma becerisi, bereketi çekme becerisi ve girişimcilik, risk alma cesareti bir araya geldiğinde, çok iyi bir şirket patronu, iş sahibi, politikacı, girişimci, sanayici vs olur.

Sanatla uğraşanı ise, sahnesi parlak, göz alıcı bir star’dır.

Lükse düşkündür ayrıca. İyi şartlarda yaşamaya önem verir. Paracı değildir ama parayı lüks için ister.

Para tutma konusunda sorunu vardır, kendine, çevresine para saçar adeta.

Kimi Aslan, lükse, şahşahaya aşırı düşmekten, işi gücü unutur, tek hayatı eğlenceye, har vurup harman savurmaya dönüşebilir.

Bu tür Aslan negatif yanı da gelişmişse, benmerkezcidir. Birileri kazansın, o yesin. Bu bakımdan, o iyi bir mirasyedidir.

Diğer negatif Aslan özellikleri ise, olumlu bir Aslan’ın tüm abartılmış, şişirilmiş halleri diyebilirim.

Olumlu bir Aslan ne kadar gururluysa negatifi o derece kibirlidir. Kendinden daha üstününe katlanamaz.

Marka, etiket düşkünlüğü olabilir, pahalı şeylerle hava atmak hoşuna gider.

Bir başka negatif Aslan ise, tutku arayışını öyle abartıya kaçırır ki, tek amacı haline gelir, sonra tutku sarmalı içinde kendini kaybeder.

Kova burcu ise Hava grubundan, Sabit yapılı bir burçtur.

Yönetici yıldızı iki tanedir. Birinci yöneticisi değişim ve devrim yıldızı asi Uranüs’tür. İkinci yöneticisi ise, bunun zıddı disiplin ve düzen yıldızı Satürn’dür.

Kovan’ın en baş özelliği hümanist yapısıdır.

İnsanlık için düşünür, insanlığın hayrına bir şeyler yapması gerekir.

Kovan’ın sembol sözü: “Biliyorum.” Sembolü ayrıca: “Buldum!”

Uranüs’ün yüksek voltajlı elektriğiyle, anlık sezgi patlamalarını sık yaşar.

Bundan dolayı aralarından bilim adamı, teknoloji uzmanı kişi çok çıkar.

Yönetici yıldızı Satürn’den akıl, yönetme kabiliyeti, otoriterlik, organizasyon becerisi ve sorumluluk duygusu almış, Uranüs’ten orijinallik, yenilik duygusu ve aşkı almıştır. Bu ikisinin bir araya geldiği yerlerde mutludur o.

Bu bakımdan, onu en iyi tanımlayan şey: modern ve şık bir düzen insanı.

Düzen, istikrar da olacaktır, ona göre.

Ancak asıl görevi “yenilik” olan Kova düzen içinde hiç değişmeden kalırsa mutsuz olur, bir şeyleri yenilemeli, yeniliğe katkıda bulunmalı, yeniliğin katalizörü olmalıdır.

O farklı olmalıdır. Fark yaratmalıdır.

İnsanlara eşit yaklaşır, eşitlikten yanadır.

Arkadaşlığa düşkündür. Karşı cinsle dost, arkadaş olmayı bilen nadir kişilerdendir.

Ancak bir iki kişiyle sürekli aynı şeyleri paylaşmak ona göre değildir, çok arkadaşı olmalıdır, katıldığı grupları olmalıdır. Aşırı samimi, yapışık ilişkilerden hoşlanmaz.

Çünkü onun özgürlüğü ve bireyselliği her şeyin üstünde gelir.

O bildiği konuda konuşmayı tercih eder, bilmeden, kafadan sallayan kişilere sinir olur, o zaman ondaki ukala yan ortaya çıkar, bilmeden konuşanı fena bozar.

Teknoloji yenilik sunduğu için, teknolojinin sunduğu tüm nimetlere karşı isteklidir.

Evine ilk renkli TV’yi alan, ilk tableti alan bir Kova olabilir…

Kova Zodyak çarkında “idealler, umutlar” evinin burcudur. Yani 11.evin.

O yüzden hep pozitif düşünmek ister. Hiç sevmez negatif düşünmeyi ve negatif insanları. Kendini değiştirmeyen, sürekli şikayet eden, depresif insanlardan kaçar hemen.

Soğuk ve mesafeli görünür, aslında çarpıcı serin bir hava gibidir.

Bir aşık olarak, Uranüs’ün ona bağışladığı çarpıcı elektriğiyle, çok cazibeli ve göz alıcıdır.

