Yılın ilk yeniayı 13 Ocak çarşamba sabahı saat 7.00’de oğlak burcunda doğuyor. Bu burç devletin toplumun iş dünyası ve kanunların, zaman ve mekan ile sınırlı olduğumuz maddi dünyanın ve hedeflerin temsilcisidir. Gerçekçi, sorumluluk, sahibi, gayretlidir. Oğlak geçmişini, sevdiklerini ve hedeflerini yanında değil sırtında taşır. Gözü ileriye ve hep yukarıya dönüktür. Arada yükünün ağırlığı veya hedeflerinin yüksekliği gereği durma noktasına geldiğinde doğru analizi yapıp yola devam ederse başarılı olur. Kaldıramayacağı yüklerin bir kısmını bırakmak yerine yenilerini alarak devam etmeyi seçerse ilerleyemez. Ya bir süre sonra yüklerin altında ezilip duygusal çöküntü yaşar ya da kaskatı kesilip kendinden ve her şeyden uzaklaşıp rutin mutsuz bir hayat yaşar. Mücadeleci gayretli toplumsal açıdan saygı gösterilen kıymet verilen insanların doğum haritalarında bu burcun baskın olduğunu görürüz.

13 Ocak günü oğlak burcunda doğan yeniaya Plüton da eşlik ediyor olacak, dolayısıyla istediğimizi gidip alma, elde etme konusunda oldukça tutkulu davranacağımız bir yeniay başlıyor. Hayatın içinde bizi çarpan, yakalayan önemli olaylar içine çekilebiliriz. Güçlü olmayı, güç elde etmeyi ve onu korumayı, iktidarı, tutkuyu ve devinimi-dönüşümü anlatan Plüton ile birlikte doğan yeniay ve beraberinde gökyüzünde gelişen çarpıcı gezegen hareketleri ay sonuna kadar bizi sarıp sarmalayacak. Her hangi bir konuda geri çekilmek, sansüre veya yasaklara uymak, düzenin-sistemin-kurallarına uymak yerine daha aktif bir şekilde hayatın içinde olmak isteyebiliriz. Sesimizi duyurmak, anlaşılmak, duyulmak için hep birlikte anlatmak, bir etki yaratabilmek (Merkür’ün 16 Mart’a kadar kova burcunda kalacağını düşünürsek) çok çok önemli olacak. Kuralları yeniden belirlemek, kişisel öykümüz ve diğerlerinin özgürlüklerini korumak adına daha çok söz sahibi olmak, sorumluluk üstlenmek isteyebiliriz. Kendimizi engellemek, durdurmak, bahaneler üretip yüzleşmelerden kaçınmak yerine hayatımız için önemli sayılacak bir adım atabiliriz. Hayat koşulları ve içinde bulunduğumuz olağandışı hal üzerimizde yoğun bir baskı ve ağırlık yaratırken, fiziksel anlamda özgürlüğümüzü kısıtlarken aslında kişisel olarak gücümüzü kararlılığımızı ortaya koyabileceğimiz fırsatlar da sunmuş olabilir. Bazılarımız için yıldızının parladığı, dikkatleri üzerine çektiği, güçlendiği önemli bir süreç başlayabilir. Bazılarımız ise bozulmalar, kopuşlar, güç kaybı içine çekilebilir. Bizi tedirgin edecek olan bu ifadenin kişisel hayatımızda gerçek olabilmesi için çok sayıda faktörün var olması şart elbette. Özellikle hayatınızda belli bir konuda kronik şekilde sorunlar, gerilimler ya da yoksunluklar yaşıyorsanız bu konu düzgün şekilde çözülebilmesi için gün yüzüne çıkabilir. Artık gizlenecek, sansürleyecek, göz ardı edecek hali kalmaz, kendiliğinden ayan beyan ortaya çıkabilir.

Dünyasal düzeyde; toplumsal ve uluslar arası kurallar, kanunlar, iş yaşamı ve devletin işleyiş yapısı içinde önemli tıkanmaların olduğunu hatta bazı şeylerin durma noktasına geldiği gözler önüne serilebilir. Bu bir skandal veya bir zor kullanma şeklinde dünyanın farklı yerlerinde, farklı ama özünde aynı şeyi anlatan hikayeler ile karşımıza çıkabilir. Tüm bunlar olurken hayatımıza yeni bir yön veren adeta küllerinden yeniden doğan bir liderin/akımın/birliğin/topluluğun/ülkenin öne çıkacağını bekleyebiliriz. Dilerim ki gücü elinde tutanlar, enerjilerini iyi yönde kullanırlar. Bu değişim ve yenilenme enerjisi, içinde bulunduğumuz koşulları iyileştirme onarma yönünde kullanılmaz ise “çok önemli bir şey olacaktı ama olmadı, her şey aynı/giderek kötüleşiyor” hayal kırıklığı ile dolu gergin bir 2 ay bizleri bekliyor. Hemen sonrasında yıl bitmeden kasım ayında başlayacak olan boğa-akrep tutulmalar serisi ile tetiklenecek olan bu süreç, tıpkı kar topu gibi büyüyen zorlu ekonomik-politik-kültürel bir inişe dönüşebilir.

Nitekim yeniay ile birlikte 13 Ocakta Mars-Satürn, 18 Ocak Jüpiter-Uranüs, 20 Ocak Mars-Uranüs, 23 Ocak Mars-Jüpiter gibi çok sayıda astrolojik açı birbiri ardına gerçekleşiyor olacak. Zamanın kalitesini yükseltirken bir yandan muazzam bir dinamizm ve stres katan bu etkileşimler; normal koşullarda olmayacak olan gelişmelerin, alınması zor olan kararların hızlanmasına neden olurlar. Hayatımızda belli bir rutinde giden fakat içten içe yenilik beklentisinde olduğumuz, aksiyon alamadığımız konuların çözülmesine gelişmesine vesile olurlar.

Burcumuz veya yükselenimiz ne olursa olsun gökyüzündeki bu güçlü gelişmeler doğum haritamızda önemli bir veya birden fazla noktayı etkilediğinde eşzamanlı olarak kendimizi hayatın sahnesi içinde baş rol oyuncusu olarak buluruz. Özellikle doğum gününüz 13 Ocak tarihine yakın birkaç günlük zaman aralığında ise! Doğum haritanızın köşe noktaları; yükselen alçalan dip ve tepe noktaları adı geçen gezegen etkileşimleri ile temas ediyorsa aynı vurguyu yaratabilir. Öncü burçların koç yengeç terazi oğlak son haftası ve sabit burçların kova boğa aslan akrebin ilk haftasında doğduysanız kış dönemi sizin için oldukça dinamik seyredebilir. Güzelliklere vesile olması dileklerimle,