Dünyadaki çeşitli olaylar, tüm birimler ve yaşanılan her şey rastgele mi meydana geliyor ? Hayır ! Bu alemde asla sihirbazlığa ve tesadüflere yer yoktur. Bütün oluşlar, sistem içinde bir düzene tabidir. Evrende her şey birbiri ile iletişim halindedir. Düzensizlik diye gördüğünüz şeyler bile aslında bilmediğiniz bir düzenin eseridir. Her şeyi bir sebeple yaratan ALLAH, insanların düşünce ve davranışlarındaki düzeni ve kaderini; Burçlar sistemi ile düzenlemiştir. Amaç,sistem içinde, burç ve yıldızların varlığıyla, dünya üzerindeki çeşitli olayların oluşmasını ve insanların kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlamaktır. Ve bu sistem öyle bir düzende işler ki, asla mazeret ve bahane barındırmaz, mekanizma arızasız çalışır, hükümler istisnasız işler. Astroloji; içinde yaşadığımız evrensel sistemi kendi dili ile açıklar.

Bu sebepten; Astroloji’yi, kehanet ve fal ile ilişkilendirmek ve sadece geleceğe yönelik tahmin noktasında tutmak oldukça yanlış ve hatalı bir tutumdur.  Var oluşu ve sistemi böylesine akıl almaz bir dille açıklayan bu gök bilimini,  sadece geleceğe yönelik yapılan bir tahmin ve yorum olmaktan öte, ruhsal yolculuğumuzun bir pusulası olarak ele almak daha sağlıklı bir yaklaşım olmalıdır. Tabii ki; geleceğe yönelik bir takım tahminlerde bulunmak olasıdır. Ancak, son derece karışık  ve çok sayıda olabilirlik ihtiva eden geniş ihtimallerin söz konusu olduğu bu ilim sanatında, bilinen planetlerin dışında tesirli olan binlerce yıldız daha vardır. Ve bu yıldızların tesirleri de asla yadsınamaz. Belki de bizim hiç dikkate almadığımız bu tesir bir anda her şeyi değiştirebilir. Bu nedenle ben;  Astroloji’yi  kişisel karakterleri tanıma, insan ilişkileri, evlilik, ortaklık ve meslek konularında öncelikle ele alarak, daha sonra geleceğe yönelik olabilirlik çerçevesinde ki ihtimalleri de hesaplayarak ve en önemlisi ne yaşadığımızın değil de, neden onu yaşadığımızın cevabını bilerek bir yol haritası olarak kullanmayı tavsiye ediyorum.

Hepimizin doğum anında sahip olduğu tek bir haritası var. Ve bu asla değişmez. Bu doğum haritası gökyüzün o anda çekilmiş resmi. Bu haritayı, bir mimarın çizdiği kişiye özel tasarıma da benzetebiliriz. Doğum anında çekilmiş olan bu haritaya bizler “natal harita “ diyoruz. Ve yaşam yolculuğumuzda natal haritamıza aldığımız tesirler, hayatımızda ki inişleri, çıkışları dönemeçleri aklımıza gelebilecek her şeyi belirliyor. Ancak burada çok önemli bir nokta var. Kişinin natal haritası onun potansiyeli demek aslında. Yapabilirliği, yetenekleri, tepkileri, duygusal motivasyonu, psikolojisi, sağlığı ve yaklaşımlarını ihtiva eden bu harita, sistemin başka bir deyişle kişiye verdiği vaad anlamını taşıyor. Ve bizler sistemin bize verdiği vaad ( potansiyel ) doğrultusunda, bazen havlu atıyor, bazen dişe diş mücadeleye giriyor, bazen psikolojimizi bozuyor sonra tekrar topluyoruz. Kısacası halden hale giriyor ve ne için var olmuşsak , gemimizin rotasını oraya doğru çeviriyor ve yolculuğumuzu tamamlıyoruz.