Maymun iştahlıdır. Bu karşı cinsi üzer ve kızdırır.

Ancak kafasındaki ideal kişiye denk gelirse, ona bağlılık hisseder, kendine yakıştığını düşündüğü, “ideal” partnerle birlikteliğe “evet” diyebilir. Tabii özgürlüğünün kısıtlanmaması kaydıyla.

Geleneksel bir ilişkide mutsuz olur.

Negatif bir Kova, maymun iştahlılığı abartır, işi çok eşliliğe vardırır, insanların kalbini kırmaktan çekinmez, bencil ve acımasızdır.

Şimdi bu bilgilerin kağıt üzerinde kaldığı ters örneklere gelelim..

Bir Aslan zıt burcu Kova’nın ukala hallerine önce sinir olur, nasıl olur da kendinden daha havalı olmaya çalışır biri…

Kendine ilk kez isyan eden birine rastlaşmıştır.

Sonra, karşısında kendi gibi yürekli birini bulduğunu ve onu yenemeyeceğini anladığı zaman, bu sefer kendinde olmayan ve onda olana yönelir.

Ondaki farklı yanları gizli gizli sevmeye başlar. Ondaki asiliğe hem kızar hem saygı duyar.

Ondaki “yeni”ye sahip olmalıdır o da.

Kova’dan toplum için yaşamayı öğrenir. Bir ideal için çalışmayı öğrenir.

Ayrıca yetenek ve becerilerini bir yapı içinde disipline etmeyi öğrenir.

Öyle ya hayat hobi ve eğlenceden ibaret değildir. O da yeteneklerini bir işe çevirmelidir.

Ancak disiplini, düzeni, ciddi çalışmayı abartan bir Aslan giderek Kova’laşır, onun gibi, disiplin içinde, ciddi, akla ve bilgiye dayalı işlere kendini kaptırdığında, mutsuz olmaya başlar.

Halbuki o hayatın içinde olmalıdır. Çünkü hayat insanıdır. Yaratıcı, işlerin, sosyal işlerin insanıdır.

O insan yönetmeli, sosyal işleri, gösterişli organizasyonları, şirketleri yönetmelidir. Yaratıcılık ve iş alanında girişimci olmalıdır.

Kimi Aslan Kova’ya özenip başka gruplara zorla kendini kabul ettirmeye çalışır. Başka bir gruba girip yöneticilik yapmaya çalışır, kabul görmediğinde ise, ne yapacağını bilemez, mutsuz olur.

Kabul edilmeyişinin nedeni basittir, yönetmeye çalıştığı şey grupların yeridir, grup ne derse o olur.

Halbuki bir Aslan kendine ait olan bir şeyi yönetmelidir. Ve Aslan kendi takım arkadaşlarını seçmelidir, bir ideal grubu içinde var olmayı değil.

Kimi Aslan ise, Kova’nın asi yanına hayran kalıp asilik yapmaya özenir.

Ancak onun görevi krallığını korumaktır.

Bir Kova gibi herkesle görüşse bile, havalı ve elit bir çevresi olmalıdır onun ayrıca.

Aslan’laşan bir Kova nasıldır peki?

Bazen negatif Kova insanı, fazla ukaladır. Kendini herkesten üstün görme eğilimi vardır. Bilgi ve zeka yarıştırır insanlarla. Her şeyi kendi doğru bilir. Bu haliyle insanları kaçırtır.

Acaba kimden almıştır dersiniz bu kibri?.. Zıt burcundan olmasın…

Ancak bu hal onda eğreti durur ve kimseden saygı ve ilgi alamaz.

Çünkü ona “eşitlik” yakışır.

Zıt burcundan kibri alan bir Kova insanı, ilişkide kendinden daha altta gördüğü bir kişiyi eş olarak seçmeye meyleder, kendini partnerinin yanında üstün görmek, üstünlüğü ile el üstünde tutulmak ister adeta. Sonuçta mutlu olmaz.

Peki, bir diğer Kova’ya ne demeli?

Bilime, toplumun hayrına çalışmaya kendini adamak, yeniden yana olmaya odaklanmak asıl görevi iken, bir bakmışsınız, bütünün hayrı için aldığı yönetim pozisyonunu, kendi krallığını kurmak ve devam ettirmek için kullanır.

Bu onu mutlu etmez aslında, amacından ve öz kişiliğinden uzaklaştırır ve en özel yanı olan “özgün”, “orijinal” ve “farklı” olmasını gölgeler, zayıflatır.

