İçimizde titreşen duygular su yüzüne çıkmakta, uzun süredir aklımızda olan, bizi oradan oraya sürükleyen bütün duygu ve düşünceler dalga dalga üzerimize gelmekte artık. Bastırdıklarımız, kararsız kalışlarımız, bilinçaltına attıklarımız, görmezden geldiklerimiz.. Deniz manzaralı balkonumuzda otururken, güneşi kapatan bir dalga şeklinde bize doğru yaklaşmakta..

Çok attın içine, söylemen gerekenleri söylemedin. Sustun. Öyle ki, sustukların sen oldun, söylediklerin başkası. Ruhsal bir deniz sahili bu süreç, yaşadığın depremlerin tsunamisini sana getiren ve haykırman gerekenler olduğunu söyleyen. Bu denizin sahilinde güneşin doğuşunu bekliyorsun, ancak saat öğleni biraz geçmekte. Farkında değilsin. Güneşi doğurmayan zaman değil, güneşini kapatan tsunami. Güneşin doğuşu senin için ne ifade etmekte, hiç düşündün mü? Karanlığın bitişi? Yeni bir günün başlangıcı? Bir umudun yeniden yeşermesi? Uyanış? Uyumadığın uyanmak için sabahı bekliyorsun ama sabah olalı geçmiş. Sen güneşi görmemek için bahane dalgaları yaratıyorsun. Zamandan ayrı, zamandan farklı.

Peki, dünü bırakmadan yeni bir güne başlamak mümkün mü? Yeni bir güne seni ne motive ederdi? Bu motivasyonu bulmak bugünlerde biraz zor gelmekte senin için, çünkü dünün kayıtları, seni aynı günü yaşayacağına inandırmakta. Oysa değişimin başlaması senin tek bir adımını beklemekte. Tek güçlü bir karar, o kararın arkasında durman, değişime izinli olman, korkmaman ve çevresel yargılardan sıyrılman bu değişime seni götürebilir. Haykırman. Tuttuklarını bırakman. ‘Hayır! Zor olmalı! ve Zor olana gücüm yok. Ben buyum ve böyle geldim, böyle gideceğim sanırım. Farkedilmeden, anlaşılamadan, kendi köşemde, kimseye karışmadan, kendi karışıklığımda’ düşünceleri seni şu an daha sıkıntılı bir ruh halinde tutmakta. Görmüyor musun?

Senin hayallerindeki hayatı başkaları yaşıyor ve sen her gün buna şahitlik ediyorsun. Bu seni kendi hayallerinden uzaklaştırıyor mu? Geç kaldığını ve ulaşamayacağını düşünüyorsun. Çünkü vazgeçtin. Vazgeçmediğini düşündüğün o anlarda bile vazgeçmiştin. Sabretmekten ve kendine inanmaktan vazgeçtin. Onları güçlü kıldın, kendini onlarla kıyasladın ve güçsüzleştirdin kendini. Kendi içine bakmaktan vazgeçtin. Kendini her gün başka hayatlarla aldatıyorsun farkında mısın? Kendini her aldattığında bir deprem daha yaratıyorsun ve bu depremlerin Tsunamisi Balık Dolunayında bize gelmekte. Ruhsal ve psikoloji olarak her zamankinden daha güçlü durmak çok önemli.

Balık Dolunayı kendimizle ve geleceğimizle ilgili kararlar almanın zamanı geldiği söylemekte. Vazgeçmediğimizi düşündüğümüz, ancak kendi önümüze bahaneler yığını yaptığımız ve harekete geçmemekte inat ettiğimiz her konuda bizi zorlayacaktır. Harekete geçmediğimiz durumların Koç Dolunayında dayak yemişcesine hareket sağlamasını istemiyorsak, son bir aydır düşündüklerimizi hayata geçirmemiz elzemdir. Uyku düzenimizde ve yemek düzenimizde dağılmalar olabilir, bu yüzden daha dengeli bir hayata geçiş yapmalı ve kendimizi gerek fiziksel gerekse ruhsal olarak güçlü tutmalıyız. Özellikle gizlilik ihlalinin en yoğun olduğu bu dönemi dikkatli geçirmeliyiz.