Demek ki; Astroloji’ye ruhsal yolculuğumuzun şifresi olarak bakabiliriz aslında. Asıl olan ruhtur zaten. Bedenlerimiz, ruhumuzun seçtiği bir elbisedir. Var oluş amacımızı gerçekleştirirken aldığımız fiziksel kimliklerdir. Kendi haritasını bilen kişi, potansiyelini bilir sistemin ona verdiği vaadi görür. Bu inanılmaz bir zenginliktir. Sadece “ ben seneye evlenebilecek miyim “ sorusu Astroloji için sığ bir bakış açısıdır. Tabii ki, kişi seneye evlenip evlenmeyeceğini merak edebilir ve bunun için bir Astroloji uzmanından destek alabilir. Ancak burada salt bu soru için danışmanın eksikliğinden bahsediyorum. Eğer kişi, seneye evlenemiyorsa ve haritasında böyle bir potansiyel yoksa, onun neden öyle olduğuyla ve bunu değiştirmek için ne yapması gerektiğiyle yüzleşmeli ve bunu sormalıdır destek aldığı uzmana.  Ya da evlilik potansiyeli varsa, neden öyle bir partnere çekildiğini, partneri ile birbirlerine nasıl katkıda bulunacaklarını, nasıl ilişkiyi ve birbirlerini geliştireceklerini öğrenmelidir. Astroloji, derindir ve derinlik ister.

Astroloji, işte tam da bu yüzden ruhun tekamülü için bir destek ve farkındalığı geliştirmek için bir gerekliliktir. Güzel cevap her zaman güzel soruyu sorana verilir. Astrolojik destek almak istediğinizde bilmek istediğiniz şeyin ne olduğu önemlidir. En başta farkındalığı yükseltmek için danışmanlık almalısınız. Peki, neden bu kadar önemli farkındalık?  Hemen açıklıyorum…

Farkında olan kişi, yüksek idrak ve şuur geliştirebilen kişidir. Ne yaşadığını değil, neden onu yaşadığını merak eder. Yaşadığı olaydan ne öğrenmesi gerektiğini, ona bu olayın ne mesaj vermesi gerektiğini araştırır. Yaşama ihtimali olan olayları, iyi ya da kötü diyerek ayırmaz, her türlü olayda ne öğrenmesi gerektiğini anlar. Başımıza gelen hiçbir şey tesadüf ya da rastgele değilse, o zaman yaşadığımız her olay, hayatımıza giren ya da çıkan her kişi; bizim tekamülümüze hizmet ediyor. Sistem için iyi ya da kötü yoktur. Sadece oluşlar vardır. Ve Astroloji, bu oluşlardan bahseder. Olaylara, kişilere iyi ya da kötü yaftası vuran bizim bakış açılarımız ve egolarımızdır aslında.

Öyleyse bu noktada farkındalığımızın yüksek olması inanılmaz bir zenginlikitir öyle değil mi ?  Ben kimim ? Bu yaşamdaki rolüm ne ? Amacım ne ? Amacıma hangi yoldan ulaşmalıyım ? Neden bu olayı yaşıyorum ? Bu olayda öğrenmem gereken ne ? Ne yapmalıyım ve nasıl yapmalıyım ? gibi sorularla yola çıktığınızda asla yolda kalmaz ve sistemin her daim desteğini hissedersiniz.

Astroloji, hayatı daha çok kolaylaştırmak için var. Kişinin ruhsal yolculuğunu anlaması ve şuur geliştirmesi için var. Bunu bir örnekle açıklayacak olursam ; yarın havanın nasıl olacağını bilmeniz sadece tedbir almanız açısından önemlidir. Yağmurlu ise şemsiye alacak, soğuksa üzerinize kalın giyineceksiniz. Yoksa sizin yarın havanın olacağını bilmeniz havanın durumunu değiştirmez. Başka bir deyişle, yanınıza şemsiye alsanız da yağmur yağar. Ancak siz daha az ıslanırsınız. Çünkü hava tahmin biriminden destek almışsınızdır. Astroloji’de size yaşam yolculuğunuzda destek birimidir. Yaşam yolculuğunuzun haritasıdır. Yaşanması potansiyel oluşlardan sizi haberdar eder. Ruhsal gelişiminize katkıda bulunur ve farkındalığınızı yükseltir.

Haritasını bilen kişi, kendini bilen kişidir. Kendini bilen kişi ise, zaten farkındalığı yüksek, şuurlu olan kişidir. Ve böyle bir kişi için, gelecek korkusu yoktur. Çünkü bu korku, kendine ve sisteme güvenmeyen kişilerde vardır.

Ne zaman ne yaşayacağınızı değil, neden onu yaşadığınıza odaklanacaksınız ve evrenin zamanlamasına saygı duyacaksınız; işte o zaman sisteme karşı değil, onunla birlikte akacaksınız. Bizleri böylesine bir zenginlikle tanıştıran, bizi geliştiren bu yıldız bilimi yani Astroloji’ye bir de bu perspektiften bakmaya ne dersiniz ?

Yolda kalmamak için, seyahatinizin daha kaliteli geçmesi için; yol haritanızı yanınıza almayı ihmal etmeyin…