Başka bir zıt özelliği abartmış Kova ise, her hoşlandığı kişiyle evlenip mutlu yuva kurmak, çocuk büyütmek hayali kurar. Ve aile krallığını kurmak ister.

Aslan ve Kova tekamüle ermek için ne yapmalıdır?

Kova zıt burcunun evlenip, yuva kurmak özelliğini tabii ki almalıdır ama Aslan’laşmadan yaşamalıdır, bir aile krallığı kurmadan yani.

Onun yuvası düzenli, şık, yenilikçi, modern ve bireysel özgürlüğün rahat ifade edildiği bir yuva olmalıdır.

Bir Kova ayrıca Aslan’dan kendine öz güveni almalıdır ama bunu abartıp işi kibre vardırmamalı, bireysel, tek olmaya çalışmamalı, toplum ve gruplar adına çalışması gerektiğini unutmamalıdır.

Bir Aslan Kova’dan akıllı, bilgili olmayı öğrenmelidir ama sonra dönüp yeniden kalbinin sesine kulak vermelidir.

Akıl ile yaratıcı sezgiyi, ilhamı güzelce harmanlamalıdır.

Bir Kova zıt burcundan bireysel sıcak ilişkiler kurmayı, yakın ilişkiler geliştirmeyi öğrenmelidir ama dönüp yine grubun içinde olmalı, kolektifin hayrına çalışmalıdır.

Bir Aslan ise gruba, arkadaşlarına kendini kabul ettirmek derdiyle, bireysel olmayı unutmamalıdır. Ve birilerini memnun etmek aşkına, bir yıldız gibi parlamaktan vazgeçmemelidir.

BAŞAK-BALIK

Başak burcunun zıddı Balık, Balık burcunun ise Başak’tır.

Başak burcu, Toprak grubundan, Değişken karakterli bir burçtur.

Yönetici yıldızı Merkür’dür, İkizler gibi. Ama kişilik olarak çok farklıdırlar.

Başak yönetici yıldızı Merkür’ün etkisiyle, “zehir” gibi zekidir.

Şüphecilik yanını da birleştirince, insanın ağzından çıkan lafa inanmaz, okuduğu bir şeye hemen itibar etmez, altından bir entrika, bir kasıt arar.

Detaydaki işaretleri iyi yakalar, detaylardan bütüne, olayın gerçeğine başarıyla ulaşır.

Aralarından iyi gazeteci, araştırmacı, dedektif, bilim adamı, teknik adam ve hesap uzmanı çıkar.

Başak’ın sembol sözü: “Analiz ediyorum.”

Zeki insanlara has hareketliliği, muzipliği vardır. İnce alaycı espri tarzı vardır.

Karikatürlük ironik durumları iyi yakalar, eleştirel bir mizah diliyle aktarır.

Eleştiri. Onun en belirgin özelliklerinden biridir.

Eleştirmek ve detayda kusur aramaktan eyleme geçemez bazen.

Neyse ki, bir Toprak insanıdır, yani eylem-üretim insanı. Ortaya ürün ve iş konması da önemlidir onun için.

Zaten Sonbaharın ilk ayında doğar, ürünlerin toplanmaya başladığı “Hasat Zamanı”nda.

Ürünü ayıklayıp, son haline getirir, kullanıma sevk eder. Üretim insanıdır bu bakımdan.

Serde çok yeteneklilik ve beceriklilik olunca, başarılı olması zor olmaz.

Çalıştığı alanda teknik bilginin gelişmesine ve alanın ileri gitmesine katkıda bulunur.

O evrenin “hizmet sektörü” insanıdır.

Çok çalışkandır. Çok güvenilir ve dürüsttür.

Ona bir işi verin, sonra gözünüzü kapatın, işi ne yapıp edip en iyi haliyle bitirir.

Ayrıca Başak’lardan çok sendika, dernek lideri çıkar.

Endişeli, vesveseli ve pimpiriklidir.

Mükemmeliyetçidir. Hemen her şeyde, mükemmeli arar.

Bu arayış yaptığı işte onun çok başarılı olmasına neden olur. İşi hakkıyla yapar çünkü.

Ancak mükemmellik arayışı bazen onu hoşnutsuz kılar.

Bunu işinden tutun, fiziğine kadar, ilişkilerine kadar yansıtır çünkü.

Fiziksel bakım önemlidir onun için. Onun derdi genç kalmaktan ziyade yaşlanmamaktır.

Bu bakımdan, kimi estetiği abartır, kimi de tam tersi doğal yaşamayı çok abartır.

