Söylemekten geri durduğun her söz, her cümle zihninde dalgalanıyor. Sen aklım karışık diye düşünüyorsun. Senden gitmek isteyenler var, söyle de kurtul diyen bir zihin. Kendini yargılar halde buluyorsun sonra, neden bir adım atmıyorum? Beni tutan ne? Üstümdeki bu enerji neden dengesiz? Ben dengesiz miyim? Acaba hata bende mi? Yanlış bir seçim mi yaptım? Bu seçimi neden değiştiremiyorum? Sorular.. Sorular.. İçten içe hata yapmadığını biliyorsun, biliyorsun da bunu kendine kanıtlayamıyorsun. Olması gerektiği gibi her şey ve her şeye sahipsin. Sadece görmen gerekiyor, görmek için uyanman gerekiyor. Kendini gerçekleştirme yolu bu ve inanmadığın bir şeyi gerçekleştiremezsin. Uyanıp, silkelenip, kendini görmenin vakti gelmedi mi sence de?

Daha kaç kez yüzüne vurman gerekiyor gerçekleri? Kaç kez daha düşmen gerekiyor? Kaç kez daha sabahları bir umutla uyanıp, geceleri bir şeylerin değişmediği gerçeği ile kendini soyutlayacaksın her şeyden? Bu savaşın kazananı olmayacak, çünkü kim kazanırsa kazansın, kazanan sen olduğun gibi kaybeden de sen olacaksın. Bu savaşı bitirmek için en önemli haftadasın. Kolay bir hafta değil, ancak en zor yollardan geçmiş biri olarak, bu haftayı da bir şekilde geçeceğini biliyorum, çünkü artık hayatına sırf kendini düşürmek adına sorunları çekmiyorsun.

Dünya bir delirme seansına girecek bir on gün kadar, gündem yoğun olacak, biz ise kendi halimizde kalma çabası içinde. Dünya gündemini biz belirlemiyoruz, ancak kendi gündemimizi belirleyebiliriz. Uyanık kalarak. Biraz sallanacağız, bir ileri bir geri gideceğiz, hafif bir karartı, savaş çığlıkları ve geçip gidecek, biz ayakta kalacağız. Küresel olarak bu gündemler her zaman olacak, ancak bu yıl bizim için önemli bir yıl. Hatta ne zaman böyle uyanış ve kendini bulma dönemleri olsa Dünya’da aynı oranda kaos ve gündem oluyor. Algı her şeydir. Algınızı başkalarının elinde oyuncak etmeyiniz. Herkesin özelinde bir uyanış, bir farkındalık ve yol arkadaşları yılı. Nereye odaklanırsak, orada sabit kalırız, unutmayalım. Geçtiğimiz yıl bu hafta gibi gezegen açılarının çok daha sertlerini yaşadık, bu yüzden geçen yıl kadar etkilenmeyeceğimizi düşünüyorum.

 

Oğlak Yeniayı Pluto kavuşumunda. Bu bir dönüşüm dönemi olduğunu, kendi varlığını kabul etmenin önemini söylerken, başkalarının yokluğunu da kabule geçmenin gerekliliğini vurguluyor. Artık onları özgür kılmalıyız kendimizden, kendimizi de özgür kılmalıyız beklemekten. Dönüşüme kapalı olanlar, sabit fikirliler için sert bir dönem olabilir. Diğer yandan patronlar, emredenler, kontrol altında tutmaya çalışanlar için sert bir dönem, çünkü herkes kendi farkına varırken, hakkını istemeyi öğreneceği bir dönem olacaktır. Bu da işçi-patron arasında ufak bir sert dönem olabileceğini göstermekte. Kariyer değişimi isteyenler için büyük bir itiş gücü olabilir bu dönem.

 

Oğlak Yeniayı Venüs açılarında ilişkiler açısından önemli bir dönem. Bir şifalanma dönemi, sorunları çözme dönemi, değer görme dönemi, değer vermeyenler, sorunları çözme tarafında olmayanlar, bir yol arkadaşlığındansa sadece kendini düşünenler, paylaşmayanlar için ise bir yol ayrımı olabilir. Değer yargılarının çok önemli olduğu bu dönemde, kimseyi değersiz hissettirmeyiniz. Kendinizi fark ettiğiniz kadar, karşınızdaki insanı da fark etmeniz gereken bir dönem. Gereksiz harcamalardan uzak durulması gereken bir dönem. Yeni ilişkiler için ise güzel bir dönem olabilir, yeni tanışmalar, yeni arkadaşlıklar olası görülmekte.

 

Oğlak Yeniayı Mars-Uranüs açılarında ani öfkeden uzak durmak önemli. Ani çıkışlar, ani parlamalar gereksiz yere can sıkabilir. Ufak tefek kazalara karşı daha odaklı ve dikkatli olmamız gereken bir dönem. Beklenmeyenlerin vuku bulacağı bu dönemde, aniden her şey değişebilir, bu yüzden değişime açık olmak, şok olmamak ve kabule geçebilmek önemli. Uykusuzluk bir süre olabilir, gün içinde çok fazla hareket edip, enerjiyi atabilmek önemli, yoksa geceleri yine zihne gidip, kaygıya yenik düşüp, uykusuzluk çekilebilir. Diğer yandan yenilik, orjinal fikirlerin zihinlerde olacağı bu dönemi hayatımıza yenilikler katarak katkımıza çevirebiliriz. Oğlak Yeniayının genel etkisi 2020 yılının ufak bir özeti gibi olacaktır, bu yüzden tecrübelerimizi, öğrendiklerimizi vazgeçmeyişlerimizi kullanmalı, bu süreci de kolaylıkla geçmeliyiz. Geçeceğiz de.. Çünkü artık acıdan beslenmeyen, kendini bilen, geçtiğimiz yıldan tecrübe kazanmış, hemen vazgeçmeyen bireyleriz. Hazırlıklıyız bu sefer.

 

Kendine inanmayı bıraktığın bir yer var, kendinden vazgeçtiğin ama vazgeçtiğini bile fark etmediğin bir yer. Orada kalmış bir ruh var, seninle bugünlere gelmeyen. Orada kalmış bir duygu var, seninle bugünlere gelmekten korkan. Orada kalmış bir umut var, seninle gelmeye gerek görmeyen. O yer, en çok korktuğun, üzüldüğün, yalnızlaştıldığın, belki yargılandığın, belki de sana deli muamelesi yaptıkları yer. Bir adım atarsan, her şeyi geride bırakacak ve yalnız kalacağını düşündüğün o yerde takılı kalmış bir sen var.

Bir yer var, terk edildiğin, değersiz hissettirildiğin. Bir yer var, keşkelerinin olduğu, kendini bir türlü affedemediğin. Orada kaldığın ve hala o duygu durumundan çıkamadığın için bugünlere gelemediğin, kendinden vazgeçtiğin bir yer var. Senin suçun olmayan, hapsolduğun bir yer, ancak seni o yere hapsedenlere o kadar inanmışsın ki, hala oradan çıkma fikri yabancı geliyor.

Bir yer var. Seni kendini gerçekleştirmekten alıkoyan ve o yeri bu hafta bulabilirsin. O yere girip, o geceye son kez gidip, o günle son kez yüzleşip veda edebilirsin.

Bugünlere gelebilirsin. Seni bekliyoruz. Seni bekliyorlar.

Seni bekliyorsun.