Balık Dolunayı bir simülasyon içindeymiş gibi hissettirebilir. Bazı şeyler gerçek değilmiş gibi gelebilir, sevgimizi, işimizi, günlük yaşantımızı ve çevremizi en çok sorguladığımız bir süreç olabilir. Gerçek ile hayal arasında gidip geleceğimiz bu dönemde, kendi içimize daha iyi bakmamız gerekiyor. Neyi seviyorsak, zamanımızı en iyi şekilde nasıl değerlendirebiliyorsak ona yönelmeliyiz. Saf ve temiz bir sevgi yumağının içinden geçeceğiz, ancak saflıktan ve iyi niyetten fayladalanan, suistimal eden insanların da yeraltından çıkacağı bir süreç olacağını göz ardı etmemeliyiz. Kandırılmalara karşı dikkat etmeli ve güvendiğimiz insanlarla iş yapmalıyız. Duyarlılığın çok fazla olacağı, ancak bu duyarın gerçek olmayacağı, sadece kendi harekete geçmeyen vicdanını tatmin amaçlı olacağını bilmeliyiz. Bu yüzden her sözünüzü eleştiren, alınganlık yapan insanlara takılmamalıyız. Çok fazla dert anlatmak isteyecektir çevreniz ve belki de siz. Ancak şu an enerji olarak sizi düşürebilecek en önemli şeyin dert dinlemek olduğunu unutmamalısınız. Dert dinleyebilir, çevrenizde yardım edebilirsiniz ancak bundan zevk alan ve bundan beslenen insanlara bu imkanı dinleyerek tanımamalısınız.

Balık Dolunayı hiçbir şey yapmadan, hareket etmeden her şeyin bize gelmesini istediğimiz bir süreç. Maddi olanak sağlamak adına iyi bir dönem olabileceği gibi, bunun için de bir adım gerekmekte. Projeleri hayata geçirmek adına güzel bir dönem. Aşk ilişkileri için günden güne iyi gidebilecek bir dönem olabileceği gibi, gizli ilişkilere dikkat edilmeli. İlahi bir aşk ve ruhsal olarak bir hafiflik gelecektir ilerleyen günlerde, şu an ise ruhsal bir gerginlik süreci mümkündür. Kaygılanmadan bu geçişe izin vermeliyiz.

Hayallerinin gözyaşlarına döndüğü gün, herkesin sana sırt çevirdiği gün, seni yok saydıkları o gün, kendine küsmüştün. Oysa sana, kendinden başka hiçbir insanın seni iyi edemeyeceği gösterilmek istenmişti. Biri tutsun elinden, biri seni çıkarsın o yerden diye bekledikçe, kendine ihanet ediyordun. Kimse uzatmadı o eli. Sen ise hala kendi derdin hariç bütün dertleri çözmek için hayatını harcıyordun. Yardım gelmedi. Yardım gelseydi, hep bekleyecektin. Seni, senin istediğin gibi sevselerdi, sen kendini hiç kendin gibi sevemeyecektin. Artık beklemiyorsun ve beklenti bittiğinde hayat başlar. Sen hayatına başlıyorsun.

Bu Tsunami bütün yargılarını yıkacak. Gidip yargıladıklarınla yüzleşeceksin. Bu Tsunami kendine olan inançsızlığını yıkacak, kendinle yüzleşeceksin. Bu Tsunami sevdiğini sandığın her şeyi yıkacak, gerçekten sevdiklerini göreceksin. Bu Tsunami başkalarının yönlendirmesiyle kurduğun hayalleri yıkacak, kendi hayallerini gerçekleştireceksin. Bu Tsunami, seni yalandan sevdiğini söyleyenleri yıkacak, seni gerçekten sevenler ayakta kalacak ve artık görebileceksin. Güneşi görebileceksin. Dalgalar geçtiğinde, yıkıntılar kalktığında tek gerçek sen olacaksın. Kendini görebileceksin. Korkma. Bütün yıkımların ardından, yalan bir simülasyon son bulur, gerçek ortaya çıkar. Aradığın gerçekliği bulacaksın.

Kaostan doğan sen, yalanla uyutulan sen, bir Tsunami ile uyanacaksın.