Başak insanı sağlıkla çok ilgilidir. Hasta olmaktan çok korkar.

Şifa ve doğal beslenmeye düşkündür. Ve bu konularda çok bilgilidir.

Negatif bir Başak’ın, aşırı detaycılığı, hiçbir şeyden tam olarak memnun olmaması, her şeyi eleştirmesi ve fazla prensip severliği onu çekilmez biri kılabilir.

Kendinizi aşırı vesveseli ve gergin bir Başak’ın yanında trafoya tutulmuş gibi hissedersiniz.

Ve şüpheci, pimpirikli yapısıyla şüphecilikte Akrep burcunu sollar adeta.

Bir başka negatif Başak ise, ticarette cin fikirlidir. Kazanç için uyanık yolları tercih edebilir.

Balık burcu ise, Su grubundan, duygusal ve Değişken yapılı bir burçtur.

Balık burcunun yönetici yıldızı iki tanedir. Hayaller yıldızı gizemli Neptün ile şans yıldızı Jüpiter.

Çok duygusaldır ve değişken ruh hali vardır.

Romantiktir. Hülyalıdır.

Hayal gücü en geniş burçtur. İlhamlıdır çok da.

Uyku ve rüya.. Onun ayrılmaz bir parçasıdır.

Azıcık tembeldir kimi Balık.

Aslında deniz gibidir, kimi zaman durgun, dalgasız, sakin, kımıltısız, uyuşuk. Kimi zaman hareketli, coşmuş, kabına sığmaz bir haldedir.

Hayatın hızlı akışından, telaş ve koşturmasından pek hoşlanmaz yine de.

Sıcakkanlı, sokulgandır, çocuksu ve saftır bir yanıyla.

Ancak sıkmaya gelemez, fazla sıktınız mı, bir balığın avucunuzdan kaydığı gibi kayar gider yanınızdan. Kaçar.

Yönetilmeye yatkın gibi görünür. Aslında uyanıktır.

Varsın biri yönetmek aşkına yapsın bütün işi. O izler ve güler.

Yönetmekten hoşlanmamasının nedeni ise, sıkıcı “görevler” ve fazla “sorumluluklar”dır.

Yaratıcılığa, kendi özgün fikrini uygulamaya izin vermeyen, rutine binen işlerden, görevlerden çabuk bıkar.

Kalp kırmaktan korkar. Merhametlidir çok.

Aralarında hayvan sever çok çıkar.

Algındandır. Bir eleştiri onun moralini bozmaya yeter de artar bile. Çabuk üzülür.

Her Balık’ın en azından hobi olarak ilgilendiği bir sanat dalı vardır.

Elleri becerikli ve şifalıdır.

Olacakları sezer, kimi zaman rüyasında görür.

O zaten çok sezgiseldir, ilhamlarla, sezgiyle yaşar. Zeki olsa bile, sezgi ve duygularıyla yaşar.

Baş yönetici yıldızı Neptün gibi gizemlidir.

Neptün’ün gizemli ve pırıltılı ışınlarıyla büyüleyicidir. Hipnotiktir.

Vizyoner işler çıkarmada, proje üretmekte, yaratıcı işlerde ustadır.

Bilim alanında çalışanı bile, içinde hayal gücü ve sezginin olmadığı çalışmaya itibar etmez.

Herkese acır. Şefkatlidir. Yardım derneklerinde gönüllü çalışır.

İnsanlığın birleşmesini, herkesin mutlu ve eşit, acı çekmeden, mutlulukla yaşamasını isteyen ve bu güzel günleri özlemle bekleyen romantik bir idealisttir.

Balık’ın sembol sözü:  “Hayal ediyorum” ve “İnanıyorum.”

İnandığı şeyleri, idealist işleri yapar.

Zodyak’ın son burcu olmasıyla, ayrıca o yaşlı bir çocuk gibidir.

Daha çocukken ruhuyla, sezgisiyle her şeyi biliyormuş, hayatın sırrına ermiş gibidir.

Bilgedir.

Aşkta romantiktir kesinlikle.

Balık erkeği sevgilisine çiçek alır, şiirler okur, şiir yazar. Balık kadını en güzel kokularını sürer, sevgiliyle randevusunu romantik bir aşk hikayesine dönüştürmeyi bilir. Dans eder sevgilisinin etrafında mutlulukla.

Negatif bir Balık sürekli boş boş oturmak, dünyadan kaçmak, depresyonda yaşamakla meşgul olur.

Gerçeklerden ve sorumluluktan kaçar. Kendine sahte bir dünya yaratır. Kimisi korkulardan örülü, paranoyak nöbetler geçirir, kimi tozpembe rüyalarda dolaşır durur.

Ve bir şeylere sığınır, yani madde bağımlılıklarına yatkındır.

Kimi Balık ise, mazlum edebiyatı uzmanıdır.

Kurban psikozunu iyi oynar, masum numarasıyla insanların vicdanını kullanmada ustadır.

Evet, geldik Balık’laşan Başak’lara, Başak’laşan Balık’lara.

Kimi Başak zıt burcunun merhameti, şefkati, yardımseverliğini ve herkese koşturmasını o derece alır ki, adeta bir Balık insanı olur çıkar.

Tabii zıt burcunun bu yüce ve olumlu özelliklerini almalı, kendindeki kuralcı, sert yanları yumuşatmalı ama sonra dönüp bu özellikleri kendi olumlu kişiliyle ve becerileriyle harmanlamalıdır.

Yardım severlik yapayım diye kendini dağıtmamalı, programlı kişiliğinden fazla şaşmamalı, ayrıca zıt burcundan aldığı güzel özellikleri prensipli, örgütlü çalışmalar içinde daha geniş kitlelere somut destekler verebilmek adına kullanmalıdır.

Ve başkalarına yardım edeyim derken kendini tüketmemelidir.

Bir başka Balık’laşan Başak’a bakarsak, kuralcı, prensipli ve ciddi halinden eser yoktur, içinde romantik bir kedi vardır adeta. Bu özelliğini nereden aldı dersiniz?..

Tabii ki zıt burcu, romantik, sevgilisi için her şeyi yapan Balık’tan.

Bu harika bir özelliktir ancak prensipçi yanı ile aşırı yumuşak, şefkatli yanı dengeleyemediğinde, mutsuz olur.

Kimi Başak ise, tıpkı zıt burcu gibi, inanılmaz alıngandır, buluttan nem kapar adeta.

Bir başka Başak ise, kötü ve kaotik şartlarda çabuk bozulan sinirlerini dindirmek üzere zıt burcunun kaçış yollarına başvurur, içki, uyuşturucu vs.

Bir Başak’ın tekamüle ermesi için, çalışma hayatı, düzen ve tertip içinde kalmalıdır ne olursa olsun, çözümü yine bu alanda bulur çünkü. Ve kendini deşarj edecek daha sağlıklı şeylerle meşgul olmalıdır.

Mesela, el becerisi ve kulak yeteneği olanlar, sanatla, alet çalmakla uğraşabilir. Balık’tan sanatla uğraşma ve hayal gücü alışkanlığını alırsa daha mutlu olur. Bunları titiz bir çalışma içinde geliştirmeye yönelmelidir. Zaten Başak’lar yeteneklidir, bu özelliğine vizyon katarak yaşatmalıdır.

Bazen bir Balık’ın tıpkı zıt burcu Başak gibi, inanılmaz prensipçi, kuralcı olduğuna şahit oluruz.

O merhametli, şefkatli insan gitmiş yerine, “ona dokunma”, “bu yanlış” diye sürekli kurallar, yasaklar koyan biri olmuştur. Ve şüpheci biri olup çıkmıştır.

Başka bir Balık ise, zıt burcundan bilgi, beceri ve tekniğin değerini bilmeyi alır, alırken bunu o derece aşırıya kaçırır ki, kendisinin akıldan ziyade, hayal gücü, ilham ve sezgileriyle yaşayan biri olduğunu unutur.

Özellikle bir erkek için duygusal bir Balık burcu olmak zordur, bu duygusallığını nasıl dizginleyeceğini bilemez, duygusallık erkek adama yakışmaz hani, bundan dolayı kendini reddetme pahasına akıl, bilgi, tekniği yücelten işlere ve hayat tarzına yönelir. Bir süre sonra bu onu mutsuz eder.

Bir Balık tekamüle ermek için, duygusal aşırlıklarıyla baş edebilmek için tabii ki zıt burcunun akıl, bilgi, prensipçilik, becerilerini profesyonel temelde kullanma eğilimini almalı ama sonra dönüp bu öğrendiklerini kendine has yanlarıyla harmanlamadır.

Yani, bilgiye değer vermeli ama en başarılı işlerini hayal gücünden, sezgisinden gelen fikir ve düşünceyle yaptığını bilmeli. Doğal becerilerine profesyonelliği katmalıdır.